Keyifli okumalar..
Medya'da Özgür var ♥

'Ne bok olduklarini yüzlerine vurmadigimiz icin kendini kusursuz sanan insanlar var..'

 8. Bölüm

Yaklasik on bes dakika sonra Kaanlarin apartmani buldum ve hemen iceri girdim. Iyi ki akil edip anahtarini da yürütmüsüm. Sinirle tüm posetleri mutfaktaki masaya biraktim ve Kaan'a bakmaya gittim.

Odasinin kapisini acmamla yine yattigini gördüm. Kuzeni yollarda kaybolsun bu pislik de eve geri dönüp uyusun. Oh ne ala memleket.

Simdilik birsey yapmadim ama ben bunu onun burnundan getirmesini iyi bilirim.

Mutfaga geri dönüp cekmecelerden bir önlük cikardim. Ilk olarak aldigim malzemeleri yerlestirdim. Sonrada pancake yapmak icin kollarimi sivadim.

Teker teker her dolabi actim. Hepsinin icinde yeni, bir kez bile kullanilmamis olan tavalar, tencereler var. Hic yemek yapmiyolar mi acaba? Gerci para siciyorlarmis. Tabii kolay disardan siparis etmek.

Sinirliyken kendini mutfaga atan bir tip degilim aslinda. Daha cok evinde kum torbasini yumruklayan tiplerdenim. Ama burda kum torbasi yok. Gerci Kaan var ama neyse..

Pancakelerin hamurunu hazirlayip tavada kizartmaya basladim. Onlar bitince de dört yumurta haslamaya karar verdim. Ardindan domates salatalik dogradim ve bir de cay demledim.

Yemek yapmasini da sevmem aslinda. Bir kac ay öncesine de bilmezdim zaten. Bir gün anneme partiye gitmek icin yalvardigimda bana 'Yemek yapmayi ögrenirsen yollarim. Evlenecek yasa geldin daha iki yumurta kiramiyorsun' demesiyle basladi. Mecburen bütün hafta mutfaktan cikmadim. Annemde bana pilavdan basla karni yariga kadar ne var ne yok yaptirdi. Partiye gitmek istedigim icinde hizlica ögrendim. Isime yariyorda zaten..

Yaptiklarimin yanina bir de aldigim kiymayla köfte kizartmaya karar verdim ve harci hazirladim. Köfteler yavas yavas kizarirken dolaptan nutella, recel, zeytin, peynir gibi kahvaltiliklari cikardim ve masaya yerlestirdim. Ardindan da dört tane de tabak, bardak, catal ve bicak.

Üsenmeyip bir de patates kizarttim. Cocuklar böyle kahvalti masasini görmemislerdir uzun zamandir. Hem ben de tesekkür etmis olurum. Kizarmis olan köftleri ve patatesleri de masaya yerlestirdim. Dolaba koydugum meyve suyunu da alip bardaklara doldururken Ömer gözlerini ovalayarak mutfaga girdi. Sonra bir bana bir de masaya bakti.

Agzi acik kaldi. Yazik ya.. Ne yiyorlardi ki bunlar bu zamana kadar? Ne oldugunu anlamadan geldi birden bana sarildi.

"Kayra.. Sen burda kal ömür boyu." dedi ve geri cekildi sonra masaya bakti. "Allahim masaya asik oldum!" diye bagirdi.

Bende bu haline güldüm. Salak ya. Eglenceli bir tipe benzedigi kesin. Sevdim bu salagi benim kafami yasiyor tam olarak.

"Tamam hadi git yüzünü yika sonra da Özgürü uyandir da gel. Kaan'i bana birak.." dedim siritarak.

Dolaba koydugum suyu cikarip bir bardaga doldurdum. Icine bir de buz parcasi koydum ve Kaan'in odasina dogru yol aldim. Üstünü acmis olacaklardan habersiz hala uyuyor. Bir an icin acidim ve bir iki kz seslendim. Cevap gelmeyince sinirlenip bütün bardagi kafasina bosalltim.

"Agzina sicayim!" diye yataktan firladi. Bende gülmekten karnimi tutmus bir haldeyim.

"Lan Kayra! Dondum lan! Ne diye döküyorsun buz gibi suyu!" diye gürlerdi. Ama bana sökmez Kaan bey.

"Intikam canim intikam! Götü kalkmis yavsaklardan benim adima özür dilememen gerektigini ögrenmis oldun.." dedim ve kollarimi gögüsümde birlestirdim.

"Nasil buldun burayi? Evi diyorum yani.. Hem onu gec Arasla niye ugrasiyorsun?"

"Arayan Mevlasını da bulur belasını da canim benim. Ben evi buldum o geri zekali da belasini. Yani beni. Hem o benimle ugrasmayi secti bende ona bunun kötü bir secim oldugunu gösterdim bu kadar." dedim ve odasindan ciktim. Mutfaga gectigimde masada yerini almis ve yemeye baslayacak olan Ömeri gördüm.

Catal olan eline vurup "Milletin gelmesini bekle! Kovalayan mi var Ömer?" dedim gülümseyerek. Ben de hemen yanina oturdum. Ardindan Özgür ve Kaan da mutfaga gelebildiler.

"Vay.. Kuzen hayirdir?"

"Bir nevi teşekkür olarak görün.. Hani burda kalmama izin verdiniz ya." simdi böyle davranayim ki ileride bir hata yaptigimda bunlari hatirlatabileyim. Degil mi?

"Kayra sen böyle kahvaltilar, yemekler hazirla ben seni zaten bir daha göndermem ki burdan" dedi Ömer siritarak ve yanagimdan makas aldi. Cok samimi bir cocuk. Fazla samimi.

Onun aksine Özgür geldiginden beri tek kelime etmedi. Sessiz bir tip. Ilginc daha dogrusu. Onu izledigimi gören Ömer bana dogru yaklasarak kulagima "Onu takma ya. Hep böyle kendini gizemliyim diye gösterir.. Ama iyi cocuk. Simdi sana karsi yabancilik falan cekiyor o yüzden. Iki güne kalmaz alisir." dedi.

Ben de tebessüm ederek basimi onaylayarak salladim. Kahvaltiya basladiktan bes dakika sonra kapi caldi. Özgür Ömer'e, Ömer Kaan'a, Kaan da bana bakti.

"Ne?" dedim catalimdaki dilim salataligi agzima atarak.

"Baksana kapiya.."

"Oldu! Hizmetcin var ya burda"

"Kayra iki dakika insan ol.."

"Senin oldugun bir yerde senden ala hayvan mi var?" dedim siritarak. "Hem niye ben bakiyorum? Ev sahibi sizsiniz. Ne diyecegim ben kapidakine? Komsunuzdur falan simdi ugrasamam. Git hem kicini kimildat yag yakarsin azicik" dedim ayni sekilde.

"Bir kapi acmamak icin o kadar cene caliyorsun ya.. Pes!" dedi ve masadan kalkti.

Burdan cok olmasada konusulanlar duyuluyordu.

"Kardesim! Hosgeldin. Gec kahvalti yapiyorduk biz de" Kaan'a bak sen kardesim falan. Kim ki bu?

Kaan önden mutfaga girdi arkasindan da Aras.

Ne ariyor bu cokcuk burda? Ben bunu bo-ğa-rım! Karsima cikma demedim mi lan ben buna?

Gavur.Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!