73 "Sahil"

53.3K 3K 942

ASYA

Yavaşça Yiğit'in kucağına oturdum.

"Tamam artık..." Yanağını öptüm. "Her şey geçecek aşkım." Yiğit'in gözleri kapalıydı.

"Çok yorgunum hatun." Dedi.

Ona sımsıkı sarıldığımda dudaklarını alnımda hissettim.

"Ben senin yorgunluğunu alırım." Dedim.

"Ne yapacaksın?" Elimi göğsünde gezdirdim.

"Masaj." Yiğit güldü ve gözlerini açtı.

Birden göğsündeki elimi aldı ve dudaklarına götürüp bir sürü öpücük kondurdu.

"Ölürüm senin masajına..." Kıkırdadığımda yaklaştı ve dudağımı öptü.

"Daha iyi misin?" Diye sordum.

"Bilmiyorum Asya, kafam çok karışık." Dedi. "Aylin'in evlenmesini istemiyorum. Onun mutsuz olacağını hissediyorum." Yanağını okşadım.

"Bırak ne istiyorsa onu yapsın, belki de mutlu olur." Dedim.

"İhtimallerle hareket etmeyi sevmediğimi bilmiyor musun?" Sert sesiyle birlikte iç çektim.

"Kızma hemen." Diye mırıldandım.

"Kızmadım." Öfkeyle gözlerini kapattı.

"Senin hâlâ sinirlerin bozuk, hiç düzelmemişsin." Dedim ve ayağa kalktım.

Yiğit'in bakışları beni bulduğunda elini tuttum ve onu kaldırmaya çalıştım.

"Ne yapıyorsun?" Diye sordu.

"Kocişimin moralini düzelteceğim." Yiğit bıkkınca bana baktı.

"Şimdi zamanı değil yavrum." Kaşlarımı kaldırdım.

"Öyle mi?" Dedim.

Elini aldım ve kalçama koydum.

"Şimdi senin bu karın senin için oynasa..." Yiğit kalçamı sıktığında inledim. "Sana güzel bir manzara sunsa..." Yiğit birden beni kucağına aldı.

"Ulan beni azdırıp durma!" Kıkırdadım.

"Haydi odamıza gidelim." Yiğit hemen sırıtmaya başladı.

"Bugün de bir şeycikler yapmaya doyamıyoruz." Parmağımı dudaklarına değdirdim.

"Bir şeycikler yok." Dedim. "Dans var." Yiğit kaşlarını çattı.

"O ne demek?" Dudağını öptüm.

"Birazcık eğlenmek istiyorum." Dedim masumca. "Yarın kahvaltıyı dışarıda yapalım mı?" Güldü.

"Yaparız gülüm." Dedi.

"Bir de alışverişe çıkmak istiyorum." Dedim.

"Yarına yetişmeyebilir." Küskünce ona baktım.

"Yetişecek!" Diye kızdım.

"Sen bana sinirlendin mi?" Beni sıkıca tuttu.

"Sus ya!" Yanağımı öptü.

"Susmuyorum lan, ne yapacaksın?" Gözlerimi kıstım.

"Bana bak senin şuraya leşini sererim!" Dediğimde kahkaha attı.

"Ne yaparsın, ne yaparsın?" Göz devirdim.

"Yiğit ya korksana!" Güldü.

"Asya ne olur leşimi serme!" Dediğinde kıkırdadım.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!