2. Bölüm

39.5K 2.1K 1.6K
                                    

Keyifli okumalar ❤️

Gördüklerime şahit olmamak için kör olmayı dilerdim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Gördüklerime şahit olmamak için kör olmayı dilerdim. Beynim işlevini yitirmişti. Yaşadığım dehşetin tarifi imkânsızdı. Nasıl, nasıl bu kadar cani olabilmişlerdi? Benim ailem onlara ne yapmıştı? Yemek borumdan ağzıma dolan acı tatla dizlerimin dibine kustum. Öğle yemeğimden kalan birkaç parça ve mide suyum kanın kokusuna karıştı. Hâlâ düştüğüm yerden kalkamamıştım.

Gözlerimi babamdan ayıramıyordum. Şimdi donmuş gibi duran göz bebekleri, küçüklüğümden beri bana sevgi dolu bakardı. Mavinin en parlak tonu olan gözlerine her baktığımda güveni iliklerime kadar hissederdim. Şimdi harelerinde sadece dehşet kalıntıları vardı. Neler olmuştu? Bakışlarımı yüzünden çekip boynuna doğru götürdüğümde vahşice parçalandığını gördüm. Durmadan kasılan midemle bir kez daha öğürdüm.

Bakışlarım anneme kaydığında dağılmış saçları çekti dikkatimi. Örmeyi sevdiğim saçları, şimdi canlılığını kaybetmiş gibiydi. Kafası öne doğru düştüğü için yüzünü göremiyordum ama beyaz bluzunun artık koyu kırmızı olduğunu görmek yetmişti.

Ellerimle her yanı kan dolu zeminden destek alarak onlara doğru emekledim. Babamın gövdesi boylu boyunca halının üzerinde uzanıyordu. Boynu garip bir açıyla bükülmüştü. Akan kandan gri halı da artık kırmızıydı. Hıçkırıklarım arasında defalarca kez seslenmeme rağmen yaşam belirtisi göstermiyordu. Parçalanan boynunu gördükten sonra bile yaşamasını beklemem mantıksızdı ama insan kabullenebilir miydi?

Yanına vardığımda titreyen ellerimle yüzüne dokundum. Teni hâlâ sıcaktı ama artık atan bir kalbi yoktu. İç çekerek göz kapaklarını aşağı indirdim. Görmek istemiyordum. Sevgi dolu harelerindeki dehşeti görmek istemiyordum.

Kafamı göğsüne koyup derin bir nefes aldım. Burnumu kan bulaşmayan küçük bir yere yerleştirirek derin bir nefes aldım. Kokusundan kalan son kırıntıları da içime çektim. Ağlayarak sayıkladım. Gitme dedim, beni bırakmamasını söyledim. Korktuğumu haykırdım. Ama o, ilk defa beni kollarına alıp sarılmadı.

Biraz sonra odanın diğer köşesinde duran annemin yanına emekledim. Ayağa kalkabileceğimi sanmıyordum. Nefesimi tutup önüne düşen saçlarını kenara çektim. Çenesinden kavrayarak başını kaldırdığımda gördüklerim karşısında hıçkırıklara boğuldum. Boynu en az babam kadar parçalara ayrılmıştı. Süt beyazı teni kandan gözükmüyordu. Kahverengi gözlerinde korku vardı. Kimin içindi bu korku? Son anına kadar korumaya çalıştığı kızı için miydi? Yoksa kocasının gözlerinin önünde öldürülüşünü gördüğü için miydi? Kendi için de korkmuş muydu?

Parmaklarımla dokunmaya kıyamadığım göz kapaklarını örttüm. Onlarsız bir dünya istemiyordum. Keşke onlarla birlikte evde olsaydım ve son anıma kadar ellerini tutsaydım. O lanet olası barda boş insanlarla uğraşmak yerine eve gelmeliydim.

KANLI LOTUS (TAMAMLANDI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin