Enemies or Friends

927 61 5

Shawn sinirden kıpkırmızı olmuştu ve Matthew'a vurmamak için yumruğunu çok sıkı bir şekilde sıkıyordu.

Bir kaç dakika sonra sessizliği bozan Shawn oldu "Birbirimizi en yakın arkadaş sanarken en büyük düşmanlar çıkmamız çok garip değil mi?"

Matthew elini havaya kaldırdı "Bir kız için düşman mı olacağız?"

"Sana olacağız demedim,fark etmeden öyleymişiz."

Bir gerginlik oluştuğunu fark ettiğimde Sam'i yanlarına yolladım. İçimden büyük bir oh çekiyordum ki rahatlamam yarıda kaldı. Shawn,bu seferde Sam'e sataşıyordu.

"Sende biliyordun. Çok güzel. Kimse bana birşey anlatmıyor."

"Dostum ben sadece Alice ile ilgileniyorum diğer konular hakkında bir şey bilmiyorum."

Shawn,Matthew'a her baktığında daha da çok sinirleniyordu,belki üzülmemiştir diye düşünürken göz göze geldik. Bana baktığında siniri geçmiş,onun yerine hayalleri yıkılmış gözleriyle bakmaya başlamıştı. Onun nasıl hissettiğini anlıyordum ama elimden birşey gelmiyordu. Ona her baktığımda kendimi suçlu ve bir o kadarda kaşar gibi hissediyordum. Gözlerimi devirdiğim gibi yanıma geldi. Elini omuzumda hissettim ve arkamı döndüm. Kendimi o kadar kçtü hissediyordum ki yüzüne bile bakmak istemiyordum.Çünü gözlerine bakarsam,ne kadar kırgın olduğunu görecektim. Saçımı yüzümle biraz olsun kapadıktan sonra ona doğru döndüm. Diyecek hiç birşeyim yoktu ama görünene göre onun vardı. Bana kızacağını sanıyordum ama hiç beklemediğim bir soruyla karşılaştım.

Çok sakindi ve sessiz bir şekilde konuşuyordu. "2 gün sonra bir yerde performans sergileyeceğim,gelmek ister misin?"

Onun için sevinmiştim,saçımı önümden çektim ve gülümseyerek cevap verdim. "Tabii ki gelirim."

"Matthew'ın seni yalnız bırakmayacağına eminim,onada söylersin."

Bunu demesiyle yüzümdeki gülümseme bir anda gitmişti. Kafamı 'evet' şeklinde aşağı yukarı salladım ve yerimden kalkıp Alice'in yanına gittim.

"Garip görünüyorsun,birşey mi oldu?"

Sesim titriyordu "H-hayır. 2 gün sonra Shawn'ın performansına gidelim mi?"

Şaşkın bir şekilde tepki verdi "2 gün sonra mı? Nasıl yani?"

Boş bir şekilde ona bakıyordum "Evet,neden şaşırdın?"

Cevap vermeden yanımdan uzaklaştı,ne olduğuna anlam verememiştim. Sam bir köşede tek başına oturuyordu,yanına gittim ve neden tek başına oturduğunu sordum. "Alice beni burada istemiyor."

Dudaklarımı birbirine bastırdım "Nasıl istemiyor?"

Gözlerini kapadı "İstemiyor işte."

Merakla gözlerimi açtım "Birşey mi yaptın?"

Ellerini önünde birleştirdi "Hayır,bana güvenmiyor. Kimseye güvenmiyor."

"Alice böyledir,daha yeni tanıştınız hemen sana güvenmesini bekleyemezsin."

Yerinden doğruldu ve kafeden çıkarken arkadasına dönüp Matthew'ın yanına gitmemi işaret etti. İnadım tutmuştu ve yanına gitmeyeceğim diye kendime söz vermiştim.

Kendi kendime fısıldıyordum "Yanına gitmeyeceğim,gitmeyeceğim,gitmeyeceğim.." Tam o anda yanımda birisi belirdi. Kafamı yukarı kaldırdığımda Toby'i gördüm. Korkmuştum ve hızla oradan uzaklaşmaya başladım.

Tattooed HeartBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!