Ya Burda Ya Da Küvette!

1.6K 60 3

Merhaba:) bu bölüm geç geldi biliyom kusura bakmayınn. Resim Mert'in çizeceği resim :) Ama çizemiyo :D Nese İyi okumalar:)

 

Sabah büyük bi şaşkınlıkla uyandım. Mert yanımdaydı. Fosur fosur uyuyodu. Kıymam ne de özlemişim. Gözleri kısık bi şekilde bana bakmaya başladı. Ona gülümseyerek bakıyodum.

-Ne o niye gülüyosun? Açıkta bi yer mi var?

-Açıkta bi yer mi? Ah evet fermuarın açık kalmış Mert.

İstemsizce aşağı baktı. Sonra bana bakım sırıttı. Kafasının altındaki yastığı alıp bana kafama geçirdi. Gülüyodum.

-Noldu eşofmanında fermuar yok mu? Ben dikerim merak etme. gülmeye devam ederken ben yastığı alıp Mert'e vurdum. Eveeet yastık savaşımız başlamıştır.

Mert bana ben Mert'e birbirimize vurup duruyoduk. Sonra Mert odadan dışarı çıktı.

-Mert kaçmana gerek yok fazla hızlı vurmicam sööözz! diye bağırıyodum.

Mert içerden başka bi yastıkla geldi. Onu kucağıma atar atmaz yere yapışıcaktım ki Mert beni tuttu.

-Bu ne yaa? Odun mu var bunun içinde? Mert gülüyodu. Nerdeyse kahkaha atıcaktı.

-Hayvan ne atıyosu- yine yaptı. Dudaklarını dudaklarıma bastırdı ve lafımı kesti. Beni yatağa yatırdı hala dudaklarım dudaklarındaydı. Eli t-shirt'üme gittiğinde dudağını ısırdım. Nihahahahaha :D Canı yanmıştı ama yapıcağı şeyden vazgeçmiyodu. Tam t-shirt'ümü tutup yırtacaktı ki kapı çaldı.

Allah'ım Ya Rabbim sana şükürler olsun. Beni kurtardın.

 Gelen Zeyno'ydu.(Tatilden olan). Gidip boynuna atladım. Mert bana "niye bana böyle sarılmıyosun?" bakışları atarken ona öpücük yollayıp Zeyno ya baktım. Özlemiştim.

-Ee napıyonuz bakalım?  Mert söze karışıp;

-Bizde tam şey yapacak-     dirseğimle karnına bi tane geçirdim. Sahte bi gülümsemeyle Zeyno'ya;

-Yemek! Yemekten bahsediyo. Biraz fazla acıkmışta.

-Ya hiç doyamıyorum. Hep yemek yemek istiyorum ama yapan yok. piç smile yapıyodu. Pisllliiiğğğ!

Zeyno da yazık içbir şey anlamadan;

-Ee Selin yapsana yemek çocuğa. Gerçi sen yemek yapmayı bilmezsin ama...

-Öğrendi ablası. Çok güzel yapıcak potansiyel varda. Kendine güvenmiyo. Ödlek Hanım işte.

-Yaaa yaaa... 

Biz Zeyno'yla salona geçerken Mert'te çalışma odasına gitti. Sanırım resim çizicek... Tam giderken ona "seninle sonra görüşücez" bakışlarımı attım. Sırıtıp gitti öküz.

Zeyno'mla konuşmaya başladık.

##

(1-1,5 saat sonra)

Allah'ım bu kız ne kadar çok konuşuyo ya valla şimdi uyuyup gitcem.

Mert'in ağzından;

İyi ki Selin'i bu son zamanlarda çalışma odama sokmuyorum yoksa pskopat olduğumu düşünücek her yerde onun evde can sıkıntısından çektiğimiz resimleri var. Aslında resimlerle ilgilenmekti amacım ama sanırım şu resmi çizsem daha iyi olur. Şunun tipe bak ya. Napıyolar acaba aşağıda. Yemek mi? Hahaha :D Sanırım ben gerçekten acıktım. Aşağı indim ki ikiside koltukta uyuyo. Selin'i kucağıma alıp odamıza götürüp yatağa yatırdım. Zeyno'yu taşıcak halim yok herhalde. Onunda üstüne bi şey örttüm.

Mutfağa gittiğimde kola dışardaydı. Kola içmişler ve bana getirmemişler. Hain Ödlek! Kendime bi sandviç hazırlarken gözüm buzdolabının üstündeki takvime takılmıştı.

Üstünde "Mert&Selin" yazıyodu. Ocak, Şubat, Mart, ve Nisan bomboştu. 20 Mayıs --> Mert beni kaçırdı. Haziran da boştu. Onu otelde yalız bıraktığım zaman yazmıyodu. 6 Temmuz --> Karımın doğum günü. :) Karımın mı? :D Yüzümde aptal bi gülümsemenin yer aldığını biliyorum. Maalesef onun dğum gününü kutlayamamıştık :(... 6 Eylül --> Kocamın doğum günü :) "Kocam" bu hoşuma gitti. Hala salak gibi güldüğümün farkındayım.

Arkamdan birinin yaklaştığını hissettim ama arkamı dönmedim. Zeyno'dur. Selin gece gece kalkmaz. Arkamdan tabak sesleri geliyodu. Hey o benim sandviçim! Tam arkamı dönecekken.

-Doğum günüde 17 gün kalmış Öküz Kocam.

-Selin? dedim sandviçi işaret ederek.

-Hee evet. Çok güzel olmuş ellerine sağlık. diyip bana yaklaştı.Sandviçi elime bıraktı. Bende o arkasını dönmeden dudaklarına bi buse kondurdum. Arkasını dönüp uykulu bi şekilde;

-Tadı çok güzeldi.

-Afiyet olsun Ödleğim.

-Hayır sandviç değil dudakların. diyip ilerlemeye devam etti.

Haha dudakların mı? Nasıl bi varlık bu?

Ben kendi dudaklarımı bilmem ama asıl tadı güzel olan dudaklar onun ki.

Sandviçi bırakıp arkasından koştum. Yatağa tam giricekken ondan önce uzun atlamayla yatağa girdim.

-Oha Mert!

Sadece güldüm. Yatağa yattıktan sonra dudaklarına yapıştım. Bu muhteşem bi histi. Hayatla bağlantım tamamen kopuyodu. Tabi Selin'in Muhteşem Okkalı Osmanlı Tokadıyla (bu Selin'e özgü bi tokat kimse böyle giçiremez kocasının suratına) hayata geri döndüm.

-Mert şu an seninle öpüşemem! Tamam istemiyo değilim ama gözlerime uyku çöktü görmüyo musun? Bütün gece Zeyno'yu dinledim de dinledim de dinledim de dinledim yanii. Kısa ve öz olarak "Yat Zıbar Koca Öküz" umarım bu açıklayıcı olmuştur.

-Koca Öküz yerine Öküz Kocam olabilirdi. Ama demedin bu yüzden puanım 3.

-Ya MERT!

-Höh resmen kükredin ama Ödlek'im.

-Bana bak Öküz müsün nesin git yat zıbar hoşt.

-Hoşt?

-Hadi anam soru sorma ya burda ya da küvette! Hadiii zıbarrr!

-Küvet mi oha?! Niye küvet?

-Çünkü buzları onun içine daha rahat atarım.

Bu kız manyak, psikopat ve ödlek hihii. Bunu duyduktan sonra bi şey deme ihtiyacı duymadım. Onu kendime yaklaştırıp iyice sıktım.

-Seni Seviyorum Manyak Ödlek.

-Ben Senden Nefret Ediyorum Koca Öküz.

-Biliyorum. ;)

Umarım beğenmişsinizdir. Vote istiyorum. LÜTFEĞĞNN :D ASDFGH he bide yorum olursa daha da gzl olur ama VOTE KESİN olsun lütfeğğnnn :) istek ve fiirler benim için önemli kurgum belli ama fikirler olursa fena olmaz :) iyi okumalarrr

Benimsin SevgilimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!