Bütün herkes etrafımıza doluşurken şaşkınlıkla konuştum.

"Kerem ?"

"Selaaam ! " dedi ve gülmeye çalıştı ama ben aniden karnında oturur bir şekilde doğrulduğum için domuz sesi çıkarınca kendimi tutamayıp gülmeye başladım.

" Elbisemi yırttaan. Bir de utanmadan gülüyorsaan  !"

Kafamı çevirdiğimde elbisenin kuyruğunun  (!) hafif bir şekilde sökülmüş olduğunu gördüm.

Tam cevap verecekken bir el kolumdan çekti ve Kerem'in üstünden kaldırdı. Ben ne olduğunu anlamadan kulağıma fısıldanan kelimelerle okkalı bir tokat yemiş oldum.

"Bakıyorum da o çocuğun üstündeyken çok eğlendin. Hatırlat da eğlenmek istediğin bir zaman deneyelim. "

Çağrı'ya ışık hızıyla dönüp gözlerimden alev püskürtmek istercesine gözlerinin içine baktım.

" Sen bana ne ima ettin az önce ? "

"Ne anladıysan."

Boş bakışlarını takıp beni son bir kez süzdükten sonra yanımdan çekip gitti.

Hızla hala mızmızlanmakta olan esmere yürüdüm ve suratıma yavru kedi bakışlarımı yerleştirdim.

"Neresi yırtılmıştı ? " dediğimde birden çenesini dikleştirdi ve gözleriyle gösterdi. Kuyruğun üzerinde küçük sökük olan kısmını elime alıp dudağımı büzdüm. Ama ne yazık ki yürüyen boya kutusu susmadı.

"Özür dilemeni bekliyorum. "

Gülümsedim. "Sen buna yırtık mı diyorsun ? Ha illa yırtık demek istiyorsan. Dur bir saniye. " Bana anlamaz gözlerle bakarken kuyruğu iki elimle kavrayıp sertçe çektim ve ikiye ayrılmasını salladım.

"İşte şimdi yırtık oldu. "

Arkamı dönüp hızla yürümeye başladığımda kızın cırtlak çığlığını duyunca sinirden patlayacağımı hissedip adımlarımı hızlandırdım. Bir süre sonra benimle aynı hizada yürüyen bir adet Can ile karşılaştım.

" Yavaş kızım. Olimpiyatlara mı hazırlanıyoruz ? "

Cevap vermeyince kolumdan tutup önüme geçti.

"Kumsal. Neden bu kadar sinirlisin ? Yoksa o üstüne düştüğün piç sana alttan alttan bir hareket mi çaktı ? Ne ?!!!  Ben de ona aynı şekil çakarım biliy-"

"Hayır Can. İğrençleşme. "

"Ben yine hatırlatmamı yapayım. Vur de vurayım. Si- "

"CAN ! "

"Pardon kankam anlat sen. "

" Üstüne düştüğüm çocuğu tanıyorum. Adı Kerem. Antalya'ya geldiğimiz gün hepiniz otobüsten inmenize rağmen ben ayı gibi uyuduğum için beni uyandıran görevli. Öyle üstüne düşünce de 'selaam' deyip gülmeye çalıştığı için domuz sesi çıkardı ben de kendimi tutamayıp güldüm. Bu sırada Çağrı beni kaldırıp çok eğlendiğim gibi şeyler sıraladı ve sürtük olduğumu ima etti."

Derin bir nefes aldıktan sonra Can'ın tepkisini gözlemeye başladım. Sonuçta Çağrı'nın en yakın arkadaşıydı ve açıkçası tepkisini merak ediyordum. Can suratıma bakıp bir anda gülmeye başladı.

"Domuz sesi mi ahahahahsh"

BU ÇOCUĞUN KAFASINDAN FAZLA VARSA ŞU AN CİDDEN ÇOK İHTİYACIM VAR. DUYRULUR.

Bana tekrar bakınca artık nasıl bakıyorsam bir anda gülmeyi kesti.

" Pardon kanka. Sana sürtük olduğunu ima edecek ne dedi o solucan dilli ? "

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!