Özel Bölüm - 1

10.8K 795 235

Heyooo ben geldiiim. Hemde Aras'lı Eylül'lü bir özel bölümle! Yihhu😍

Bölümü okumadan önce şuna bakınız, özellikle Ankara, Bursa, İstanbuldakiler, önümüzdeki imza günlerim:

Bölümü okumadan önce şuna bakınız, özellikle Ankara, Bursa, İstanbuldakiler, önümüzdeki imza günlerim:

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Fotoğrafı açamayanlar için yazıyorum:

Şule Avlamaz - Ateşin Oğlu İmza Günleri

Ankara Kitap Fuarı
25 Şubat Pazar Günü
Saat: 14:00-15:00

İstanbul Cnr Kitap Fuarı
10 Mart Cumartesi
Saat: 15:00-16:00 arasında.

Bursa Kitap Fuarı
24 Mart Cumartesi
Saat: 13:00-14:00

Hepinizi bekliyorumm, kitabınız olsa da olmasa da gelin, sarılalım.❣️

Şimdik bu özel bölüm Aras ve Eylül'ün Lav'daki hallerinden hiç okumadığınız bir sahne. Henüz sadece ilk kitabı okuduysanız "ne ara bu raddeye geldiler" diyebilirsiniz, o yüzden gelecekten bir bölüm gibi düşünün siz.

Gelişmelerden haberdar olmak için İnstagram: sulisindunyasi

Hadi sizi daha tutmayayım, okuyun bakalım❣️

Ateşin Oğlu Özel Bölüm

Tek elim mutfak mermerine dayalı, tek elimse önümdeki hamur yoğurma kabının içindeydi. Yaklaşık on dakikadır donut hamurunu yoğuruyordum fakat hâlâ cıvıklığından kurtulmamıştı. ''Alabildiği kadar un'' yazıyordu. Benim hamur da aldıkça alıyordu, bir türlü kendini toplayamamıştı.

''Tarifte mi yanlışlık yaptım acaba?'' diye sordum kendi kendime bir su bardağı unu daha kabın içine boşaltırken. Bir yandan yoğurmaya, diğer yandan da konuşmaya devam ediyordum. ''Ne hamurmuş mübarek, benden obur çıktı! Artık doysana!'' Hâlâ cıvıktı ve biraz olsun sertleşmemişti. Tüm sinirimi çıkarmak istermiş gibi yumruk yaptığım elimle sert darbeler bıraktım hamura. Evet, hamura sinirlenmiştim. Ama esasında, sinirimin kaynağı kesinlikle onun cıvıklığı değildi. Gözüm, krem renkli mutfak dolabının üzerinde duran duvar saatine takıldığında vaktin gecenin ikisine yaklaştığını gördüm. Ve Aras, halen eve gelmemişti. Birkaç gündür böyle yapıyordu ve onu özlüyordum. Bir zamandan sonra ona olan özlemim sinirimle beraber aşçılığımı kabartıyor; mutfak, tam da şimdi olduğu gibi yemekhaneye dönüşüyordu. Mutfak masasının ve tezgahının üzerinde çeşit çeşit poğaçalar, kekler, kurabiyeler, adını ilk kez duyduğum ama yine de yaptığım garip tatlılarla dolmuştu. Ve olmazsa olmazım donutu, yapamıyordum!

Ateşin Oğlu 3 - LAVHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin