Tatilin ilk haftası geride kalmıştı.

Ben alkolsüz çilekli kokteylimi yudumlarken Çağrı'yla Can yanımda oturmuş kızları eleştiriyorlardı.

İğrenç.

Bu yaz kampı her sene düzenlendiğinden dolayı devamlı olarak beraber geliyorlarmış. Bu arada telefonum şuanda gayet iyi merak etmeyin.

" Çağrı soldaki kumrala bak. "

Can'ın sesiyle kafamı sola çevirdim. Bana n'oluyorsa? Yalnız kıza bak ... Neyse.

" Fena değil. "

Kahkaha patlattığımda ikisinin de gözleri bana çevrildi.

" Ne ? Taş gibi kıza fena değil diyorsun. Komik. " Can önce şaşırmış gibi görünse de sonra elini kaldırdı ve high five yaptık.

"Adamımsın Kumsal. "

" Eheheh biliyorum. " diye sırıttığımda Çağrı küçümseyici bakışlarını önce bize sonra da havuza çevirdi.

" Imm ben daha iyilerinin de tadına baktığım için öyle düşünüyorum sanırım. " dedi bir Kerem Sayer edasıyla güneş gözlüklerini takarken.

Aklıma gelen şeyle birden ayağa kalktığımı görünce Can bana döndü.

" Nereye kanka ? "

" Çağrı hormonlarını odada unutmuş da onları getirecektim. "

Can oldukça tatlı bir kahkaha attığında onun ölümcül bakışlarına karşılık dudaklarını birbirine bastırdı. Gülümseyerek yine şezlonga oturduğumda çok sevdiğim bir şarkı çalmaya başladı.

" Oha bu şarkı kimin telefonundan geliyor ? Çok kafa biri olmalı. " diye aniden konu değiştirdiğimde ikisi de bana ciddi miyim diye baktı. Ben anlamaz gözlerle bakınca Çağrı eline benim telefonumu alıp salladı.

" Gerizekalı, çalan senin telefonun. "

Her zamanki gibi rezil olduğumu yediremeyip " Zaten o kafa biri de ben olabilirdim ancak. " diye saçmaladım.

Telefonu elinden çektiğimde Can gülerken Çağrı gözlerini devirdi.

Ekranda İrem yazısını görünce onu unutuğumu hatırladım ve bir şaka yapmaya karar verip telefonu hoparlöre aldım.

"Efendim." dedim sırıtarak.

" Ooo Kumsal Hanım. Gittin tatile unuttun beni değil mi ? Beni, beni İrem'ini. "

Can ve Çağrı yüzünü buruşturup sessizce gülerken, İrem nefes alıp devam etti.

"Neyse neyse affettim boşver, taş var mı taş ?"

Can bir hayvanı andırarak Çağrı'yla sesli gülmeye başladığı için İrem'in anlamayan nidaları yükselince ben de gülmeye başladım.

" İrem şey ımm az önce hoparlördeydin ve- " Çağrı aniden sözümü kesince ona baktım.

" Ve eee sanırım o taşlara rezil oldun, canım. "

" Allah belanı versin Kumsal. İnşallah öpüşürken sevgilinin suratına hapşurursun. "

Tövbestağfurullah.

Gülmeleri artarken telefonu hızla hoparlörden çekip kulağıma götürdüm.

" Tamam sakin ol yavrum, hoparlörü kapatım."

" Her şeyi adam gibi açıklamazsan abine söyleyeceğim." dediğinde küçük bir çığlık attım.

" Abime söyleme yanlış anlar o. Yapma etme be İrem . " diye hızla konuştuğumda " Ayrıca fotoğraf da istiyorum." dedi.

Onunla konuştuğum süre boyunca Çağrı ve Can gülme seanslarına devam etmişti.

Havuz kenarında bizi arayan Gülsüm'ü görüp hızla el sallamaya başladım. Gülsüm sarıya dönük saçları ve mavi gözleriyle çok güzel ve eğlenceli bir kızdı.Onu ilk gördüğümde bile aramızdaki friendship bağını hissettmiştim. Ama gerizekalı hayvan gibi el sallama rağmen hala etrafa bakınıyordu.

Çağrı " Gülsüm dışında herkes gördü. " diye homurdandığında onun baktığı tarafa baktım ve bir çocuğun bana el salladığını gördüm.

Ben çocuğa gülümserken Gülsüm sonunda farkedip gelebilmişti.

Can Gülsüm'e İrem olayını anlatırken gülümsedim. İkisi de birbirinden hoşlandığını bariz belli ediyordu. Ama kabullenmiyor gibi bir havaları vardı.

" Hey, hey yavrumlar. Eğer tam bu dakikalarda İrem'e bir resmimizi atmazsam abim bu oteli basacak." diye masumca gülümsediğimde homurdanmalar eşliğinde Gülsüm Can'ın yanına ben de Çağrı'yla Can'ın ortasına yerleştim.

Çağrı elini belime koyduğunda eli nasıl bu kadar yumuşak diye düşünürken köprücük kemiği omzuma değdi.

İçimdeki Mahmut Tuncer kalbime doğru halay çekerken aşırı doz halaydan öleceğimi sandım.

Sesimi çıkartmadan resme odaklanmışken Can birden dudaklarını büzüp ' bat först lemme teyke a selfie ' deyince gülmeye başladık. (Kabul edin hepiniz ritmiyle okudunuz ajsksldjl)

En sonunda gülmeyi kesip resmi çektim. Gerçekten güzel olmuştu. Çağrı resme bakmak için eğilirken kısa bir süreliğine çenesi omzumda durdu.

Yutkundum ve kendimi rahatlattım. Bu gayet normal bir şeydi. Çağrı'yla her ne kadar pek anlaşamasak da birbirimizi tanıyorduk ve arkadaş sayılırdık.

Kafamı ona çevirdiğimde dudağının sol kenarı yukarı kıvrıldı.

" Güzel çıkmış. Ee tabi içinde ben varım." dedi.

Gözlerimi devirdim. Gerçekten öküzdü.

*****

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!