Bölüm 20: Görev

22 3 1

Keanexl, Dodeik ve Masline, duvar büyüklüğüne sahip, üstünde onlarca ilan bulunan bir panonun önüne geldiler.

"Sanırım aradığımız görev burada," dedi Dodeik eliyle panonun tam ortasını işaret ederken. En ortadaki ilan diğerlerinden daha büyük ve daha özenli bir şekilde hazırlanmıştı.

"Kraliyet Ailesinden Özel İstek:
Sevgili Pelebron kıtası vatandaşları,
Elf Diyarı'nın oldukça büyük bir yardıma ihtiyacı var. Görevi yapabilecek kuvvetli Elf, insan veya cücelere ihtiyacımız var. Göreve seçilmeden önce görev hakkında bilgi alamazsınız.

Katılım şartı: Başvurduğunuzda göreceksiniz.

Ödül: İki bin altın

Göreve seçilmek için pano bakımlığını yapan Fekner Kadimkulak'a başvurunuz."

Keanexl ilanı okudu ve aradıkları şeyi bulduklarını anladı. Hakkında bilgi verilmeyen ve oldukça büyük bir ödüle sahip olan bu görev onlara ağaç hakkında bilgi kazanmaları için gereken en önemli Tavvz Panosu ilanı olabilirdi.

Tavvz Panosu şehrin merkezine yakın bir yerdeydi. Panonun arkasında ise iki elf askerinin koruduğu tek katlı küçük bir bina vardı.

"Fekner Kadimkulak bu binada kalıyor. Görevi yapınca ilanı ve istenen eşyayı götürdüğümüzde bize ödülü verecektir. Tabi bu görev elf diyarı için önem arzettiğinden daha büyük elfler ödülü verecektir," dedi Masline binayı göstererek. "Hadi içeri gidelim ve görev hakkında bilgi alalım."

---

Harvey Atbol planını gerçekleştirmek için elf, cüce ve görkemli insanların sözcülerini çağırtmıştı. Dunzac Sertkalkan, altmışlarına dayanmış kadim bir komutandı ve Harvey'in gerçekten anlaşılmayan bir gücü olduğunu fark etmişti. Harvey her şeyi hızlıca hesaplayabiliyor ve önündeki tüm olasılıkları görebiliyordu ve Pelebron Kıtası savaşta bu kadar kötü bir durumdayken, hangi komutan olursa olsun bir ateşkes sunmazdı. Bu ateşkesin kendilerinin kötü durumda olduğunu belirtmesinin yanı sıra, diğer kıtaların bu savaşta oldukça iyi bir durumda olması, bu ateşkesi kesinlikle kabul etmeyeceklerinin kanıtıydı. Ancak Dunzac, Harvey'nin kararlarını kesinlikle en iyi sonuçlar doğurabilecek şekilde seçtiğini biliyordu. Buna çoğu kez şahit olmuştu, bu nedenle ona karşı gelinmesini istememiş ve Zalk sürücülerini diğer diyarlara yollamıştı.

---

Keanexl, panodaki ilanı Fekner Kadimkulak'ın masasına koydu. Fekner Kadimkulak sandalyesinde uyuyordu. Keanexl'ın öksürmesi ile uyandı. Elf o kadar yaşlıydı ki kendi bile yaşını bilmiyordu. Normal elfler en fazla beş yüz yıl yaşardı ki bu bile sadece bir kaç kişinin başarabildiği bir yaşam süresiydi. Ancak Fekner bir şekilde kaderi kandırabilmenin bir yolunu bulmuştu. Kimileri onun yedi yüz yılı aştığını söylüyordu, kimileriyse Fekner'in tarihin başından beri yaşadığını düşünüyordu...

Yaşlı elfin kamburu vardı ve beyaz saçları ayağına kadar uzanmaktaydı. Tabi boyu bir elfe göre oldukça kısalmıştı ancak yine de bu yaşlı haliyle bile Fekner Kadimkulak eflerin kudretini taşımaya devam ediyordu.

"Göreve katılmak için komutan Bantel'a uğrayın," dedi yavaşca Fekner Kadimkulak. Sesi oldukça kirli ve güçsüzdü. "Onu şehrin içindeki askeri kampta bulabilirsiniz."

"Ama kağıtta Fekner Kadimkulak'a başvurun yazıyor," dedi Dodeik sinirli bir şekilde. Bu yaşlı elfin onları başından atıp uyumak istediğini düşünüyordu.

"Bana başvurdunuz ve bende sizi yönlendiriyorum," dedi Yaşlı Elf sinsi bir sırıtma ile. "Görev bir kaç hafta önce gizliliğini korumak amacıyla komutana yönlendirildi. Tabi ne kadar gizli olduğunu düşündüklerini bilemem. Kimseyi kandıramıyorlar. Hele Tavvz Panolarına böyle önemli bir görevi asmak..." Son cümlesini bitirmek istemedi çünkü ağzından bir şeyler kaçırırsa sonunun kötü olabileceğini biliyordu. Biraz düşündü. "Neyse, gidip komutanı bulun."

Keanexl ve ekibi barakadan çıktığı gibi elf diyarının en büyük askeri kamplarından birine doğru yola koyuldu. Bir şekilde saraya girmeli ve kütüphaneyi araştırmalıydılar. Ancak normal bir dönemde bile saray dışından hiç kimseye açık olmayan bu kütüphane, isyanın başladığı bugünlerde kesinlikle ulaşamayacakları bir yerdeydi.

Keanexl, Masline ve Dodeik kısa bir sürede kampa ulaştı. Diğer askeri kamplara göre daha farklı bir dizayna sahipti Elf Diyarı'nın başkentini koruyan kamp. Diğer kampların tamamı hızla inşa edilmiş ve duvarları kalaslarla yapılmıştı. Bu büyük askeri kamp ise güçlü taş duvarlara sahipti. Hatta duvarları saraydan bile daha sağlam duruyordu. Keanexl bir çıkarım yaptı ancak kimseyle paylaşmadı.

Kapıda iki nöbetçi vardı. Keanexl onlara ilana gösterdi ve sağdaki nöbetçi onlara yolu gösterdi. İçeri girdiklerinde iki farklı bina ve onlarca çalışma yeri olduğunu fark ettiler. En göze çarpan ise yüzden fazla elfin gözleri kapalı bir şekilde hedefleri vurmaya çalışmasıydı. İlerlerdiklerinde daha farklı antremanlar gördüler. Kimi elfler bağlandıkları ağaçlardan kurtulmaya çalışıyor, kimileri ise ağaçların üstlerinden askerlerin çalışmalarını izliyor ve değerlendiriyordu.

Keanexl İnsan Diyarı'nın askeri kamplarının çoğunda bulunmuştu ve eğitim tarzları arasındaki farkı kolaylıkla kavramıştı. Elfler doğayla iç içe yaşıyordu ve doğuştan gelen bir çeviklikleri vardı, aynı zaman da da oldukça iyi gözlere sahiplerdi. İnsanlarla neredeyse zıt özelliklere sahip olan bu ırkın Brotahta ki ünü oldukça fazlaydı. Zamanında ejderhaları oklarıyla diz çöktürmüş, gzasbanları ise cehennemlerine geri yollamışlardı. Geçmiş kötü anılarla doluydu ancak Elf Diyarı en kötü durumlarda bile şuan bulunduğu seviyeye düşmemişti. Kıtalar savaşı eninde sonunda bazı ırkları tarihten tamamen silecekti ancak bunun ne zaman olacağını kimse kestiremiyordu.

"Uzun zamandır görevi yapmaya aday olan kimse çıkmamıştı," dedi Rinhutir Sivriok, Keanexl ve ekibine. Rinhutir elf komutanları arasında en yetkili bir kaç isimden biriydi. "Şimdiyse karşımda bir elf kadını ve iki insan erkeği var. Oldukça ilginç ancak sanırım bizim öyle bir ilanı Tavvz Panoları'na asmamız daha saçma. Eminim görevin ne olduğunu biliyorsunuz."

"İsyanla alakalı bir durum," dedi Masline. "Ancak ilanı panoya asıp, bilgi vermeyişiniz hiç kimseyi kandırmıyor, bunun farkında olduğunuzu biliyorum. Peki neden böyle bir şey yaptınız?"

"Görevi yapabilecek adam bulamıyoruz," dedi Rinhutir Sivriok.  "Çaresiz durumdayız ve tek çareyi panolarda gördük."

"İsyan gerçekten bu kadar büyüdü mü?" diye sordu Dodeik.

"Eğer başkentten çıkıp kuzeye doğru ilerlerseniz, Kıtalar savaşının seyrini değiştirebilecek bir ordu görebilirsiniz ancak kendi ordumuz bize karşı saldıracak ve savaşın seyri tam tersi yönde değişecek."

"Peki ilandaki görev ne?" diye sordu Keanexl. Görev hakkında birkaç fikir sahibi olmuştu. Komutan hakkında da...

"Önce sizi deniyeceğiz, eğer göreve yetecek güce sahipseniz, göreve başlayabilirsiniz"

Yüce Ağaç: ArayışBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!