" Uyan artık ayı , yaz geldi. "

Kafama bir yastık daha yediğimde inleyerek yatakta doğruldum. Günlerdir beni  aynı şekilde uyandırmaktan bıkmıyordu. Günlerdir!

Bana attığı yastığı öfkeyle ona doğru fırlatırken yüzünde muzip bir ifade vardı.

" Uykum var Çağrı, lütfen. " diye son bir umut dilendiğimde "Pekala, " deyip yanıma yattı. Gözlerim şaşkınlıkla açıldı.

" Zaten benim de bugün hiç keyfim yoktu beraber uyuruz. "

Aniden onu hızla ittim. Bunu beklemediğini anlamıştım. Çünkü yere yapıştı.

" Çağrı iyi misin ? " diye kahkahalarımın arasından konuşmaya çalıştığımda hızla yerden kalkıp bir küfür savurdu.

" Uyandın mı sonunda, ayı ? "

" Ayı ne ya ? Kibar ol biraz kibar. "

" Ayıcık ? "

"Öküz. "

" Bana kibar olan diyen kıza bak. " diye homurdandığında onu takmadan ayaklarımı sürüyerek banyoya yürüdüm.

Rutin işleri halledip çıktığımda ise Çağrı odada volta atarak telefonla konuşuyordu.

" Hayır diyorum. Daha kaç kez tekrarlattıracaksın. Bilmek falan istemiyorum anne. " diye bağırarak telefonu  yatağa fırlattı.

O ellerini havalı bir şekilde saçlarından geçirirken bu haline tanık olduğumu anlamaması için banyodan yeni çıkmışım gibi kapıyı seslice kapattım. Başını kaldırıp bana baktıktan sonra hemen dikleşti.

" Yürü. " dediğinde sesimi çıkarmadım. Çünkü sinirli gözüküyordu. Sinirliyken gerçekten çok korkutucu olduğunu okulun aksine şimdi daha çok farkına varmıştım.

Annesiyle derdi neydi anlayamamıştım. Yüz ifadesine bakılırsa bu konuya bulaşmaya hiç gerek yoktu. Saçlarını yine eliyle dağıttıktan sonra beyaz teninin daha da solduğunu farkettim. Kapıyı çekti ve önden yürümeye başladı.

" İyi misin ?" diye bir soru yönelttiğimde cevap vermedi.

Masaya vardığımızda Can ve Gülsüm her zamanki gibi bir şeyler tartışmakla meşguldu.

" Evet Can. O çocuk kesinlikle 10 'du."

Hemen açıklayayım. Masanın yanından güzel bir kız ya da yakışıklı bir çocuk geçtiğinde hepimiz o kişiyi 10 üzerinden değerlendiririz. Biraz dış görünüşüne göre yargılamak gibi gelmiş olabilir ama hadi ama sadece eğlenmek için ve kusurlarımızın farkında olup bunu yapıyorduk. Bazı kendini beğenmiş öküzün dışında tabii...

" Ha ha ha yavrum o çocuk 10'sa ben de 100 falan oluyorum o zaman. "

" Hey hey hey sakin olun hangi çocuktan bahsediyoruz ? " deyip konuya dahil olduğumda Çağrı da karşıma oturmuştu. Gülsüm bir yönü işaret etiğinde kafamı çevirdim.

Çocuk tartışmasız 10 . Üzgünüm Can...

Ben o yöne bakarken çocuk beni farkedip gülümsedi. Ben de gülümseyip hemen önüme döndüğümde Çağrı bakışlarını üzerime kitlemişti. Ne oldu dercesine yüzüne baktığımda tepki vermeden bakmaya devam etti.

Onu umursamayıp kendimi konuşulanlara verdim. Can sonunda iki kişiye karşı bir kaldığında pes edip "Bunu senden beklemezdim Kumsal. " diye yakındığında güldüm.

  Bunların yanında  Çağrı kahvaltı boyunca sessizliğini korumuştu. Can birkaç kez yaklaşmaya çalışsa da onu terslemişti. Ama bu seferkinin sebebini biliyordum. Yani sayılır.

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!