For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Umarım beğenirsiniz :))

Müzik/ Chandelier

Multimedia/ Burcu

Gözlerimi açamıyorum. Daha doğrusu açmıyorum diyelim biz ona. Üşengeçlikte dünya markasıyımdır, sınır tanımıyorum. Her halde telefonun da şarjı bitti sesi çıkmıyor. Allahtan prizi yakınıma bir yere koymuşlar. 'Allahım bu kulunu ödüllendirdin, bu kulun senden başka bir şey istemiyor' diye düşünürken kendime bi baktım da sanki göt baş açıkta uyumuşum. Ben öyle sakin köşeye sokulup uyuyanlardan değilim. Kendimi zorlayarak gözlerimi tamamen açtım. Yeni bir güne daha başlıyoruz.

Ailece kahvaltımızı yaptıktan sonra odaya çıktım.'Siyah' renkli bikiniöi giydim altına şort ve üstüne daha türkçesini bile bilmediğim bir tişört geçirdim.Her zaman şekildim.

Havuz kenarına indim ve içecek bişeyler almak için kulaklığım ve telefonumla kısık ses müzik dinleyerek ilerliyordum."Yavrum şurada ki havluyu uzatırmısın?" dedi tanımadığım yaşlı teyze.Bende hemen cici kız tavrımla "Tabi teyzeciğim" dedim ve telefonu kulaklığı masaya bıraktım. Oğlum bunlar değerli mallar her şeye karşı korumak lazım mazallah sıkıntı çıkmasın. Havuz kenarındaki teyzenin gösterdiği havluya eğilirken Duman'dan, Helal Olsun'u mırıldanıyordum.

Uçasım geliir.

Bunu mırıldandığımda nereden bilebilirdim uçabileceğimi. Meğersem birisi beni havuza itmiş.Kendi kendime ulan senin ben diye söverken Allahtan boyumu geçmiyor diyede dua etmiyor değildim .İçimden söverken iyi ki telefonu felan bırakmışım diye düşündüm. Yoksa annemler ağızıma sıçarlar.[tab3 tanıtım yüz ifadesi zaa] İbretlik tespit yaptım kaydedin bunu ?

Havuzdan çıktığımda karşımdaki kişiye baktım. Ama bakış o bakış bunda benim sövdüğüm özellikler yok sanki lan. Bu çocuk taş lan.

Ağır ol Burcu.

"Sen ne yapıyorsun ya !" Dediğimde bu yaklaşımıma sırıtarak karşılık verdi.

"Tişörtündekini yapıyorum." İlk başta bir şey anlamasam da sonra tişörtüme baktım.

"Ne var ki tişörtümde ?"

"Tişörtünde at beni yazıyor güzelim" dedi ve tekrar sırıttı.' Uha onlar belediye çukuru mu ?'diye düşünmeyi de unutmadıktan sonra ingilizce hocamda mı sorun var bende mi sorun var bilmiyorum fakat tişörtte uzun bir yazı vardı ondan emindim yani.

"Havuza atman mı gerekirdi. Ya yüzme bilmeseydim."dedim

"Kendini üste çıkarma hemen,öyle at beni yazan tişört giymeseydin. Ayrıca yüzme bilmediğin buradan belli." O kadar mı belli diye düşünüyordum.

"Neyse işim var daha sonra görüşürüz." dedi.

"Görüşmesek daha iyi olur sanki." dedim.Bunun karşılığında 'tekrar' sırıtarak uzaklaştı.Yanımdan geçtiği sırada onu inceleme fırsatım olmuştu.

Keskin yüz hatlı,hindistan cevizi kabuğu kahvesi saçları..Ne dolgun ne de ince dudakları vardı.Rengi esmer tenine uygun bir renk.

Acaba kaç saattir aynı yerde durduğumu düşünüp, sonra bunu takmayıp telefonumu da alıp yukarıya üstümü değiştirmeye çıktım.Kurulanıp başka şort ve tişört giydim.Tabi bu sefer tişört sadeydi.Bir daha anlamını bilmediğim tişörtlere giymeyeceğime dair yemin edebilirim. Üstümü de değiştirdikten sonra zamanım olduğundan dolayı laptopumun başına geçtim ve ıslanmış tişörtümdeki 2 cümlelik yazıyı google çeviriye yazdım.Zaten arasında  kelimeleri biliyordum ama birleştirmek zor geliyordu.You sen demek falan..

En sonunda ingilizcesi '
cümleyi türkçeye çevirmeyi başardım.

Türkçesi '
imiş ve güzelmiş yani.Da ne alaka at beni derken havuz gibi miydi.Ov dis may şet ya yatak falan olsaydı.Yav neyse saçmalamayı bırakıp aşağıya inmeye karar vererek tekrar içecek almaya yola koyuldum. Orada kendimi rezil etmek istemezdim ama olay şuydu..

"Hani böyle buzlu çilekli, şemsiyeli bir şey varya ondan alabilirmiyim?"

"Biz ona çilekli buz [sallanarak oluşturuldu] diyoruz güzelim." Arkamı döndüğümde o ukalayı gördüm. Evet kusura bakmayın şansıma sıçıyorım.

"Sen neden her yerden fırlıyorsun. İşin yok muydu ?"

"Mola verdim diyelim."dedi ve sırıttı.Bu ne yılışık sırıtık bişey öyle ya !

"Ne yapıyordun da mola verdin?"

"Bu konular sana uzak kalır güzelim anlamazsın"Dedi and 'tekrardan' sırıtınca kendimi tutamadım.

Irıspı çıcığı.

"Pardon?! Ne dedin sen?" dedi ukala.

Lanet olsun yine mi sesli düşünmüştüm.Bu huyuma içinden küfür saydırarak -tabi bu sefer içimden- konuşmaya başladım.

"Yok eski sevgilim aklıma geldi de ondan"dedim ve iyice boka battığımı anladım. O da sırıtıklık yaptı.[tabiki de sırıttı]

"Beni eski sevgiline mi benzetiyorsun?" diyerek bana havalı smile bulunan psikolojik dayak attı.

"O da senin gibi piçti, ukalaydı, beyin özürlüydü, ibnenin önde gideniy.."
"Ağır ol cici kız." dedi ve göz kırptı.Yılışık.Daha sonra devam etti.

"Bu arada eminim şu ana kadar kimseyle öpüşmemişsindir."

Ve kahpece sırıttı.Bu çocuğa artık iyice sinir olmaya başlamıştım. Güleyim mi ağalayayım mı bilemedim. Konuyu nereden nereye getiriyorsun.Onun bu lafları karşısında sustuğumu ve başka yerlere baktığımı görünce sözüne devam etti.

"Peki ilk öpücüğünü bana vermeye ne dersin?"

Fazla uzatmak istemiyorum okumuyosunuz koyu yerleri zaten ahahaha Yeni bölümde görüşmek üzeree :*

B.O.KBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!