4: ''KÜL''

131 10 1
                                                  


Sahi kalbin tam olarak ne taraftaydı?

Bi' sigara yaktım, yakmamalıydım ama yaktım. Ve bir tane daha, bir tane daha, bir tane, bir... İçime çektiğim her dumanı iliklerime kadar hissetmek istedim. Ciğerimin çürüyüşünün sesini duymak istedim. 

En çok merak ettiğim şey ne biliyor musun? Şu sevmeyi bilmeyenlerin kalbi de mi bizimki gibi atıyor? Bu düşünce aklımı yiyip bitirmeme sebep. Kalpsiz ama bu organıyla alakalı değil. Daha önce hiç sevmemiş, daha önce hiç sevilmemiş gibi davranıyor. Mesela benim için 5 duyu organı denen o saçmalık yok. 5 ile kalamaz o. Seni gördüğümde ki o kalp atışımın da isimlendirilip duyu organı haline gelmesi lazım. Belki o zaman anlarsın beni. O kadar insana kör olup sadece seni görme isteğimi, o kadar insana sağır olup seni duyma isteğimi ve o kadar insana susup en çok da sana konuşmak isteyişimi anlarsın belki. Çünkü yanındayım, görmüyorsun. Çünkü, konuşuyorum ama sen duymuyorsun. Sen, sen belki de toprağında başka bir çiçek büyütüyorsun, kim bilir. 

Elini tuttuğumda yutkundum. Tüm dünya avuçlarımın içindeydi o an ve ben istesem tüm dünyaya sarılabilecek boyuttaydım.

Buz gibiydi elleri. Beni üşütmüştü ama ben o soğukluğu sevmiştim. Giderken sarılmak yerine hep elini sıkardım bi' nebze de olsa ısıtmak için, aslında en çok da üşümek için. Bu biraz, sıcaklığını ortaya çıkarmak için kendini feda eden kibrit çöpü gibi. Yanan taraf ben olmuştum. Tıpkı şimdi yanan sigara gibi. 

Ben sana ev olmuşum ama sen bahçede ki çiçeği sulamışsın. Bunu sana daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum.

DERİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin