Ablam kulağıma eğildi. "Emin misin?" Dedi.

"Eminim abla."

"Biz Tunayla her zaman yanındayız. Bunu unutma olur mu?" Burukça gülümseyerek kafamı salladım.

Annem mutlu gözlerle bize döndü. "Bu akşam seni istemeye geliyorlar. Aynı zaman da da yüzükler takılacak." Yorgun gözlerle annemi inceledim. "Şık bir elbisen var mı? Eğer yoksa Tuna seni en yakın alışveriş merkezine götürebilir."

Kafamı iki yana salladım. "İstemiyorum. Elbisem var."

Annem beni inceledikten sonra derin bir iç çekerek yanıma oturdu. Ellerimi ellerinin arasına aldı ve konuşmaya başladı.

"Çocukluğundan beri aşk nasıl bir şey öğrenmek istediğini biliyorum Asel fakat bunu sadece anneannen için yapıyorsun tamam mı?" Dediğinde zorlada olsa kafamı salladım. "Bu hepimiz için çok zor. Özellikle baban için. Sen onun kıymetli küçük kızısın ve seni evlendirmek onun içinde zor bu nedenle sakın ona kızma."

Bir süre annem benim cevap vermemi bekledi ama ben her zaman yaptığım şeyi yaparak sustum.

Sustum ve içime ağladım.

Sustum ve içimde yaşadım her şeyi.

Sadece sustum.

Bu evliliğe benim için değerli olan anneannem için katlanacaktım. Bir tek onun için...

-

Annemle teyzem hariç hep birlikte havuza indik. Onlar evde hazırlık yapacaklarını söylediler. Aslında benimde havuza gitmemi pek istemediler fakat ben onları dinlemedim.

Bir tane teyzem vardı benim. Rana teyzemi çok severdim fakat bir tık uzak kalırdım onlar. O etrafındaki herkesi yönlendirmeye çalışırdı. Çok iyi kalpli, temiz bir insandı fakat her şey onun istediği gibi olsun istiyordu. Onu çok severdim ama durum bundan ibaretti.

Rana teyzemin iki tane çocuğu vardı. Bir Gizem diğeri ise Açelya.

Gizem benden bir yaş büyük ve nişanlıydı. Onunda Kasım ayında düğünü vardı. Gizem nişanlısıyla severek evleniyordu. Şu işe bak ben ondan önce evlenecektim hem de nefret ettiğim bir adamla. Ne güzel!

Kız kardeşi Açelya ise daha beş yaşındaydı. Anneannem Gizemi ve Açelyayıda severdi fakat ablamla bize daha çok düşkündü. Gizemle Açelya babaannelerine daha çok düşkünlerdi. Bu yüzden anneanneme bir tık daha uzak gibiydiler.

"Şu güneş kremini uzatır mısın Asel? Açelyanın sırtına süreceğim de." Dediğinde güneş kremini Gizeme uzattım.

Gizem yattığı yerden ayağa kalkarak çocuk havuzuna ilerledi. "Açelya, ablacım gel  sırtına güneş kremi sürelim."

"Işıl uyuyor mu abla?" Ablam kafasını salladı. "Uyandırsana azcık seveyim de kendime geleyim." Dedim.

İlk teyze olduğum an bambaşkaydı. Yeğenimin bana güldüğü an bambaşkaydı. Küçük elleriyle baş parmağımı sımsıkı tuttuğu an bambaşkaydı. Teyze olmak tarif edilemez bir histi...

"Yeni uyudu Asel. Birazdan uyandırırım." Kafamı salladım.

"Ben çardakların oraya gidiyorum. Biraz tek kalmak iyi gelir sanırım." Ablam anlayışla kafasını salladı.

Havuzun kabinlerine doğru ilerledim. Kıyafetlerimin olduğu dolabı açtığımda kıyafetlerimin hepsinin gittiğini gördüm.

Gözlerim iri iri açıldı. Kim almıştı ki onları? Bu halde dışarı çıkmam imkansızdı. Ablamınkileride alamazdım çünkü onunki üstündeydi. Gizeminkini almama da imkan yoktu. O benden üç beden daha zayıftı. Eğer onunkileri giyersem tıpkı mayodan farksız olabilirdi. Şimdi ne yapacaktım ben?

OLANAKSIZ  #wattys2019Read this story for FREE!