Merhabalar, tekrar okumaya karar verenler ve ilk kez okuyacak olanlar :')

Ulaşılmaz'ın 25 Kasım 2017 itibariyle Epsilon Yayınevi'yle anlaşılmasının sonucunda tüm yayın hakları devredilmiştir.

Bu nedenle bütün bölümler Wattpad platformundan kaldırılmıştır.

Saygınız ve sabrınız için teşekkürler...

Daha fazla bilgi için;

Instagram hesabımız:  https://www.instagram.com/_smyrnaa/

Facebook grubumuz: https://www.facebook.com/groups/ulasilmaz.kacak/


Prolog

"Git," diye fısıldadı güçsüz çıkan sesiyle. Avuçlarını önündeki pürüzlü duvara bastırırken, kafasını eğmiş, yüzünü saklıyordu. "Bırak beni."

 Zihnimde binlerce soru işareti, sinir bozucu fısıltıları birbirine karıştırırken, kalbimin de onlardan bir farkı yoktu. Anlamıyordum. Yoksa anlamak mı istemiyordum? Hayır, gerçekten, şu söylediği öyle saçmaydı ki. Bu saatten sonra, bunca yaşanmışlıktan sonra onu bırakabileceğimi mi düşünüyordu?

   Kaşlarımı çattım. "Neden bahsediyorsun sen?"

   "Kimse seni yanımda kalman için zorlamıyor, git."

  Kafamı istemsizce iki yana sallarken, Bartu'nun kafasını açıp, beyninde ne gibi bir problem olduğuna bakmak istedim. Cidden böyle düşünmesini gerektirecek ne yaptığımı merak etmiştim. Ve benliğim, duvarlarımın ardında duran gerçekliğim, onun beni istemiyor olmasını reddediyordu.

 Derin derin nefes alırken, bana doğru döndü. Tekrar kusursuz yüzünü incelemeden duramadım. Artık ay ışığı biraz daha yükselmiş, gölgeleri kovarcasına dans etmişti yüzünde.

  Mavi gözleri bir denizin uzak parıltıları gibi parlıyordu. Odanın içini aydınlatan tek şeyin ay ışığı olmasının yanı sıra, henüz gölgelerini def etmeyen yüzünü çok iyi göremiyordum. Ama en savunmasız anı olduğunu biliyordum.

  Sonra pürüzlü sesi tekrar kulaklarımın kıvrımlarını acıttı.

  "Hayatına devam et, başına dert açmayacağım." Derin bir nefes aldı ve dalgın bir tavırla avucunu açarak, taze yarasına baktı. "Hatta beni bir daha görmek zorunda bile kalmayacaksın."

  Tekrar bana odaklanan mavi gözleri, öyle kederliydi ve dudaklarından dökülen sözcükleri öylesine yalanlıyordu ki. Benliğimin az önce getirdiği reddedişin zaferi, zihnimin ortasında festival havası yaratmıştı.

  Bir şey daha vardı. Bartu Kaya, yıllardır kapattığı buzdan kapılarını bana açmıştı. İlk defa bu gece, kalbinin yaralı yüzünü görmeme izin vermişti.

  Onu böyle görmek bütün hücrelerimi etkisiz kılıyordu.

  Düşünmeyi unutuyor, sadece kalbimin dediklerini sözlere dökebiliyordum. İşte o anlardan birinde, ağzımdan dökülen kelimeler karşımdaki güçsüz adamın ifadesini değiştirebilir nitelikteydi.

  "Sensiz devam etmek, uçurumdan atlamak gibi bir şey."



ULAŞILMAZBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!