64 "Defter"

66.9K 3.7K 1.3K

ASYA

Yiğit'e sokulduğumda saçımı öptü.

Aylin'in hastaneden çıkmasının üzerinden yedi gün geçmişti ve biz evimize dönmüştük.

Aylin" hiçbir şey yemiyordu ve hiçkimseyle muhattap olmak istemiyordu. Psikolojisi çok daha kötüye doğru gidiyordu.

"Ne olacak bilmiyorum." Diye mırıldanan kocama baktım. "Aylin planını kabul de etmiyor!" İç çektim.

"Bir şekilde edecek." Dedim.

Aylin'in çalışmaya başlamasını teklif etmiştim. Hem bu şekilde kafası dağılırdı ve yeni insanlarla tanışırdı ama o bunu kabul etmiyordu.

"Sarışın?" Gözlerine baktım.

"Hm?" Yaklaştı ve dudağımı öptü.

Yiğit beni iyice kendine çektiğinde güldüm ve yanağını ısırdım.

"Ulan!" Diye homurdandı Yiğit.

Gülümsedim ve burnunu sıktım.

"Seni ısırırım Yiğit Arslanoğlu!" Dediğimde güldü.

"Annem ve babam bu akşam bize geleceklermiş." Dedi.

Birkaç kez kızlarını görmeye gelmişlerdi.

"Gelsinler." Yanağını öptüm. "O zaman gelinleri onlara çok çok güzel yemekler yapsın!" Yiğit güldü.

"Kendini yorma." Omuz silktim.

"Kaynanamla kayınbabam geliyor, tabii ki yorulacağım!" Yiğit sırıttı.

Elimi sakallarına çıkardım ve uzanıp dudağını öptüm.

"Ben sana çok aşığım." Dediğimde saçlarımı okşadı.

"Biliyorum." Kaşlarımı çattım.

"Yiğit?!" Ofladı.

"Kızım şunları sürekli söylemeyi sevmiyorum!" Küskünce ona baktım.

"İyi!" Yiğit inledi.

"Tamam ulan ben de sana çok aşığım." Kıkırdadığımda çenemi tuttu. "Oldu mu?" Başımı salladım.

"Yiğit ben bir şey fark ettim." Gözlerime baktı. "Ben sana trip atmayı özledim. Uzun zamandır adam akıllı trip atamıyorum, içimde kaldı biraz. Birazcık trip atsam kızar mısın?" Yiğit gözlerini kapattı.

"Allah'ım sabır ver!" Diye homurdandı. "Kızım sen manyak mısın? Yine tartışalım mı istiyorsun anlamıyorum ya!" Göz devirdim.

"Gerçekten trip atmayacağım ki! Şakacıktan atacağım ve sen de benim nazımla oynayacaksın. Tamam mı minnoşçuk?" Yiğit güldü.

"Sen benim başıma belasın Asya!" Yavaşça ondan ayrıldım.

"Belayım öyle mi?" Ona küskün bir bakış attım ve arkamı döndüm.

"Allah'ım!" Diye sızlandı Yiğit. "Gel haydi buraya." Dedi ve kolumu tuttu.

"Gelmiyorum!" Güldü ve kollarını arkamdan belime dolayıp bana sarıldı.

"Geleceksin." Burnunu boynuma sürttüğünde gülümsedim.

"Sen git başına bela olmayan bir kızla evlen!" Yiğit kahkaha attı.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!