~77

5.3K 450 285

Artık biliyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Artık biliyordu...

🍁

Yaşıyor muydum ben? Hayal edemeyeceğim kadar güzel bir andı çünkü, yaşıyor olamazdım. Ben, ben bu kadar güzel hissetmeye alışkın değildim. Ben umutsuzluğa sürüklerdim hep kendimi, inanmazdım beni anlayacağına.

Yatakta doğrulup derin nefes aldığımda, oturur pozisyona geçip yüzüme baktı. Utanıp gözlerimi kaçırırken gülüp, "Dediğin kadar körmüşüm," diye mırıldandı. Yataktan inip elimi saçlarımın arasına geçirerek odayı turlarken, yüzüne bakamıyordum. Yani, bakamıyordum. "Nasıl anladın?" Yutkunup odanın ortasında durup gözlerine baktığımda, yataktan inip karşıma dikildi. Boy farkımız fazla değildi, gözlerim gözlerine değiyordu.

"Bir insanın çevresini görmesi için, önce görmeyi istemesi gerek," dedikten sonra önüme düşen saçı geriye itti. "Buket'ten sonra, fark ettim." Birkaç saniye duraksadığında, gözlerimi kaçırıp yutkundum. Kalbimdeki acı yerini hoş bir sızıya bırakırken gözlerimi ellerime indirdim. "Benimle ağlıyor, benimle gülüyordun sanki. Sonra düşündüm, şarkı söylemeni, davranışlarını." Beni düşünmüştü. Beni. Bu... Bunun bu kadar güzel hissettireceğini düşünmüyordum. "Parçaları birleştirdiğimde, anlamak zor olmadı. Ki," dedikten sonra çenemi hafifçe tutup gözlerini gözlerime sabitledi. "Bakışlarını yakaladım." 

Burnumun ucundaki sızı artarken, yanaklarımdan süzülen yaşlara engel olamıyordum. İnanamıyordum, biliyor muydu şimdi?

Parmakları yanaklarımı silerken, daha fazla ağlamaya başlamıştım. Şu an o tüm ağladığım anlar, bu anı hayal ettiğim dakikalar dolmuştu zihnime, canımı acıtıyorlardı. Her gözyaşlarımı silmesini hayal ettiğimde, başkasını severken görüyordum onu, bunun acısını da tarif edemezdim size.

"Özür dilerim," diye fısıldarken sesi titremişti. "Görmedim, fark etmedim, ağlattım, kırdım, özür dilerim." Titreyen ellerimle yanağımdaki elinin tutup gülümsedim. "Geçti bile."

"Geçmedi, geçmez de. Belki seni sevemem." Burnumu çekip geri çekildiğimde, olduğu yerde oturup beni de karşısına oturttu. Gözlerine bakamıyordum. Baktıkça ağlayasım geliyordu, çok güzeldi. Ve hala bildiğine inanmakta güçlük çekiyordum. Ben bu kadar mutlu olamazdım. 

"Biliyorum, sevmesen de olur. Bunu sana kaç kere söyledim." Gözlerimi ellerime dikip konuşurken, "Bana bak," dedi. "Gözlerime bak." Yutkunup gözlerine baktığımda, "Söyler misin?" diye fısıldadı. Boğazımdaki yumru olduğu yere otururken, yutkunmak yerine derin nefes aldım. 

"Seni." Gözlerimi kaçırarak dudaklarımı birbirine bastırdım. Bu çok zordu. Ben bunun bu kadar zor olacağını tahmin etmemiştim. Birkaç dakika daha öyle durduğumuzda, cesaretimi toplayıp gözlerimi gözlerine diktim.

"Seni seviyorum sarışın." Sesim sonlara doğru kısılırken, yanağından süzülen yaşla sol yanıma bir şey batmıştı. "Ağlama," derken sesimin titremesi ve benim de ağlıyor olmam komikti. Gülüp, "Neden?" diye sordu. "İlk defa bunu hissederek söyleyen birinden duyuyorum."

Gözlerimi yaşlı ve gözlerinin daha güzel bir mavi tonuna bürünmüş gözlerinden çekip ona sımsıkı sarıldım. Onu hep sevebileceğimi anlasın istedim. Karşılık beklemeden, gitmeden, terk etmeden, canını acıtmadan, sevebileceğimi anlasın istedim. Kolları belimi sıkıca sararken, yüzümü boynuna gömdüm.

Kokusu buradan başka bir güzeldi. Hep hayal ettiğiniz şey gerçek olduğunda, hissettiğiniz o his anlık şokla midenizi bulandırırdı ya, öyleydim. Bir insanın mutluluktan midesi bulanır mıydı? Alışkın değildim böyle sarılmalara, güzel hislere. 

Ben hayallerimin gerçek olmasına alışkın değildim.

Elleri saçlarımda dolaşırken, burnumu çekip sakinleşmek için birkaç saniye bekledim. "Sevilecek, sevilmeye layık çok güzel bir kalbin var. Başkalarının bunu görmesi, benim görmeme engel değil, Uygar. Sevdim seni. Çok sevdim hem de. Pes etmedim, edemezdim çünkü gözlerinin güzelliğine tutulmuştum bir kere. Bu cümleyi kurmak için kaç gece hayal kurdum bilmiyorum, hayaller gerçek olur mu?" dedikten sonra geri çekilip gözlerine baktım. "Alışkın değilim ben gerçek olmasına. Sana aşkınla sarstın beni sarışın demiştim, hatırlıyor musun?" dediğimde utanarak gözlerini kaçırıp başıyla onayladı. "Utanması gereken benim ama bu an bir daha gelmez, bende cesaret edemem, biliyorum." Güldüğünde oluşan gamzesine hafifçe dokunup, "Aşkınla sarstın beni sarışın," diyerek alt dudağımı dişlerimin arasına aldım. Hıçkıra hıçkıra ağlayacaktım yoksa. "Gözlerin çok güzel, umarım bakmasını sadece ben bilirim." Birkaç dakika sustuk öylece.

"Seni seviyorum," dedikten sonra akan gözyaşlarımı umursamadan bir kere daha güldüm ve ekledim. "Gökyüzüm." 

Son kelimemle gözleri gözlerime değerken, ne diyeceğini bilmiyormuş gibi bir hali vardı. Yutkunup, elimi yanağından çekip sıkıca tuttu ve gözlerime baktı.

"Sana bir şey diyemem, desem de fark etmez zaten ama keşke daha önce görseydim, yanlış kararlar vermezdim. Ama sen çok güzelsin ve seni güzel yapan sevgin," dedikten sonra duraksadı ve ekledi. "Yüsra."

Kalbim yerinden fırlar gibi atarken uzun zamandır duymadığım ismin canımı bu kadar acıtacağını düşünmezdim. Gözlerimi yere sabitlediğimde saçlarım önüme düşerek yüzümü kapattı. Uygar kolumdan tutup beni kendine çekerek sıkıca sarıldığında, buna çok fazla ihtiyacım olduğunu hissettim. Beni sevmesini bekleyemezdim, daha yeni bir kız tarafından kırılmıştı. Sever miydi onu da bilmiyordum. Sevmesindi önemi yoktu, ben onu severdim. Sevgi karşılık beklenerek beslenen bir duygu değildi, seversin işte. Öylesine, karşılıksız, acıtacak derecede.

Umudumun bittiği yere sevgim girer ve ayağa kaldırırdı beni, Uygar umudumun bittiği o noktadan tutup kaldırmıştı beni, Yüsra'yı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Umudumun bittiği yere sevgim girer ve ayağa kaldırırdı beni, Uygar umudumun bittiği o noktadan tutup kaldırmıştı beni, Yüsra'yı. Babasının paramparça ettiği kızın kalbinden tutmuştu, daha nasıl anlatayım ben bu adamın güzelliğini?

🍁

İsmi bilene ithaf vereceğim demiştim. Bu bölüm senin. alone1yazar

Anonim: kırık kalpBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!