51 ♛ TURMALİN VE YILDIZ IŞIĞI

536 60 246

Geç gelen bir bölümle merhaba!

Nasılsınız?

Açıklamamı ve sorularımı bölüm sonuna sakladım bu kez. Kraliçelerin Savaşı serisinin en uzun bölümlerinden birini okuyacaksınız şimdi.

O bayıldığım paragraf yorumlarınızı ve bilmem kaç bölümdür ilk kez sınırı geçen oylarınızı bekliyorum. Oy sınırı yine yok ama 30'u geçince daha çok yazarım geliyor.

Bu arada bölümün bir kısmını kontrol edemedim. Uzun olduğu için hatalarım olabilir yine.

İyi okumalar *-*

51. Bölüm

TURMALİN VE YILDIZ IŞIĞI

"Khalrane bizi bekliyor olmalı, sana kalacağın daireyi gösterecektir." dedi Ak Kraliçe sarayın ilk kapısına varmak için merdivenlerden çıkarlarken. "Biraz dinlen. Mysia ve Aelia şehirdeler. Onlar dönene kadar ben de yanına gelirim."

"Nmery." dedi Dymentsia düşünmeden onun elini tutarak. "Seninle gelebilirim." Kardeşinin mavi gözleri hala gözyaşlarıyla parıldıyordu. "İzin ver, yardım edeyim. Acını azaltabilirim."

"Sen kendi acını çektin, hala çekiyorsun. Dahasına gerek yok. Dairene git, hepimizin konuşacakları var. Düşüncelerimizi toparlamamız lazım." Sözlerine rağmen onun elini bırakmadı. Büyük kapıyı geçtiler. "Yanıma gelirsen önceki gibi olur. Annemiz öldüğünde olanları hatırlıyor musun? Bir kez daha kendimizi kaybedersek bizi kimse toparlayamaz. Yalnız kalalım, ardından yapılacak anlaşmayı düşünelim."

"Haklısın." dedi Kara Kraliçe. Ak Kraliçe, onun elini tutmayı bıraktı. Yürürken geri bakmadı. Nedenini biliyordu Dymentsia, Nmerysa onun gibiydi. Zayıf oldukları anı birbirlerine daha fazla göstermek istemiyorlardı. Bu kez dağılmazlardı aslında. Haklısın, diyerek kardeşinin en son dediğine katılmıştı sadece.

Gök Kraliçe'nin ölümü farklıydı. Aylardır hastaydı. Aylardır ülkeyi onlar yönetiyor, sonra ne yapacaklarını planlıyorlardı. Günde üç dört kez annelerini ziyarete gidiyorlardı. Çoğu gidişlerinde en küçük kardeşleri Mysania, Gök Kraliçe'nin yanında oluyordu. Gök Kraliçe onun için üzülüyordu, o büyür ve güçlenirken yanında olması gerektiğini düşünüyordu. Dymentsia ve Nmerysa'nın ülkeyi parçalayacaklarını ancak buna rağmen iyi yöneticiler olacaklarını biliyordu. Birliği için mücadele ettiği, onlarca isyanı bastırdığı ülkesi bölünecekti, bunun için üzülüyordu belki ama düşüncelerini asla dile getirmedi.

Son haftasında, sarayda üç kızından birini varisi seçtiğine dair söylentiler dolanmaya başladı. Başta Mysania'nın amcası Arlenom olmak üzere Gök Konsey, en küçük kızını seçtiğini sandı ve onu destekledi. Fakat Kara Kraliçe, seçilenin o olmadığını biliyordu. Gök Kraliçe o kadar düşüncesiz değildi. 6 yaşında bir çocuk başa geçerse Diyar'a kaos hakim olurdu. Herkes onun üzerinden ülkeyi yönetmeye çalışırdı. İkizler ise hapsedilirdi. Seçilen o olamazdı.

O halde, Gök Kraliçe kimi seçmişti?

Kendine doğru gelen Rhadenis'i gördüğünde aklında bu soru vardı. "Nmery kötü." dedi yanına geldiğinde. "Mysia gelince görüşeceğiz."

"Nerede kalacaksın?" diye sordu Rhadenis.

"Bilmiyorum. Khalrane buralarda olmalıydı." Kara Kraliçe bunu demesinin ardından sarayın asıl binasına, yönetimin bulunduğu binaya gitti. "Aryandria yok mu?"

KARANLIĞIN ŞAFAĞI ♛ Kraliçelerin Savaşı IIIBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!