17.REİSİN KALBİNDE TALİM,TEŞKİLATTA KÜRT YARİ VAR

16.3K 1.1K 1.3K
                                    


En büyük acılar en karanlık anlarda çıkar ortaya. Histamin acı eşiğini düşüren bir hormondur ve bu hormon en fazla geceleri salgılanır. O yüzden geceleri daha fazla acı çekeriz. Aslında acı aynı ama hislerimiz daha kuvvetli olur yani. İşte bu sebeple "Dertler geceye,gönül olmaza vurgundur."

Gönül de aptaldır. Gider milyarlarca insan arasından sizi en çıkmaza sokacak olana sevdalanır. Sonra da Emre gibi gecenin bir vakti dövüşe giderken bile kafanız da gönlünüz gibi en olmazda olur. Toplayamazsınız kendinizi de yapboz gibi dağılırsınız. Ancak sevdiğiniz sizi bir araya getirsin diye bekler durursunuz.

Aracın açık radyosundan yayılan son dönemde neredeyse her yerde duyduğu şarkı geceye de derdine de çok uygundu.

*Medyadaki şarkı😄*

"Aklıma geldikçe senin gözlerin
Kimse bilmez, seni nasıl özledim
Sanma sakın yoldan geri dönerim
Söyle, seni nerde bulabilirim?"

Baktığı her kahvede onun gözlerini görüyordu yani hiç aklından çıkmıyordu ki gelsin. Daha bu sabah yanındaydı ama yıllardır hasretini çekiyormuş gibi hissediyordu. En alakasız parfüm kokuları burnuna geldiğinde bile çam kokusu ruhunu sarıyorken,dört bir yanı Alp'le kuşatılmışken hangi yoldan nasıl dönecekti ki zaten? Ve Alp'i bulmak mı? Şimdilik o istemeden bulamayacaktı anlaşılan.

 "Yola çıktım tam şu anda aniden
Ve dönmiycem seni tekrar görmeden
Vazgeçtim ben, kan kırmızı kalbinden
Simsiyahım, farkım yok hiç geceden"

Tüm yollar ona çıkıyordu. Sanki şu ana kadar Truman Show gibi bir hayatı vardı da artık gerçek hayata dönmüş gibiydi. Belki şimdi tutsak gibi tüm yolları Alp'e çıkıyordu ama ruhu hiç bu denli varlığını hissettirmemişti.
 
"Acılarım tutun beni, kaldırın
Aşkın gelmiş, geçmişine saydırın
Suçum aşksa, ben cezama razıyım
Simsiyahım, farkım yok hiç geceden"

Acı çekecek kadar duygusal bir adam değildi. Hiçbir şeyi kafasına takmaz,her şeyi oluruna bırakırdı. Dünyayı acı çekecek kadar değerli görmezdi. Dünya hala öyleydi ama Alp değildi. Muhtemelen tek ve  hayatının en büyük acısı. Şikayetçi miydi? Hayır. Şarkıda dediği gibi;suçu aşksa cezasına razıydı. Merak etmeyin burda da sadece hoşlanıyorum deyip ortama sıçmayacaktı.

"Bir yağmur yağsa yüzüme yüzüme
Kalbim yeter daha fazla üzülme
Su değse de baştan aşağı tenime
Simsiyahım farkım yok hiç geceden"

Issız yollar altında kayarken şarkının kalbinde bir yerlere dokunduğunu hissediyordu. Aslında poptan etkilenmezdi ancak bu şarkının sözlerinde,şarkıcının sesinde bamteline vuran bir şeyler vardı.

"Suçum aşksa, ben cezama razıyım
Simsiyahım, farkım yok hiç geceden
Şöyle biraz uzansam bir kuytuya
Düşman oldum sanki ben bu uykuya"

Normalde de uyuyamıyordu ama son zamanlarda uyumak tamamen haram olmuştu ona. Bir sağa bir sola dönüp yine aynı noktaya varıyordu tüm gece. Düşüncelere hangi noktadan dalarsa dalsın vardığı yer hep Alp oluyordu. Ve artık Alp demek kendi dışında her şeyi silmek demekti. Buna uyku da dahil.

"Hiç görünmez oldum senin uğruna
Simsiyahım, farkım yok hiç geceden
Yola çıktım tam şu anda aniden
Ve dönmiycem seni bir kez görmeden
Vazgeçtim ben, kan kırmızı kalbinden
Simsiyahım, farkım yok hiç geceden
Simsiyahım, farkım yok hiç geceden"

YAKAMOZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin