3. Bölüm

87 12 2

Avucumun içinde kocaman bir kesik oluşmuştu ve kanı durduramıyordum.Masanın üzerindeki telefonumun melodisini duyduğum anda zorlada olsa ayağa kalktım.Tişörtümden kopardığım parçayı elime sararken diğer elimle telefonu kavradım ve kulağıma götürdüm.Zayn’in sesini duyduğum anda irkildim.

‘’Sana ihtiyacımız var Jes.Kıyafetlerde bir karışıklık olmuş sanırım.’’ 

Zayn bir yandan fısıltıyla Niall’a bir şeyler söylüyordu.

‘’Yarım saate oradayım Zayn.’’ Dedim ve telefonu kapattım.Sardığım parçadan kan sızıyordu.Sağlık dolabının yanına gittim fakat Liam’ın kolu kanadığında son kalan sargı bezinin de ona harcandığını fark ettim.İçimden küfürler savururken çaresizce tişörtümden bir parça daha koparıp avucuma sardım.Üzerime yağmurluğumu aldım yağmurluğun şapkasını gözlerimin hizasına kadar çektim.Dışarı çıktığımda havanın daha yeni karardığını fark ettim.Dışarısı umduğumdan soğuk çıkmıştı.Yere bakarak ilerlenmeye çalışıyordum.Fark etmeden birine çarptım ve yere düştüm.Yere düştüğüm an istemsiz şekilde ağlamaya başladım.Bana çarpan adam dizlerinin üzerine çökerek yüzüme bakmaya çalıştı.

‘’Üzgünüm bu kadar sert çarptığımın farkında değildim.’’

eğilip yüzüme bakmaya çalışıyordu.

‘’İyi misiniz ? ‘’ 

sesi endişeliydi.Yaralı olan elimi kaldırarak sorun yok anlamında salladım.

‘’Eliniz kanıyor.’’ 

.Şapkayı ileri iterken gözyaşlarımı da yağmurluğun koluna sildim.

‘’İyiyim ‘’ dedim ayağa kalkmaya çalışırken.

‘’Jesse ? ‘’ dedi adam .İsmimi söylediğinde başımı kaldırıp ona merakla baktım.

‘’Pardon ama tanışıyor muyuz ? ‘’ dedim parmağımla ikimizi gösterirken.

‘’Ben John .’’ dedi gülümseyerek elini uzatırken.

John John..diye tekrarladım içimden.

‘’John şu bizim ‘’inek John’’ mu ? ‘’ dedim sevinçle gülümseyerek.

‘’Evet aynen öyle .’’ dedi ellerini pantolonunun cebine sokarken.Telefonumun ısrarla çalmasına karşılık işaret parmağımı kaldırarak.

‘’Pardon.’’ Dedim fısıltıyla.Başını eğerek onayladı ve ayakkabısını yere sürtmeye başladı.

‘’Efendim Liam.’’ Dedim kısık bir sesle ismini söylerken bile gözlerim doluyordu.

‘’İyi misin Jes.Ev kan damlalarıyla dolu.’’ Sesi telaşlıydı.

‘’İyiyim Liam sadece ufak bir sıyrık.’’ Diye yalan söyledim bir yandan da elimi inceliyordum.İkinci sardığım parçadan da kan sızmaya başlamıştı.

‘’Eminsin değil mi ? Yanına gelebilirim.’’ Dedi ısrarla.John’un seslenmesiyle telefonu göğsüme bastırdım.Kulağında telefon vardı ve fısıltıyla bana sesleniyordu.

‘’Bu numaram Jes.Bir gün seninle eski günleri anmak isterim.’’ Dedi elindeki kartviziti uzatırken.’’

Başımı eğerek onayladım ve John’un hızla uzaklaşmasını izledim.Liam’ın o yumuşak sesini duyduğumda telefonu yeniden kulağıma götürdüm.

‘’Biriyle mi konuşuyordun Jes ? ‘’ dedi merakla.

‘’Hayır .Turistlerden biri yol soruyordu, bilirsin.’’ Dedim gülerek.Al sana ikinci yalan. 

Fuck My LifeBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!