1 -SK- Kapı parmağı

6.8K 238 22

Düzenlendi 🏥🏥🏥

Bölümler düzenlendiği için ilk bölümler arasında çelişki olabilir.

Kitabı daha önceden okuyanlar için bir duyuru-Bu İLK BÖLÜMDÜR.Yeni bölüm değil ama yine de okumanızı öneririm çünkü değişen şeyler var.

Irmak'tan

"Off tamam çıkıyoruum!" dememle Pınarın kitli kapımı açma denemeleri sona erdi.

Kurtulduğumu sanıyordum ama yanılmışım.Bu sefer de Ege kitli kapımı açma denemelerine başladı.İkiz oldukları ne kadar belli oluyo.

Aşağı inip kalkan kapı koluna bakarken dalmışım.Ege'nin "Pınar kolum yoruldu az sen devam et" Demesiyle tekrar dünyaya döndüm.Kafamı iki yana sallayıp dolabıma yöneldim.

Tam şu anki modumu ifade eden tişörtü dolabımdan çıkartıp hemen giydim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Tam şu anki modumu ifade eden tişörtü dolabımdan çıkartıp hemen giydim.Altıma da bi Şort giyip dolabı kapattım.

Gözlerim zor açılıyodu.Kapı kolunu tuttuğumda yumuşak olduğunu fark ettim.Aman beee diyip aşağı indirmemle 'kıt'sesinin gelmesi bir oldu.

Ve ardından Ege'nin olabilecek en yüksek volttaki bağırışı.

{}~{}~{}~{}~{}~{}~{}~{}~{}

Birkaç dakika sonra...

{}~{}~{}~{}~{}~{}~{}~{}~{}

"Pipisine kodumun salağı!Madem kapı kolu kırıldı,neden delikten parmağını sokuyosun?!"

Evet.Kapı kolu sandığım şey Ege'nin parmağıymış...
Hastaneye gelene kadar bağırdı.Neymiş, parmağı acıyomuş.Lan benim ayak parmağım kırıldı.

(Yazar:Benimki gerçekten kırıldı geçen ay.Tuhaf olan ağlamadım.Ama cidden çok acıyo)

"Olaya parmağımı soktum sadece.Yok lan o burundu.Neyse bi dahakine burnumu sokarım" Diyen Ege'nin anlına vurdum.

Belki beyni şimdi yerine oturmuştur.
Pınar'ın koluna girdim ve hastane odasının kapısına ilerledik.

"Beni unuttunuz"

"Ege bence yürüyebilirsin."

"Doğru lan ben yürüyebiliyorum." Demesiyle odadan çıktık.

Pınar'ın giydiği:

Okul yakında olduğu için yürüyerek gitmeye karar verdik

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Okul yakında olduğu için yürüyerek gitmeye karar verdik.

Babam okulun müdürü.Pınar ve Ege ise ikiz kuzenlerim.Amcam yani onların babası da müdür yardımcısı.

Birkaç dakika yürüdükten sonra okula vardık.Yan tarafta da bir bina vardı burası yurttu.

Nerden mi biliyorum?

Çünkü daha ilkokuldayken burda ultra yakışıklı erkeklerin olduğunu fark etmiştim.Haftada iki kez felan buraya gelirdim.

Tabii ki de babamı görmek için.Yakışıklı erkekleri kesmek için değil. (!)

Yurt kısmına girdik ve kapının yanındaki masada oturan kızdan kartlarımızı istedik.

Pınar"Irmak senin numaran kaç? "Dedi.Hemen kartın üzerinde yazan numaraya baktım.

" 526 sizin kaç? "Dememle Ege ve Pınar aynı anda " Benim ki de 483" Demeleri bir oldu.

Her odada iki kişi kalıcaksa benim oda arkadaşım kim?
İnşallah yakışıklı ve kaslı ve havalı ve tatlı ve muhteşem ve beybifeysdir.

Hep birlikte asansöre bindik.Onlar ikinci katta indi.Bense 3.katta.

Bir yandan Mart'taki numaraya bir yandan da kapılara bakıyordum.

Heh buldum.Kartı kapıya okuttum ve odaya girdim.

Odam güzeldi.Babam valizimi odama bıraktırmıştı.Hemen valizi açtım ve Ian Somerhalder posterimi çıkartıp yatağımın yaslı olduğu duvara yapıştırdım.

Kıyafetlerimi de valizden çıkarıp dolaba yerleştirdim.

Odada iki ayrı buz dolabı vardı.Otellerdeki gibiydi.Hemen içini açtım.Sadece bir tane su vardı.

Eeee dolap varsa doldurmak gerekir.Kartımı ve telefonumu arka cebime sıkıştırıp kapıyı açtım.Ayakkabılarımı giyip merdivenlerden Pınar ve Ege'nin katına indim.

Kapıyı çaldım.Saniyeler sonrasında Ege kapıyı açtı.Biraz sinirlendirmekten zarar gelmez.

"Ege ben markete gidiyorum.İstediğin birşey var mı? " Bunları söylerken kendimi gülmemek için zor tutuyordum.
Ege şaşırmış gibiydi.Konuşmaya başladı.

"Bana 7 tane dido, 2 tane muzlu süt, 9 paket acılı cips, 5 şişe kola, 13 paket jelibon bi de 4 paket fındık"

"İyi git kendin al" Dememle neyin peşinde olduğumu anladı.Sırıttı ve koluma girdi.Sonra ayakkabılarını giydi ve Pınara seslendi.

"Biz Irmakla markete gidiyoruz! "

Pınarın cevap vermesine zaman kalmadan kapıyı kapattı ve bu kata gelmiş olan asansöre bindik.

Umarım beğenirsiniz.Oy ve yorum yapmayı unutmayın.

Bu hikaye pinarkoo ile beraber yazılmaktadır.

SARP KOLEJİBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!