12.SENDE SAKLI DÜŞLERİM

15K 1.1K 1.8K
                                    

Bazı şeyleri kabul etmenin aşamaları vardır.

1)Değişimi fark etme aşaması. Bu aşamada olayın ne olduğunu tam olarak bilmez ancak bir şeylerin artık eskisi gibi olmadığını görürsünüz. Ve aklınızda şu soru belirir "Neler oluyor?"

2)Fark ettiğiniz bu değişimin nedenini sorgulama. Hikayenin bu kısmında değişimin 5N1K'sını soruşturursunuz. Ne,nerede,ne zaman,nasıl,niçin ve kim. Bu soruları cevaplamaya çalıştığınız dönem biraz uzun olur ama son aşama kadar değil. Ve bunun sonunda iki farklı evreye geçiş yapılır.

3.a)Cevabını bulduğunuz bu 5N1K'nın hayatınızdaki etkisini düşünürsünüz bu defa. İlerde bu değişimin sebebi beni nasıl etkileyecek,ne olacak....? Bu böyle uzar da uzar. Ve bu kısım girdap gibidir. Zira değişikliği bir çeşit kabullenme evresidir. Zaten 2.aşamada içine düştüğünüz çukurun farkında olup benimseme olayıdır aslında.

"Tamam aga,bi bok yedim. Hayatımın içine sıçtım. Bundan sonrası saldım çayıra götüm bayıra."dersiniz. Çok az kişi bu başarıya direkt ulaşır tabi orası ayrı.

3.b)Sonuna kadar inkar evresi. Bu bölüm deney hayvanımızın depresyon evresi olarak da tanımlanabilir. "Bu bendeki aşk değil cano cano" diye başlayıp devamının bağlanamadığı dram bölümü.

Eninde sonunda bu evre biter de afedersiniz ama sike sike biter. Günlerce kendinizi yiyip bitirir,duvardan duvara vurursunuz kabullenmemek için. Sonunda ne mi olur? Tabi ki 3.a'ya dönersiniz. Çünkü gerçekler hiçbir zaman yakanızı bırakmaz.

Zavallı deney ayıcığımız Emre de bu evreleri atlatmıştı. Doğrusu kendisi her ne kadar istesek de inkar evresine girmemişti. Biraz fazla kendiyle barışıktı.

Ertesi sabah gireceği son finali düşünmek yerine aşamalardan 3.a'nın sonunu getirmekle meşguldü o an. Fonda çalan İlkay Akkaya ile son ayın kâr-zarar bilançosunu çıkararak yapıyordu bunu hem de.

*Medyadaki şarkı😄*
"Bir şehri düşüme almışım
Yarim seni orda görmüşüm
Bir kalpsize gönül vermişim
Şimdi ölüm benim Amed içinde"

Ne zaman canı sıkılsa Amed'e,Diyar-ı Bekir'ine sığınırdı. O olmazsa da onu en güzel anlatan bu şarkıya...

"Bir gece bir gün olmuşum
Şiir huylum hasret kalmışım
Yari koynuna göndermişim
Şimdi yangın benim Amed içinde"

Ve yine her zaman olduğu gibi memleketi kurtarıcısı oluyordu. Kabul ediyordu ulan! Bir erkekten deli gibi etkilendiğini kabul ediyordu. Onun konuşma boyunca asla tam olarak açılmayan ağzını,hiçbir zaman dudaklarının üst sınırını aşmayan bıyıklarını...

"Amed şehrim benim
Sende saklı tüm düşlerim
Amed yaram benim
Sende kaldı tüm düşlerim"

Emre nefret ettiği halde günde 2 paket sigara içişini,tiryakiliğine rağmen sararmayan dişlerinin gülerken çok az görünmesini,gündüz vakti gökyüzünde parlayan yıldızlar gibi duran yüzündeki ufak ufak benlerini,gergin zamanlarında bıyıklarını parmaklarıyla tarayıp dişleriyle çiğneyişini... Kısaca her şeyini beğeniyordu.

"Ben ne yanlışa meyil vermişim
Yar yerine karanlık sarmışım
Bağrıma yıldız basmışım
Şimdi hasret benim Amed içinde"

Birilerine göre yanlış olabilirdi ama bu kesinlikle öyle hissettirmiyordu. Sınav dönemi bile kendine neler olduğunu anlamak için Alp'in yanında oluşu da dahil asla ama asla yanlış hissettirmiyordu.

"Bir damla bir sel olmuşum
Dicle'yim aşka akmışım
Koynumda resmin yatmışım
Şimdi vuslat benim Amed içinde"

Bu süre zarfında aralarında gelişen laf sokmalı arkadaş muhabbeti hiç olmadığı kadar iyi hissettiriyordu hatta. Tamam kendisi arkadaş kısmını aşmış olabilirdi ama olsundu. Yakında Alp'in de bunu aşmasına neden olacaktı.

YAKAMOZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin