Gizemli Cinayet

217 104 102
                                    

      Telefonun tiz sesiyle yataktan kalkmak zorunda kaldım.Gerçekten zil sesini değiştirmeliydim.Bunu daha sonra yapmak için beynime not ettim.
Telefona baktığımda arayanın en yakın arkadaşım Ece olduğunu fark ettim.Onu gerçekten çok seviyordum.Hayatıma girdiğine pişman olmadığım sayılı insanlardandı.
   
    Telefonu tam açacağım sırada gözüm telefonun saatine kaydı.Saat 13.30'u gösteriyordu.Gerçekten o kadar uyumuş olamazdım.Gerçi dün gece çok geç yatmıştım.Ne yapabilirim ki kitap çok heyecanlı gidiyordu bende bırakamadım.
 
  Ece' yi daha fazla bekletmeden telefonu açtığımda hattın ucundan gelen heyecanlı sesiyle karşılaştım.Onun bu halleri beni güldürüyordu.Bence çok sevimliydi.
     + Hey bebek ! Nasılsın bakalım?
     - İyiyim canım.Sen nasılsın?
     +Pek iyi değilim aslında.Ama sen bugün benimle yemek yemeye ve Melis 'in partisi için elbise bakmaya gelirsen mükemmel olurum.Ne dersin ? Hem kız kıza takılmayalı uzun zaman oldu.Seni özledim.
     -Özür dilerim.Bu aralar yeni açtığım YouTube kanalında vakit geçiriyorum.Neredeyse yemek bile yemiyorum.Orada benim gibi "Kitap Okuma Manyağı" bol.Hepsi de videolarımı ilgiyle izliyorlar.Tabii bu seni boşladığım gerçeğini değiştirmez.Söz veriyorum bir daha böyle bir şey olmayacak.Bundan sonra günümün yarısını seninle geçireceğim.Affettin mi? Hem ben de seni çok özledim.
    +Küstüğümü kim söyledi.Sana nasıl darılabilir ki insan.Ama umarım verdiğin söz geçerlidir.Eski arkadaşımı geri istiyorum.Ha bu arada gerçekten kendine kitap kurtları bulduğuna sevindim.Çünkü okuduğum kitapları sürekli bana anlatıyorsun.Kusura bakma ama kitaplar hiç ilgimi çekmiyor.Bu işkenceye senin için bile zor katlanıyordum.
    -Gıcıksın işte n'olacak.Sen kitaptan ne anlarsın ki zaten.Tek derdin partiler partiler partiler.Kitap oku ki biraz ufkun genişlesin.
   +Peki kitap kurdu anladım.Saat 14.30'da seni alırım öyleyse.Geldiğimde hazır ol.Öpüldün bebek by by.
-By by.

     Telefonu kapattıktan sonra yaklaşık 50 saniye boyunca telefonun ekranına bakıp aptal aptal sırıttım.Ece 'yle birçok konuda fikirlerimiz çelişiyordu.Ama yinede arkadaşlığımızı başarıyla sürdürüyorduk.

   Efsane bir şekilde yarım saat içinde yemeğimi yemiş ve hazırlanmıştım.Ece de tam zamanında gelmişti.Bu kız gerçekten çok dakikti.Tabi konu alış-veriş olunca akan suları duruyordu adeta.
Annemi yanağından öpüp fazla gecikmeyeceğimi söyledikten sonra Ece'nin arabasına bindim ve en sevdiğimiz Cafeye doğru yol aldık.Cafeye vardığımızda sanki birbirimizi hiç görmüyormuş gibi konuşmaya başladık.İkimiz de hiç susmuyorduk.Bir konudan diğer konuya atlayıp duruyorduk.Bir şeyler içtikten sonra kalkmaya karar verdik.Daha elbise bakacaktık.

    Nihayet güzel bir elbise bulduğumuzda saat 21.00 'u gösteriyordu.Artık eve gitmemiz gerekiyordu. Anneme de eve erken geleceğimi söylemiştim.Aslında işin tuhaf yanı,annemin aramamasıydı.Normalde bir dakika bile geç kalsam arar , nerede kaldığımı sorardı.Belki de bu sadece benim paronayamdı.Ama içimde gerçekten kötü bir his vardı.Hemen annemi aradım.Telefonu çalıp çalıp kapanıyordu.İşte şimdi iyice merak etmiştim.Acilen eve gitmem gerekiyordu.
Ece benim inatla birini aradığımı gördüğü için meraklanmış bir yüz ifadesiyle bana bakmaya başladı.
    +"N'oldu Merve aradığın kim?"Şansımı son bir kez deneyip annemi tekrar aradım.Ama sonuç değişmedi.Telefonu açmamıştı.
Ece'yi daha fazla merakta bırakmak istemedim.Ve nihayet konuşmaya başladım:
-"Bir şey yok ya.Annemi arıyordum.Normalde geç kalsam merak edip arardı ama aramadı.Hem ben arayınca da telefona cevap vermedi.Ben de merak ettim.O yüzden eve gitmeliyim.Acaba beni bırakabilir misin?"
   +Tabii ki. Hiç sorun değil ama sen böyle diyince ben de merak ettim.Hadi gidelim."
Ona minnettar bir şekilde gülümsedim ve girdiğimiz mağazadan ayrıldık.Eve yaklaştığımızda içimdeki kötü his daha bi arttı sanki.Bu çok tuhaf bir histi ve hayatımda daha önce hiç böyle hissetmemiştim.
Ece arabayı tam evimin önünde durdurdu.Hızla arabadan inip eve doğru yürümeye başladım.Neden bu kadar panik yaptığımı bilmiyordum.Bu çok tuhaftı.Yani sonuçta sadece beni aramamış ve telefonunu açmamıştı.Mantıkla hareket eden tarafım saçmalıyorsun,hislerimle hareket eden tarafım ise acele etmelisin kötü bir şeyler oldu diyordu.
Evin kapısının önüne geldiğimizde ben hızla anahtarları çıkartıyor,Ece de durmadan zile basıyordu.Sonunda anahtarları bulduğumda kapıyı açtım ve içeri girdik.Uzun koridoru geçip mutfağa gittik ama annem mutfakta değildi.Bir yandan odaları ararken bir yandan da "anne" diye bağırıp sesimi duyurmaya çalışıyordum.Son olarak hiç kullanmadığımız, abimin odasına bakmaya karar verdim.O odaya abim öldüğünden beri girmemiştim.Abim benden bir yaş büyüktü.Onu en son sekiz yaşımdayken görmüştüm.Sonrasını hatırlayamıyorum.Annem ve babama onun nasıl öldüğünü sorduğumda ise cevap hep aynıydı."Trafik kazası."
Kapı kilitlidir sanıyordum fakat kapının kolunu indirdiğim an kapı açıldı.Gördüğüm manzara karşısında şok olmuş bir şekilde kalakaldım.Beynim bu manzarayı kabul etmek istemiyordu.Bu görüntüyü algılayamıyordum bile.Belki hayal görüyorum diye düşünüyordum ama ayaklarımı ıslatan kan gerçeğin şahidiydi.Kan...
Nihayet duyularımı yeniden kazandım ve güçlü bir çığlık attım.Ece çığlığımı duyar duymaz koşup yanıma geldi.Gördükleri karşısında o da şok olmuştu.Ben ise annemin cesedinin başında titreyerek ağlıyordum.Genelde çok ağlayan biri değilimdir.Ama şuan gözyaşlarımı kontrol edemiyordum.Bu nasıl olmuştu?Kim,neden yapmıştı? Kafamda binlerce soru vardı fakat ben sadece birinin cevabını biliyordum:Bunu yapana kesinlikle bedelini ödetecektim.Bu işin peşini asla bırakmayacaktım.Ruhum intikam ve acıdan kavrulurken , göz yaşlarımdan dolayı bulanık gören gözümle Ece ' nin birini aradığını gördüm.Muhtemelen yardım çağırıyordu.Ama annemin artık bu dünyada olmadığının da farkındaydım.Yerde o kadar çok kan vardı ki...Annem ölmüştü.Birden daha şiddetli ağlamaya başladım.Her hıçkırdığımda şiddetle omuzlarım sarsılılıyor,nefesim boğazımda tıkanıyordu.
Anneme son bir kez sarılmak istedim.Üstüm başım kan olacaktı ama bu umurumda bile değildi.Yavaşça annemin boynuna sarıldım ve o zaman gerçekten tuhaf bir şey fark ettim. Annemin boynunda iki delik vardı ve kan oradan akıyordu.Gördüklerim karşısında şok olmuş bir şekilde Ece 'ye seslendim.Ece hemen yanıma geldi ve bir elini omzuma atarak beni kendine sıkıca bastırdı.Onun da ağladığını fark ettim ve onun annemi kendi annesi kadar sevdiğini anladım. Bende ona sıkıca sarıldıktan sonra ona annemin boynundaki iki deliği gösterdim.Ece önce bana ardından gösterdiğim yere baktı.İlk önce şaşkınlıktan Ece'nin mavi gözleri hayretle açıldı.Sonra yine kuvvetli bir çığlık attı. Ardından bayıldı.
Ece'nin bunca şeyi kaldıramayacağını bilmem gerekiyordu.Fakat o kadar büyük bir şoktaydım ki ne yaptığımı bilmiyordum.Annemin yarasını incelerken saçlarının arasında,kanın biriktiği yerde ufak bir kağıt buldum.Üzerinde annemin kanı olduğu çok belli olan bir sıvıyla bir şeyler yazılmıştı.Yazı gayet rahat bir şekilde okunuyordu ama beynim bir türlü algılayamıyordu.Üzerinde şunlar yazılıydı:"Her şeyin bir bedeli vardır.Ama hiç merak etme sıra sana da gelecek :)"
Bu yazıyı okuduktan sonra korkum bin kat daha arttı.Bu bir şaka mıydı? İmkânsız.Kimse böyle bir şaka yapmaya yeltenmezdi. Bu bir şakaysa bile işler çığırından çıkmıştı.
Ambulansın siren sesini duyduğumda yavaşça yerimden doğruldum.Gözlerim ağlamaktan şişmişti.Bir zombi gibi göründüğümden yüzde yüz emindim.Ama şuan bu benim zerre kadar umurumda değildi. İçeri sedyeyle bir adam girdiğinde ,önce bana, sonra anneme, ardından da yerde yatan Ece'ye baktı.Ardından gözlerini tekrar bana çevirdi.Acıyan bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. O sırada annemin cansız bedenine bakmakla meşguldüm.Gözlerimi bir an ona çevirince bakışlarımız buluştu ve kendimi bir şeyler söylemek zorunda hissettim.Kelimelerimden adeta çığlıklar yükseliyor,bir şeyler yapmaları için acıyla yalvarıyordum.İçim yanıyordu.Ama benim ağzımdan sadece cansız bir fısıltı döküldü:"Yardım edin!"

AMANSIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin