SÜPRÜZZ :33

Yüzeye çıkıp gülmeye başladığımda kalçalarımda hissettiğim soğuklukla çığlık atmaya başladım.

"İmdatt yetişin tecavüz ed- "

Ağzım Çağrı'nın kesik kesik gülüşleri eşliğinde kapatıldı.

" Ş-şşh benim. Sadece şaka yapmak istedim şapşal. "

" Beni elleyerek mi ?!! " dediğimde bir kahkaha patlattı bu sırada dudaklarına süzülen su damlacıkları bana doğru çarptı. Yani kısacası cenazeme bekliyorum sizi.

" Sadece omuzlarıma alacaktım. Sana bir şey yapacak olsam- "

Bu sırada Can ve Gülsüm suyun üstüne olabilecek en saçma görüntüde çıktılar. Can, Gülsüm'ün omuzlarında oturmuyordu. Yatıyordu. O biçim düşünün.

El sallayıp tekrar daldı. Kafamı tekrar Çağrı'ya çevirdiğimde yoktu. Aniden bacaklarımda eller hissettim ve kendimi Çagrı'nın omuzlarında buldum. Saçlarını olabilecek en çekici şekilde sallayıp suratını bana çevirmeye çalıştı.

" Hazır ol, güzelim. Biz kazanacağız. "

Ne olduğunu anlamaya çalışırken Can'ın sesiyle irkildim.

" THIS IS SPARTAAĞĞG !!!!!! " demesine karşılık "Allah Allah Allah !!! " diye bağırdım.

Çevredi herkes bizi izliyordu. Yani 5-10 yaş aralığındaki çocuklar..

Can'ın kolları trekrar bana uzandı. Ani reflekse bileğini çevirdiğimde sendelendi ve havuza düştü. O sırada tanıdık erkeksi kes kulaklarımı doldurdu.

" Heyt yavrum benim beeee "

Ben de omuzlarından havuza atladım ama bir iki saniye sonra hemen yüzeye çıktığımda Çağrı'ya toslamıştım. Gözlerimin içine baktı.

"İşte benim kızım. " dedi gayet normal bir şekilde ve high five yapmak üzere elini kaldırdı.

...

Anahtar kelime : "Benim."

Uzaktaki belirli bir noktaya dalmıştım. Kendimi toparlamam gerektiğini hatırlayıp gülerek eline çaktım. Tam geriye çekilmiştim ki sırtımdan birinin ittirilmesiyle inledim ve Çağrı'ya yapıştım.

Bu yakınlıktan faydalanıp onu incelemeye başladım. Yakışıklıydı. Fakat şuan neden böyle hissettiğimi kestiremiyordum. Kalbim şuan mideme düşmüş ve atmayı kesmişti.

" Pardon şey biri şey yaptı onun şeyinden dolayı şey oldum ben de sonra şey "

" Tamam. Sakin ol. Neden bu kadar utandın ki ? " dedi gülerek.

Mutlu görünmeye çalıştığını anlayabiliyordum. Her ne kadar kendi asla itiraf etmese de şuanda ciddi anlamda eğleniyordu. İçten bir şekilde gülümsedi ve cevap vermeden yüzerek ileriye gitti.

Birbirlerine su atmaya başlamışlardı. Sırıttım ama gülümsemem  yüzümde dondu.

Pınar.

En yakınımda Can olduğundan kulağına eğildim.

" Can benim karnım ağrıyor ben gideyim şimdi. İnerim sonra. "

" Ben de geleyim mi ? "

" Yok kanka gerek yok . Mesaj atarım. "

Kafasını salladı.

Çağrı ve Gülsüm radarına yakalanmadan havuzdan çıktım ve havluyu bedenime sarıp odaya yürümeye başladım. Odalar ev şeklinde ayırılmıştı ve biz ikinci katta kalıyorduk. İçeri girip kendimi banyoya attım. Kapıyı olabildiğince ittim. Ama kırılmış olduğundan kapanmıyordu. Sesli bir nefes verdim. Küveti doldurup içine tam anlamıyla yayıldım.

İçimdeki şarkı söyle dürtüsüne yenik düştüm. Çünkü gerçekten kafamı dağıtmaya ihtiyacım vardı. Bunu komik bir yöntem ve iğrenç sesimle halledecektim. Şampuanı alıp saçıma yıkamaya başladım.

Aklınıza gelebilcek en saçma şeyi söylemeye başladım.

"  BICI BICI YAPARIM DALİNLE

    BICI BICI YAPARIM

    İPEK GİBİ SAÇL- "

Erkeksi kahkaha banyoyu tümüyle kaplayınca suyun içinde istemsizce zıpladım.

ARE YOU KIDDING ME KAPPE KADER ?

...

"B-bana burada olmadığını söyle ?"

Kesik kesik gülüşleri arasından konuşmaya çalıştı ama anlayamadım. Sinirle suyu kapattım ve küvetin yanındaki bornozumu bağlayıp perdeyi açtım.

Karşımdaki manzaraya bu anımı beynime kazımak ister gibi baktım.

Gamzeleri kendi imparatorluklarını ilan etmişt ve gözleri kısılmıştı.

Ama sonra bu görüntünün gıcık olduğu gerçeği beynimde yanıp sönmeye başladı.

" Gülme. " dedim hırçın bir tavırla.

Duş başlığını aldım ve onu ıslatmaya başladım. Önce eliyle engellemeye çalıştı sonra ağzına gelen suları muzip bir şekilde püskürttü. Ne yapacağını düşünürken birden öne atıldı.Su yüzüne çarparken konuşmaya çalışıyordu.

" Yanlış kişiye savaş açtın. "

Birden duş başlığını elimden çekti ve roller değişti. Ama atladığı şey yerlerin kaygan oluşuydu.

AMA YANİ.

BANA NİYE TUTUNUYORSUN ?

BEN SENİN GİBİ BİR ÖKÜZÜ TAŞIYABİLİR MİYİM ?

Bu gerçeği anlamış olacak ki beni duvara ittirdi bu sırada duş başlığı küvete düşmüştü. Kendimden beklenmeyen bir hareketle yere düşmemesi için onu kendime çektim. Ellerini duvarın iki yanına koyup destek aldığında gözleri derin bir şekilde benimkileri buldu.

" Vay canına, bunu beklemiyordum. " dedi boğazını temizleyerek.

Cevap vermeden önce tedirgince yüzüme yapışan saçları ittirmek için hamle yaptım. Ama benden önce davranarak yavaşça sanki çok önemli bir iş yapıyormuşçasına  parmaklarıyla saçlarımı geriye ittirdi.

Bu kadar sessizlik hayra alamet olmadığından sonunda cevap verdim.

" Ben de bekl-"

Bu sefer gerçekten sözümü dudaklarıyla kesti.

Hissettiğim bu yumuşak ama sert harmonili dokunuş beni dünyadan soyutlarken yere yığılacakmış gibi hissediyordum. Bunu anlamış gibi beni  belimden kavrayıp çekerek  daha da kendisine hapsetti.

Öyle ki kıpırdayamadım. Çünkü bu yanlış olduğu kadar doğruydu belki de. Sanki zaman bizi bu ana kitlemişti.

Düşünmeden yapılan hamleler her zaman daha cezbediciydi.

Nefes almak için birden geri çekildiğinde ikimiz de tepkimizi ölçmek için gözlerimizin içine bakmaya başladık.

"B-bunu neden yaptın ! " diye bağırdığımda dudaklarını ısırıp sırıttı.

" Yaptık ?"

Gözlerimi kaçırıp belli bir noktaya odaklandım.

"Pekala. Bunu neden bu kadar büyütüyorsun ki Kumsal? O an öpmek istedim ve öptüm. Hepsi bu? "

Hepsi bu. Hepsi bu. Hepsi bu. Hepsi bu.

*****

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!