Sinek Yedili | Tek Bölümlük Hikaye

96 2 3

"Anlıyorum.." dedim. 

"Peki, gelecek hakkında ne düşünüyorsunuz?" 

Kadın soruyu duyunca beş saniye bekledi ve bana dönüp,

"Gelecek hakkında umutsuzum. Hiç bir beklentim yok. Sanki hiç bir şey düzelmeyecekmiş gibi geliyor." dedi.

"Pekala." dedim. Süre dolmuştu.  Kadına  ciddi bir şekilde baktım ve,

"Sıkıntılarınızın ağırlaşmaması yönünde psikiyatriste gitmeniz uygun olacaktır. O size bir ilaç yazar." dedim. Kadın teşekkür edip odadan çıktı. Geriye yaslandım ve ne kadar yorucu bir gün olduğunu düşündüm. Saate baktığımda saat 7ye geliyordu. Koltuktan kalkıp gömleğimi çıkardım. Ofisimdeki askıya astım ve çantamı alıp dışarıyı çıktım. Saçım arkadan gevşek bir şekilde bağlanmıştı. Kafama montumun kapüşonunu geçirdim ve ellerimi cebime sokup otoparka doğru ilerledim. Arabama bindiğimde bir an önce eve gidip yatmayı dilemiştim. 

***

Arabamı garajın önüne park edip yan koltuktaki çantayı aldım. Arabadan inip kapısını kapattım. Eve doğru yürüdüğümde bacaklarım ağrıyordu. O kadar yorgundum ki.. Anahtarla eve girdim. Her zaman ki gibi ışıkları açmadan salona geçtim. Bir an ne olduğunu anlamadım. Işıklar açıldı ve bir sürü kişi bana doğru gelmeye başladı. Hepsi çığlık atıyordu. Şok  etkisi geçince şarkı söyledilklerini anladım.

"İyi ki doğdun Anna.. İyi ki doğdun Anna.." diyorlardı. Bugün ayın kaçıydı? 13 Şubat... Bugün 13 Şubat mı? Aman tanrım...O sırada Tessa'yı gördüm. Mutfaktan çıkıyordu. Elinde bir yaş pasta vardı. Önümdeki masaya koydu ve bana bakıp gülümsedi. Gülümsemesine elimden geldiği kadar karşılık verdim ve mumları üflemek için eğildim. O sırada Tessa'nın sesi beni durdurdu.

"Önce dilek tut!" diye cırlamıştı... Bir dilek tuttum ve mumları üfledim. Sonra pastadan uzaklaştım ve insanların yüzlerine baktım. Hepsi mutlu görünüyordu. Yapmacık gülümsemeleri onlardan daha da nefret etmemi sağlıyordu. Hepsinin aklı başka bir şeydeydi aslında. Bahse varım ki şu anda hiçbirinin umrunda değilimdir. Az önce; ölmeyi dilemiştim. Herkes olanlardan habersiz alkışlamıştı. İnsanlar neden böyle? Yoldan geçen bir adamı durdurup "hey sen! Bu s*ktiri...ten hayatta neden bu kadar mutlusun?" diye sorasım var! 

Bütün gece bir koltukta oturup elimdeki içkiyi içerken insanların dans etmelerini izledim. Mal gibi. Gerçekten çok sıkılmıştım. 

Tessa'yı psikoloji bölümünden tanıyordum. Yani üniversiteden beri arkadaşız. O da psikolog ve aynı yerde çalışıyorduz. Şu an evimde olan insanların içinden bir tek onu tanıyorum diyebilirim. 

***

Misafirler gittikten sonra yatağıma yattım. Anında uykuya dalmışım...

Alarm sesiyle uyandım. Hey bu alarmi ne zaman kurmuştum ben!! Telefonuma baktım. Üzerinde

"Sevgililer günü!! Tony'e hediye almayı unutma!!" yazıyordu. Evet bu alarmı beş ay önce kurmuştum. İşin kötü yanı Tony ile üç ay önce ayrıldık. Yani bu alarm benim için hiç bir anlam ifade etmiyordu. Yataktan uflayarak kalktım. Banyoya doğru ilerledim. Aynada kendime baktım. 20 yaşında olmama rağmen 30 gibi gösteriyordum. Çünkü kendime hiç bakmamıştım. Tony'den ayrıldığımdan beri makyaj yapmıyordum. Sporu da bırakmıştım. Gerçi şu anda çok şişman sayılmam ama... 

Yüzümü yıkayıp odama gittim. Aylara önce çekmecelere attığım makyaj malzemelerimi çıkarttım. Önce üzerime siyah-mor -işe giderken giydiğim- elbisemi giydim. Saçımı tarayıp açık bıraktım. Ayağıma siyah topuklu ayakkabılarımı giydim. Sonra aynanın karşısına geçip eyeliner sürdüm. Dudağıma da kırmızı bir ruj sürdüm. Parfüm de sıkıp evden çıktım. 

Sinek Yedili | Tek Bölümlük HikayeBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!