77 "Dönmek"

57.9K 3.4K 1.2K

ASYA

Odada volta atan kocamı izledim. O kadar sinirliydi ki bir şey söylemeye korkuyordum.

Aylin odasına çekilmişti, muhtemelen ağlıyordu. Yiğit ise burada delirmekten başka hiçbir şey yapmıyordu.

"Sevgilim?" Sonunda sessizliği bozmuştum.

"Sana patlamak istemiyorum, o yüzden sus ve uyu!" Dedi.

Küskünce ona baktım ve kollarımı önümde birleştirdim.

"Ben minnoşum olmadan uyuyamam!" Sabırla iç çekti.

"Buradayım Asya, hiçbir yere gitmiyorum." Ofladım.

"Ya burada dolanmakla eline ne geçecek?" Diye sordum. "Ben uyuyunca hemen aşağıya inip kum torbasını yumruklayacaksın, bunu bilmiyor muyum ben?" Dedim.

"Ne yapayım ulan, gidip Menderes'i vurayım mı?!" Diye bağırdığında dudağımı büktüm.

"Bana neden kızıyorsun ki? Ben mi dedim Menderes'e git Aylin'le-" Sözümü kesti.

"Kafayı yiyeceğim!" Duvara sert bir tekme attı. "Birine patlamak istiyorum, içimdeki kin ve öfke dinsin istiyorum!" Parmağını bana doğru salladı. "Ama bu kişinin karım olmasını istemiyorum, ne karım ne de kardeşim olmasın!" Etrafını izledi. "Menderes burada olsaydı keşke!" Dedi.

"Hırsını böyle mi atacaksın? Birilerini döverek ya da vurarak mı?" Göğüslerimi gösterdim. "Onlar senin sevdiğim... Her zaman başını yaslayıp bana sokulabilirsin, ben seni sakinleştiririm." Dedim. "Unutma ki benden başka hiçbir şey seni sakinleştiremez. Menderes'i dövsen daha çok sinirlenirsin, öfken tam geçmez ve sinirin artar." Yiğit göğüslerime baktı. "Gel aşkım..." Dedim.

"Asya seni üzmek istemiyorum! Sana bağırdıktan saniyeler sonra bile benim canım yanıyor, öfkemi kontrol edemiyorum." Dedi.

"Biliyorum." Diye mırıldandım.

Ben onu böyle kabul etmiştim. Kimse mükemmel değildi, herkesin kötü bir huyu vardı. Yiğit'in kötü huyu ise öfkesini kontrol edememesiydi, bunu bilerek yapmıyordu.

Yiğit birden çekmeceyi açtı ve silahı eline aldı. Korkuyla ona baktığımda bana baktı.

"Sakın gelme!" Deyip odamızdaki balkona çıktı.

Hızla peşinden gittim.

"Yiğit ne yapacaksın?!" Dediğimde bakışları bana döndü.

"Ulan sen benim başıma bela mısın?" Diye söylendi. "Birkaç kez merminin sesini duyup rahatlayacağım." İnanamayarak ona baktım.

"Bu silah mı seni rahatlatacak, ben varken..." Yiğit beni süzdü.

"Benim seksi hatunum, içeriye gir haydi." Dudağımı büktüm.

"Yiğit..." Yiğit birden kahkaha attı.

"Kendimi vuracağımı falan mı sanıyorsun?" Bakışlarımı yere eğdim.

Aklıma gelmemiş değildi.

"Ulan ben karımı ve çocuklarımı bırakıp bir salak için kendimi vurur muyum? Havaya ateş edip geleceğim, biraz rahatlamak istiyorum." İç çektim.

Bazen bir katille evli olduğumu unutuyordum.

"Silahın patlama sesinden gerçekten zevk mi alıyorsun?" Dedim.

"Asya..." Sustu. "Küçük yaştan beri merakım var silahlara, benim için özel bir şey. Biliyorum sana göre hiç güzel bir şey değil ama ben seviyorum." Yutkundum.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!