Duygu olmayan beyniyle birlikte gittiğinde içimden dans figürleri sergiledim. Evet işte oldu. Bu kızla aynı ortamda belirli bir süre kalınca beyin ölümüm gerçekleşti.

Filmi değiştirdik ve sıradaki korku filmine geçtik. Tamam bu film biraz korkutucu olabilirdi. Bir öncekinde en azından değişen müziklerden dolayı olayı kestirebiliyordum. Can da gerçekten korkmuş olacak ki birden ayağa kalkınca ona baktık.

"Sanırım ben bir tuvalete gideceğim."

Tişörtünün arkasından çektiğimde koltuktan sarkıttığım bacağımın üzerine düştü.

"Hayır izleyeceksin. "dedim netçe.

Yere yayılıp bacağıma sarıldı.

"Please don't , " deyince sırıttım ve aldırmadan filme odaklandım.

İzlemeye devam ederken koltuğun üstündeki bacağımda bir acı hissettim. Sesizce inledim.

"Gülsüm bacağımı tırnaklıyorsun ? "

Eşzamanlı olarak hala aynı pozisyonda olan Can da diğer bacağıma ahtapot gibi sarıldı.

SİZ KAÇ MİLYON İNSANIN ARASINDA BİRBİRİNİZİ ÇOK ARADINIZ MI ?

Geriye doğru kaymaya çalıştım ama mermerden yapılma duvara çarptım.

Pardon, Çağrı'ymış.

" Bizi izleyeceğine filmi izle."

" Bu daha eğlenceli, "

Gözlerimi devirdim.

" Arkadaşlarınla korku filmi izlemenin asıl amacı onları izleyip eğlenmektir Kumsal." dedi ciddice.

Neden bilmiyorum ama o öyle içten güldü ki ben de güldüm.

Ve oldu.Klasik.Elektrikler kesildi.

Çağrı dışında hepimiz çığlık attık.

" Aman Tanrım geliyorlar ! "

Karanlıkta olsak bile Gülsüm'e 'Cidden mi kezo ?' bakışımı attım.

" Gülsüm haklı. Neden izleyelim diye tutturdunuz ki ? Ya onları kızdırdıysak ? "

Bacağıma daha şiddetle sarıldı.

Evet, bunlar gerçekten benim arkadaşlarım.

" Cidden kusura bakmayın ama, siz beyninizle ilişkiye falan mı girdiniz ?!! "

Çağrı'nın sesiyle koltuğa sindim. Bir yandan da gülmemeye çalışıyordum.

" Hey farkındaysanız bir otelde kalıyoruz ve jeneratör diye bir şey var ? "

O anda odanın içindeki dolaptan bir tıkırtı yükselince korkuyla ayağa kalktım. Ama iki bacağımı da çok değerli arkadaşlarım için feda ettiğimden Çağrı'nın üstüne düştüm.

YOK BABAANNEMİN PAÇALI DONU.

Ve elektrikler gelir.

  "Geç oldu biz artık kalkalım. " diyen misafir edasıyla suratına baktım.  O ise bana  "Aaa olur mu daha karpuz kesecektik gülüm ," diye bakıyordu.

Fazla yakındık. Çok fazla. Ve ben kucağında oturuyordum.

Işıklar geldiği için Can ve Gülsüm bacaklarımı serbest bırakmışlardı. İrademi toparlayıp anında kalktım. Ve dolaba koştum. Askıdaki bir elbisem düşmüştü sadece. Sesli bir nefes verdim.
"Şimdi n'apıyoruz ? '" dediğimde Can ve Gülsüm aynı anda konuştu.

"Kesinlikle korku filmi izlemiyoruz! "

Evden amaçızca getirmiş olduğum Tabuyu oynamaya karar verdik.

Can ve Gülsüm doğal olarak takım olunca ben de Çağrı'yla olmak zorunda kalmıştım. Anlatmak konusunda heyecanlandığım için genelde başarısız oluyordum ama sıra bana geçmişti. Hadi Bismillah.

Kelime: Hediye

Dudaklarımı ıslatıp Çağrı'ya döndüm.

"Bak şimdi ben sana bir şey verirsem ne vermiş olurum ? "

"OHA."

Can ve Gülsüm gülüştüler.

" Ya hayır yani birine bir şey vermek,"

" Seks ? "

" Sokucam seksine . "

Kahkaha sesleri.

Bir süre böyle devam ettik. Hala anlamamıştı. Bir insan nasıl bu kadar gerizekalı olabilirdi aklım almıyordu.

"Süre.... bit...ti... " dedi Can kahkahalarının arasından.

" Sen ne mal bir insansın. Pas neden demedin ? "

"Anlarsın sandım ! "

"Ama anlamadım! "

"Ve mal olan taraf ben mi oluyorum ? "

"Vermek deyip deyip duruyorsun Kumsal. İçimden sana 'Vermicem vermicem benim değil mi ? Vermicem.' demek bile geçti. "

Bir anda tüm sinirimi unutup Can ve Gülsümle beraber gülmeye başladım. Sonra kapı tıklatılınca mal gibi sırıtmaya devam ederek kapıyı açtım.

"Merhaba Kumsaaaal !"

"Merhaba Duygu. "

Sarıldı ve yanağımı öptü.

İtsen daha sevaba girerdin be.

Duygu hepimizi salyalarını akıtarak öptükten sonra tuvalete gitmesi gerektiğini söyledi. O gidince hepimiz Çağrı'ya iğrenme bakışlarımızı attık.

" Dostum bu kız facia. "

" Çok aradın mı bari ? "

" Saçmalamayın siz benim ne zaman ciddi bir sevgilim olduğunu gördünüz ? İşi ciddileştirmem ben. "

" İyi hemen kurtulsan sağlığımız için iyi olacak. Kız öpme makinası gibi bir şey. " dediğimde gülüştüler.

Yine çiftler olarak takılmaya başladıklarında sinirlenip kulaklığımı taktım. Yatağıma uzanıp tavanı izlemeye başladım.

Tavanın da gideri var aslında..

Uyuduğumun farkında değildim. Uyandığımda da odada kimse yoktu. Banyo'nun alttan sızan ışığı vardı sadece. Çağrı diye düşünüp kafamı yastığa koydum. Bir süre sonra banyo kapısı ardından da dış kapı açıldı.

"Hadi Duygu çık ya, burda kalamayacağının farkında olmalısın."

" İşin bitti gönder zaten değil mi ? "

"Uzatıyorsun gerçekten."

Beynim hala olayı algılmaya çalışırken gözlerimi araladım. Ben bu odadayken banyoda o işi yapmış olamazlardı değil mi ?

Tanrım, o küvete bir daha asla giremeyeceğim.

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!