78 "Ölüm"

54K 3.3K 1.3K

ASYA

Şirketimize geldiğimizde Yiğit hemen odasına geçip çalışmalarına başlamıştı.

Önündeki koltuğa oturdum ve onun yüzünü inceledim.

"Çok yakışıklısın." Dedim hayranlıkla.

Yiğit yavaşça başını kaldırdı ve gülümsedi.

"İki dakika bensiz durabilir misin?" Göz devirdim.

"Duramam." Yiğit bir şey söylemedi ve bilgisayarla ilgilenmeye devam etti.

Geçen yarım saatin ardından hâlâ onu inceliyordum. Sıkıntıyla ayağımı yere vurmaya başladım.

Yiğit seksi bir şekilde dağılmış saçlarını geriye attı.

"Karım?" Dediğinde gülümsedim.

"Aşkım?" Diye mırıldandım.

Yiğit'in gözleri göğüslerimde takılı kaldı.

"Isırmamı istemiyorsan sevgililerimi kapat!" Dediğinde güldüm ve birazcık daha açtım. "Asya!" Diye hırladı.

"Haydi bir şeycikler yapalım." Dedim.

Yiğit güldü ve başını iki yana salladı.

"İzmir'de ki işimiz bitti, sözleşme artık olmayacak." Dedi. "İtalya'da ki şirketle yaptığımız proje için uğraşıyorum." Dudağımı büktüm.

"Seni çok özledim." Dedim çocukça.

"Gel kollarıma hatunum." Dediğinde yavaşça ayağa kalktım ve kucağına oturdum. "Bakıyorum da dünden razısın?" Yanağını öptüm.

"Kaç saat daha burada kalacağız?" Diye sordum.

"Menderes ortada yok, Aylin'de gitti." Başını iki yana salladı. "Ben de burada çalışmaktan çok hoşlanmıyorum ama işler bana kaldı." Dedi.

"Kıyamam ben sana..." Dedim ve burnumu yanağına sürttüm. "Bebeklerimiz acıktı." Yiğit elini karnıma koydu.

"Daha yeni bir şeyler yedik." Saate baktım.

"Yiğit bir şeyler yiyeli tam iki saat kırk beş dakika geçti!" Güldü. "Ben acıktım." Yavaşça karnımı okşadı.

"Hamilelik sana bayağı yaradı anlaşılan." Dedi. "Bu arada doktor aradı, bugün gidip bebeklerimizin cinsiyetini öğreneceğiz." Şaşkınca ona baktım.

"Bugün mü?" Yiğit karnımı okşadı.

"Evet." Mutlulukla çığlık attım ve boynuna sarıldım.

Yiğit uzun uzun saçımı öptü, yavaşça geri çekildim.

"Kız babası olmaya hazır mısın?" Güldü.

"Hani erkek istiyordun?" Omuz silktim.

"Kız olacakmış gibi hissediyorum, hatta ikisi de kız olacak." Dedim.

"Bence biri kız, diğeri de erkek olacak." Dedi.

"İddiaya var mısın?" Dediğimde kaşlarını kaldırdı.

"Peki." Güldüm ve düşündüm.

"Eğer ben kazanırsam bana deniz kenarından istediğim o villayı alacaksın."  Yiğit sırıttı.

"Bunun için iddiaya girmemize gerek yok, tek bir sözüne bakar." Dudağımı büktüm.

"Kendime o arabayı isterken evi de söylemiştim ama almadın." Dedim.

"Saçmalama kızım, unutmuşumdur!" Dediğinde kıkırdadım.

"Beni biliyorsun Yiğit, gözüm gönlüm toktur. Senden de şimdiye kadar hiçbir şey istemedim." Yavaşça başımı eğdim. "Tabii sen bana çok istediğim o villayı almazsan da olur, ben kırarım dizlerimi otururum evimde." Yiğit güldü ve yavaşça çenemden tuttu.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!