↬Second Wish↫

723 86 7
                                        

Uykusu yavaş yavaş dağılırken sarıldığı yorganı bırakarak yatakta sırt üstü döndü ve gözlerini usulca araladı. Bugüne dair içinde anlam veremediği bir sıkıntı vardı. Dün olanlardan sonra kendini bilgisayar başına atıp sayısını unutacağı kadar çok makale okumuş, araştırma yapmıştı. Vazonun varlığından bahseden birkaç kişiye de rastlamıştı. Başta ulaştığı sosyal medya hesaplarından onlara mesaj atıp bu konu hakkında daha ayrıntılı şeyler öğrenmeyi planlasa da sonradan fark etti elindeki şansı. Bu vazo, şu an onu bulmuştu ve dilek dileme sırası da ondaydı. Başkaları bu konudan haberdar olursa, yardım etmekten çok vazoyu düşünürdü ve bir an önce onu elinden almak için her şeyi yaparlardı.

Tavanı izleme seansını bitirip derin bir iç çekti ve uzandığı yatağından doğrulup oturur pozisyona geçti. O anda arkası dönük, pencereden dışarıyı izleyen kızı fark etmesiyle korkmuş ve ister istemez gerilemişti. Her ne kadar tüm gece düşünüp içten içe onu kabullense de bacakları olmayan, hayaletten farksız bu kız onu korkutuyordu. Korkutuyordu ama yüzü de bir saniye olsun çıkmıyordu aklından.

"Sen böyle kafana göre çıkabiliyor musun o vazodan ya...?" diye mırıldandı sitemli sesiyle. Kız ise onu duymamış gibi pencereden dışarıya bakmaya devam etmişti. İmrenen bir iç çekiş sessiz odadaki sessizliği bozarken kız, genç adama döndü.

"Zaman ne kadar da ilerlemiş." dedi asık suratıyla.

"Dışarıdaki insanlar, çok tuhaf giyiniyorlar..." Siyah saçlı genç anlam veremeyerek çattı kaşlarını. Bu kız hangi devirde kalmıştı?

"Sen en son ne zaman çıktın o vazodan?" Gözlerini kısıp düşünmeye çalıştı genç adamın sorusuna vereceği yanıtı.

"Kaç yılındayız?" diye mırıldandı düşünürken. Jungkook, kızın sorusuyla afallamıştı. Bunu sesine de yansıtarak "2018" dedi.

"Sanırım en son 1700'lü yıllarda bir kadın bulmuştu beni... 21. Yüzyıl'da insanlar ne kadar da değişiklermiş..." Şaşkınlığını bastıran tebessüm isteği genç adamın yüzünde yer edinirken, kız tekrar camdan dışarıya dönerek hayranlıkla izlemeye devam etti sokaktan geçen telaşlı insanları. Bu esnada Jungkook'un da kendisini izlediğinden habersizdi.

Siyah saçlı genç bacaklarını yatakta kendine çekti ve kollarını etrafına sarıp, çenesini de dizine yasladı. Ardından yüzünden eksiltmediği gülümsemesiyle "Belki de değişik olan sensindir." dedi kıza. Kız kendisine söylenilenle şaşırıp üzerindekilere bakınmıştı birden. Beyaz, dantelli ve her ne kadar temiz olsa da demode kalan elbisesi kesinlikle bu devirdeki insanların giydiklerine benzemiyordu. Bakışlarını elbisesinden, gereğinden uzun siyah saçlarına çıkardı. Saçlarının bir tutamını önüne alarak göz kararıyla baktı uzunluğuna. Saatlerdir pencereden dışarıyı izliyordu ama hiç bir kadında bu kadar uzun bir saç görmemişti. Belki de bu devirde hareketlerini kısıtlayan giyim tarzlarından ve saç modellerinden uzak duruyorlardı. Çünkü şimdiye kadar gördüğü herkes, güneşin doğumuyla tempolu bir koşuşturmaya girmişti.

Bir kez daha hayranlığını anlatan iç çekişinin ardından havada yavaşça süzülerek kocaman yatağın boş kısmına uzandı ve ellerini karnının üstünde birleştirip başını yanındaki yakışıklıya çevirdi.

"Onlar gibi olmak isterdim." Sesinde buna dair hiç bir umudunun olmadığını belirten tını, Jungkook'un kaşlarını çatmasına neden olmuştu. Genç adam yutkunarak yanındaki bedeni süzdü ve başını geriye atıp yatak başlığına yaslandı.

"Neden olamayasın?" Bu soru kızı şaşırtmıştı. Hızla uzandığı yerden doğrularak parlayan gözleriyle baktı gence.

"Sence olabilir miyim?" Bu çocuksu heyecanı Jungkook'un nedensiz bir şekilde hoşuna gitmişti. Tebessüm edip aşağı yukarı salladı başını.

❃21st Century Prince➟jjk ⊱Four Shot⊰❃Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin