↬Half Wish↫

575 78 12
                                        

"Jungkook bu ne?" Genç adam kızın bu sorusundan bıkmış bir şekilde iç çekti ve telefonunda oynadığı oyununu dondurup, Haneul'ün eline alarak getirdiği fön makinesine baktı.

"Fön makinesi Haneul." Kız elindeki silaha benzeyen garip şeyi evirip çevirirken "Ne işe yarıyor peki?" diye sordu bu defa da.

"Banyodan sonra saçımızı kurutmamıza ve fön çekmemize yarıyor." Anladığını belirten nidalar çıkarırken fön makinesinin tuşlarına bastı ama Jungkook'un yaptığı gibi, cihazları çalıştıramıyordu.

"Off her neyse." Fön makinesini bir kenara bırakarak evin keşfetmediği diğer noktalarında gezinmeye devam etti.

"Evi altına üstüne getirmeyi ve 'bu ne?' diye sormayı ne zaman bırakacaksın?" Kız yüzünü asarak Jungkook'un yanındaki koltuğa yerleşti ve "Kusura bakma. Rahatsızlık verdiğimi bilmiyordum." dedi kısık sesle.

Genç adam birden kendini suçlu hissetmişti. Sonuçta o, bu devire yabancıydı ve bazı şeyleri merak etmesi normaldi. Onun yerinde kendisi olsaydı daha meraklı olacağına emindi. Birden kaşlarını çattı. Hayatında ilk defa empati kurmuştu. Normalde insanların düşüncesini önemsemezdi ama bu kız ona daha önce asla yapmam dediği şeyleri yaptırıyordu.

Telefonunun ekranını kilitledi ve arka cebine yerleştirerek ayaklandı.

"Hadi, gitmiyor muyuz?" dedi gülümseyerek. Kız eğdiği başını yavaşça kaldırıp anlam veremeyerek gence baktı.

"Seni alışverişe ve kuaföre götüreceğime dair söz vermiştim." Siyah saçlı gencin can yakan gülüşü kızı farkında olmadan mum gibi eritirken "Ama gidemem. Unuttun mu, bacaklarım yok. Bu şekilde insan içine nasıl çıkayım?" diye sordu. Sesindeki kırgınlık tınısı Jungkook'un da canını sıkıyordu.

"Sen her istediğini yapamıyor musun? Cinler kendileri için de çalışabiliyor diye biliyordum." Haneul başını olumsuz anlamda salladı ve iç çekti.

"Kendim için bir şey yapamıyorum. Sadece beni bulan kişinin dileklerini yerine getirmekten sorumluyum." Genç adam öğrendiği yeni bilgiyle hayal kırıklığına uğrarken, aklına gelen şeyle gülümsedi ve "Üç buçuk." diye atıldı.

"Bana üç buçuk dilek hakkı vermiştin. Sonuçta bu bir sözdür ve benim üç buçuk dileğimi yerine getirmen gerekiyor." Kız duyduğu şeyle gözlerini büyütürken fazladan dilek hakkının mümkün olup olmadığından tamamen habersizdi. Yine de eğer buçukuncu olarak saydığı dilek, üçüncü dilek yerine geçiyorsa o zaman yok olabilirdi. Bu yüzden gülümseyerek kalktı oturduğu koltuktan.

"Yani?" dedi genç adamın devam etmesi için.

"O zaman ben buçukuncu dileğimi dileyeceğim." Dileğinde herhangi bir eksik olmaması için bir süre düşündükten sonra heyecandan yerinde duramayan kıza döndü ve gülümsedi.

"Buçukuncu dileğim, senin insan görünümüne bürünmen." Kız beklemediği bu dilek karşısında afallamıştı.

"Gerçekten dileğini benim için, boş yere mi harcayacaksın?" diye sordu. Genç adam başını kararlı bir şekilde, olumlu anlamda salladı ve "Evet." diyerek sözlü olarak destekledi.

"Peki." Daha şaşkınlığını yenemeden havaya kaldırdığı parmağını şıklatmıştı. Saniyeler içinde varla yok arasındaki bacakları saydamlığını kaybederek yerini iki tane insan bacağına bıraktı. Jungkook'un dileğinin getirisi olarak uçma yeteneğini de kaybederken yer çekimine karşı koyamayıp ayakları üzerinde yere indi. Fakat uzun süredir kullanmadığı bacaklarını kullanmakta zorluk çekerek dengesini kaybetti.

Düşmesine saniyeler kala genç adam refleks olarak kızın kolundan tutmuş, kendine çekerek beline sarılıp kızı göğsüne yaslamıştı. Ama bu hareketinin onları bu kadar yakınlaştırmasını beklemiyordu. Bedenleri bütünleşecekmiş gibi kendine yapıştırdığı kıza hem ilk defa bu kadar çok temas ediyordu, hem de yüzlerinin arasındaki mesafe o kadar azdı ki, kızın alıp verdiği her nefesi çok net işitebiliyordu.

❃21st Century Prince➟jjk ⊱Four Shot⊰❃Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin