63 "Bebek"

69.5K 3.4K 1.8K

MENDERES

Doktorun bakışları yeniden bana döndü.

"Eşiniz çok mücadele etti ama maalesef ki olmadı." Kaşlarımı çattım. "Bebeğin ölmemesi için bu kadar uğraşmamız bile bir mucize." Yutkundum.

"Y-Yani?" Diye mırıldandı Asya.

"Ne yazık ki bebeği kurtaramadık. İnanın ki eşiniz de çok dayandı ama olmadı. Biz elimizden geleni yaptık." Şaşkınlıkla karşımdaki adama baktım.

Bebek...

Ölmüş müydü?

Yutkunamadım ve boş boş doktorun yüzüne baktım.

"Peki Aylin?" Dedi Yiğit titrek bir sesle.

"Çok kan kaybetti ama şu an durumu iyi." Dedi. "Çok geçmiş olsun." Doktor yanımızdan ayrıldığında birden yere çöktüm.

"Aylin..." Yiğit birden beni kaldırdı.

"Ulan hepsi senin mallığın yüzünden oldu!" Diye gürledi.

"Lan bir tek ben mi ısrar ettim? Sen de gel diye tutturdun!" Yiğit tam bana yumruk atacaktı ki Asya araya girdi.

"Kavga etmeyin, kaç yaşında adamlarsınız!" Yiğit sinirle geri çekildi.

"Biz şimdi Aylin'e ne diyeceğiz?!" Dedi.

Zorlukla koltuğa oturdum.

Aylin bunu nasıl kaldırabilirdi ki?

***

Aylin'i yoğun bakımdan çıkarıp odaya almışlardı.

Yavaşça yatağın kenarına oturdum ve güzel yüzünü seyrettim.

Hafifçe gözlerini kırptığında yavaşça elini tuttum.

"Güzelim?" Aylin inledi.

"Acıyor." Yanağını öptüm.

"Çok mu?" Aylin gözlerini tamamen araladığında bakışları beni buldu.

"S-Su." Başımı salladım ve kenardaki suyumu aldım.

"Ben içmiştim biraz, tiksinir misin?" Başını olumsuz anlamda salladığında yavaşça ona suyu içirdim.

Aylin geri çekildiğinde yeniden elini tuttum.

"Beynim allak bullak." Sesi o kadar kısıktı ki, bu içimin acımasına sebep oluyordu.

"Ben en iyisi abini çağırayım." Tam kalkacaktım ki hafifçe elimi tuttu.

"Menderes?" Yüzüne baktım. "En son neler olduğunu hatırlamaya çalışıyorum." Yutkundum.

"Aylin..." Sustuğumda gözlerini kapattı.

Yaklaşık bir dakika sonra yüz ifadesi değişti ve hızla gözlerini araladı.

"M-Menderes?" Sıkıntıyla ona baktım. "Bebeğim?" Diye sordu ve ardından eli karnını buldu. "Yaşıyor değil mi?" Bakışlarımı kaçırdım.

"Aylin." İnanamayarak bana baktı.

"Ö-Öldü mü?" Sesinin titremesiyle birlikte elini aldım ve sımsıkı tuttum.

"Evet." Diye mırıldandım.

"Hayır!" Aylin başını iki yana salladı. "Ölmemiştir o, ben biliyorum yaşıyor!" Elini aldım ve dudaklarıma götürdüm.

"Aylin güzelim ne olur sakin ol. Hem daha önünde bir sürü yıl var, mutlaka bir çocuğun daha olacak." Aylin yutkundu.

"Ölmedi!" Birden deli gibi ağlamaya başladı.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!