17|like a dick

4.3K 471 222

Önemli! Bölüme geçmeden önce okuyun lütfen.💗

SİZE SEME TAELİ FIC BULDUM

Watty'de malesef çok fazla seme Tae olmuyor, böyle aralardan tek tük topluyoruz öyle okuyoruz, çok zor! Birkaç gün önce de birisi seme tae'li fic önermemi istemişti ama gerçekten önerememiştim, çünkü hiç okumamıştım.

jeoncursed 'in Bloody Life adlı kurgusuna bir bakın derim. Böyle vampirli bir şeyler okursanız tam size göre.

Hadi bölüme geçelim

İyi okumalaar~


    Dudaklarımın arasındaki sıcak dudaklarını, ağzımın içinde yeni bir ihtilal yarattığını düşündüğüm ıslak dilini ve biraz da sigara etkisi aldığım nefeslerini hissetmek benim için çok yeni olmasa da, heyecanlanmaktan kendimi alıkoyduğum söylenemezdi.

Tanrı aşkına, o Kim Taehyung'tu.

Hani şu... Esmer teninde bile mükemmel görünen sarı saçları, kalın ve her zaman hissetmek istediğim dudakları, ince bedenine rağmen hassiktirlik fiziği ile mükemmel görünen adam. Hani, şey, bir seks tanrısı gibi olan.

   Evet, kabul ediyordum ki onu gördüğüm ilk an aşık olduğumu düşünecek kadar etkilenmiştim güzelliğinden. Seksi bakışları vardı ve gerçekten güzel bir bedeni. Kalbi... Tanrım. Kalbini pek bilmiyordum ama... Ama çok yakın hissediyordum. Çok samimi geliyordu ve ne yalan söyleyeyim patronumla bir stüdyonun köşesinde seks yapacak kadar cüretkar biri olduğumu geçen güne kadar bilmiyordum. Birçok duygumu dışarı çıkarmış gibiydi, onun davranışları ve belki de gereksiz samimiyeti beni rahatlatıyordu.

   Eve girer girmez dudaklarıma saldıracağını bekliyor muydum? Aslında evet ama...

Dudaklarımda hissettiğim yabancı bir madde vardı.

Tuz... Tuzlu.

   Geri çekilip yüzünü ellerinin arasına aldığımda kızarmış gözlerini farketmiştim. Hayır, kızarmak... Yanlıştı.

Kan çanağına dönmüştü.

"Hassiktir," diye fısıldadım ona biraz daha yaklaşıp alnımı alnına dayarken. Gönülsüzce gülmüştü, sesi söylediğiyle pek bağdaşmıyordu. "Küfür edince seksi oluyorsun."

"Sik gibi görünüyorsun."

   Tekrar güldü. Bir şey söylemeden çenesini hafifçe kaldırdığında dudaklarımı daha sert öpmüştü ama karşılık verdiğim söylenemezdi. "Ne oldu?" diye sordu kafasını arkadaki kapıya çarparken. "Sana da mı eksik geliyorum? Güzel öpüşemiyor muyum?"

Söyledikleriyle yavaşça yutkunurken, onunla konuştuğum anlarda hiç düşünmediğimi farketmiştim. "Bir öpücükle sertleştirebilecek kadar iyi öpüşüyorsun."

"Teşekkür ederim."

"Önemli değil."

    Konuşmayacağını anladığım sırada az önceki davranışından olsa gerek kızarmış dudaklarını kısaca öpüp burnumu boynuna sürttüm. "İstersen sana kıçımı açabilirim." Bunu bilerek yapıyordum. "Ama bundan çok... Kalbini açmaya gelmiş gibisin."

"Ne?"

"Gel," Tek kaşımla salonu işaret ettiğimde dili dudaklarını turladı ve birkaç kez yüzümle oda arasında gözlerini gezdirdi. Sonra da yavaş adımlarını geniş koltuğa doğru yönlendirmişti. "Kahve mi, çay mı?"

Kim Groups//vkook//Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!