Bölüm 22

989 141 2


FİNALE ADIM ADIM... İYİ OKUMALAR... LÜTFEN YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİN...


Rhys, kaşlarını çattı. Galatriel, ayağa kalkıp derin bir nefes aldı. Gözlerini Camelot'un güzelliğine dikti. "Yıllar önce Aoda'yı kandırmak için onun sevgilisi olmaya başladığımı biliyorsun değil mi?" diye sordu. "Seninle uyandığında da onunla yatmaya devam ettim" dedi. Başını çevirip ona baktı. Gözlerinde dalgın bir bakış vardı. "Aoda ile beraber olduğum sürece onun güçlerini emebiliyordum" dedi. "Bu şekilde seni ele geçirmesini geciktirebildim ama seninle beraber olduğumuz geceden sonra işler değişti. Aoda, beni öldürmeden duracak gibi değil"

Genç adam bir süre ona baktı. Ardından başını iki yana salladı. "Sen kendini koruyabilirsin" dedi. "Ne kadar güçlü olduğunu defalarca gördüm. Zaman bile seninle başa çıkamıyorken, Aoda sana zarar veremez." Başını iki yana salladı. Galatriel'in neden bunları söylediğini anlayamıyordu.

Galatriel, ona doğru yürüdü. "Lysandra, bu uzun zamanlarda yalnız başına olmak istememişti" dedi. "Aoda'yı Grandal ile birleştirip onun gücünü ve ölümsüzlüğünü Grandal'a verecekti. Ancak Grandal bunu hiçbir zaman istemedi. Bunun bir bedeli olacağını düşünüyordu ve haklıydı. Aoda'yı bu şekilde kullanmak için Lysandra'nın çok güçlü bir ruha ihtiyacı vardı. Benim ruhuma"

Rhys kocaman açılmış gözlerle bir an durup Lysandra'nın üzgün heykeline baktı. Ardından dönüp Galatriel'e baktı. Genç kadın hafifçe gülümsedi. "Artık işler değişti" dedi. "Beni öldüremeyecek ve sürgün edemeyecek bundan sonra. Artık bu dönem benim dönemim Rhys" dedi. "Ve Lysandra hiçbir şey yapamayacak." Delirmiş gibi güldü. "Bir daha bana kimse ihanet edemeyecek" dedi ve kollarını iki yana açtı. "Herkes korkacak benden"

Öylesine güçlü bir güç Galatriel'i sardı ki Rhys odanın bir ucuna doğru savruldu. Sırtını duvara çarptı ve yere düştü. Galatriel'in saçları uçuşuyor bal rengi gözleri tıpkı bir şeytanınki gibi parlıyordu. "Camelot'u yıkacağım" dedi. Sesi onun her zamanki kısık ve tatlı sesi gibi değildi. Tıpkı Aoda tarafından ele geçirildiğindeki Rhys'in sesi gibiydi. "Ve yeniden kuracağım onu. Herkesin kahraman sandığı insanlar hakkında bir tek benim bildiğim gerçekleri öğrenecekler" dedi. "Lysandra bir haindi ve Grandal" dedi bir anda susup durdu. "O bir korkaktı" dedi.

Galatriel odanın küçük penceresine doğru yürüdü. Onun etrafındaki güç Rhys'i zorluyordu. İçindeki Aoda'yı uyandırıyordu. Genç adam karşı koymaya çalıştı ancak Aoda bütün gücüyle bastırıyordu. Erkek acıyla iki büklüm oldu ve başını kaldırdı. Galatriel'in gücü dinmişti. Şimdi camın önünde sakince ona bakıyordu. "Galatriel!" diye haykırdı erkek. "Eğer ortaya çıkarsa insanları koruyacağına söz vermiştin"

Genç kadın bunun üzerine hafifçe gülümsedi ve pencerenin pervazına çıktı. "Herkes için en iyisini yerine getireceğim" dedi. Rhys, onun ne yapmaya niyetli olduğunu gördüğünde başını iki yana salladı. Kadın hafifçe gülümsedi ve kendini kuleden aşağı bıraktı.

Rhys ne yaptığını bile fark etmeden bedenini hareket etmeye zorladı ve pencereye doğru koştu. Bir adımla pervaza çıkıp aşağı atladı. Düşerken elini ileri uzatmıştı. Tek isteği onu tutmaktı. Erkek gözlerini kapadı ve şimdi yapacağı şeyden dolayı sonra pişman olmamayı diledi. "Aoda" diye bağırdı. "Bedenimi sana teslim ediyorum"

Erkeğin kapalı gözleri açıldığında kızıl renkli parlıyorlardı. Şerit dövmeler anında yüzünü kapladı ve dişleri sivrildi. Uzun pençeli elleri kadının bileğini tuttu ve tam o anda sırtındaki kanatları dışarı fırladı. İkisi de anında yukarı yükseldi.

Camelot PrensiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!