AŞKMAF/21

11.3K 560 54

iyi okumalar.

Beğeni ve yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen. 

      Az çok daldığım uykumdan arabanın durması ile kendime gelirken gözlerimi açmadım. Kollarımı Rüzgar'a sıkı sıkı sararken o da kendini hissettirmek ister gibi daha sıkı tuttu beni. Arabadan indiğimizi sarsıntı yaşadığım için anladım. Rüzgar'ın 

'' Evin kapısını aç sende evine git. Teşekkür ederim yardımın için'' dediğini duyduğumda teşekkür etmesine şaşırsam da tepki vermedim. Eser'e dediğini biliyordum ve eminim bunu ilk defa dememiştir. Rüzgar'ın Eser ve Kağan abim arasında ki bağı çok farklıydı. Onları anlamak biraz zordu ama kendilerini bilmeleri güzeldi. Yanlış anlamıyorlardı en azından birbirlerine karşı yaptıkları hareketleri. 

'' Tamam abi bir şey olursa ara'' dedi Eser sessizce. Rüzgar'ın tekrar hareketlenmesinden eve girdiğimizi anladım. Gözlerimi yavaşça aralarken karanlık olan evde ışık açmadan direk merdivenlere yöneldi. Uyku sersemi olduğumdan olsa gerek ben hiç bir şey göremezken o her adımından emin bir şekilde ilerliyordu. Ezberlemiştir elbette evini. 

Kısa süre sonra sırtım yumuşak yatağa değerken kollarımı Rüzgar'ın boynundan çekip kendime sardım ve sağıma döndüm. Rüzgar'ın dudaklarını yanağımda hissettim geri çekilmedi ama. Durdu öylece ve ben dudaklarının sıcaklığında kayboldum tekrardan. Kendini geri çekerken üzerimi örttü. Saçlarımın arasında parmaklarını hissederken fısıltıyla

'' Geliyorum '' dedi. 

Adım seslerinden gittiğini anladığımda gözlerimi açtım. Karanlık odada bir şey göremesem de etrafa bakındım biraz. Daha sonra üzerimde ki çarşafa sarıldım ısınmak için. Bugünü bir an önce atlatmak istiyordum. Yarın ne düşüneceğimi bile düşünecektim. Biliyordum kendimi. Daha gizlenen şeyler vardı ben saftım. Her şeyin bittiğine inanacak kadar da salak. 

Rüzgar hayatıma girdiğinden beri kurallarımı çiğnemiş, düzenim bozulmuştu ama bunlar büyük sorunlar değildi. Bunları kaybederken güzel duygulara yakalanmıştım. Aşkı tatmıştım. Anne olacaktım. Tamam daha beter duyguları da yaşamış bazen kendimden bile tiksinmiştim ama değerdi. Yanımda Rüzgar olacaksa değerdi. Onun varlığı bana her şeyi unuttururdu. 

Gözlerimi tekrar kapattım ve bekledim. Geliyorum demişti bende bekleyecektim. Onun geldiğini görmeden, hissetmeden uyumayacaktım. 

Bir kaç dakika sonra geldi. Yatağın diğer tarafı çöktüğünde yanıma yattığını anladım. Bugünün gecesi böyle değil de daha farklı olacaktı... Evli bir genç çift olarak uyuyacaktık fakat böylesi nasipmiş. Kadere engel olamadığımız gibi isyan etmeyede gerek yok. Engel olamadığımız şeylere isyan etme hakkımızda yok aslında. Düşünce açısına göre değişir ama.

Vücuduma sarılan kollarla beraber ona doğru kaydım. Kafamı göğsüne yerleştirirken bir elini belime sarıp diğer elini saçlarımın arasında gezdirmeye başladı. Saçlarımla oynarken derin bir nefes alıp kokusunu içime hapsettim. 

İçim tüm günün kötülüğüne inat huzurla dolarken tebessüm ettim.

Her kusura rahmen iyi ki varsın be adam...

Kollarımı ona biraz daha sardığımda saçlarımın arasına minik bir öpücük bıraktı.

"Özür dilerim bugün için. Yine her şey berbat oldu sayemde, sayemizde. Söz vermiştim mutlu edeceğim diye babana ama daha düğün gününde hıçkırarak ağlatacak kadar, en mutlu gününe lanet bir gün diyecek kadar ruhsuz herifin tekiyim. Bugün aslında mezarlıkta ki son konuşmalarını duydum. Ezgi ben kötü bi-"

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin