~Gwen'den Devam~

Sıkıntıdan ne yapacağımı bilmiyor, öylece kulaklıklarımı takmış, yatağıma uzanmış  Twitter'da geziniyordum. Niall'a yaklaşık 20 dakika önce attığım mesaja hala cevap gelmemişti. Onun tribini daha sonra yapacaktım. Hele bir mesaj atsın.

Bugün olanları düşünmeye başladım. Jon'un beklenmedik ziyareti hepimizi ki özellikle Zayn ile Brooke'u oldukça şaşırtmıştı.

Telefonda Niall'in isminin yazması ile anasayfam kayboldu.

Sesime duygusuzluk ekleyerek cevapladım

"Evet ?"

"Zayn ve Brooke kaza geçirmişler" dedi direk. Beklemediğim ve aniden gelen bu duyum karşında sessizce bekledim. İdrak etmeye, kavrama çalışyım.

"Ne ?" diye sordum gözlerimi kırparak. "Ne diyorsun, Niall ? Açık konuş."

".... Hastanesi. Annenlere sen..." Gözlerimden bir damla süzüldü. Niall cümlesini bitirmeden telefonu yüzüne kapattım.

Kaza geçirmişler. Kaza.geçirmişler.

Brooke.şuan.hastanede. Belki de ölüyor. Aman Tanrı'm.

Belki de ölüyor!

Şokumu kısa sürede atlatmaya çalışarak, hemen odamdan çıktım. Salonda oturmuş annemlere bunu nasıl söylerim diye düşünmeden, acele bir şekilde kapıya yöneldim.

"Hayrola kızım, ne bu acele ?" diye sordu annem.

"Hastaneye gitmem gerek" dedim üzerime ceketimi geçirirken.

"Kime ne oldu ?" diye sordular.

"Brooke. Brooke ve Zayn" deyip bekledim. Annem birkaç saniyeliğine şaşkınlıkla ağzını araladı ve hemen ardından aniden bayıldı. Babam onu kaldırmaya çalışırken, ona yardım ettim.

Annemi de, Brooke'un götürüldüğü hastaneye götürdük.

...

Babamla birlikte Brooke'ların getirildiği kata çıktığımızda beklediğimden az kişi burada olduğundan şaşırdım. Babamın yanından ayrılarak, Niall'a doğru koştum. Gözyaşlarım nihayet O'nun omuzlarında serbest kalırken, düşündüm. Onlara bir şey olursa, ne yapacağımızı düşündüm. Bize ne olacağını.

Yeni bir gelişme olmadan geçen bir saatin sonunda, bir doktor bize doğru gelmeye başladı. Bunun bizim doktorumuz olabileceğini düşündüğümden hemen oturduğum rahatsız edici sandalyeden kalkarak o doktora doğru koşmaya başladım. Önünü keserek, "Durumları nasıl, doktor bey ?" diye sorduğumda dağılmış tüm dikkatler bizim üzerimizde toplandı.

"Kimlerin ?" dedi doktor kaşlarını çatarak.

"Siz..Brooke'ların doktoru değil miydiniz ?" Doktor eliyle geçmek için beni kenara ittirirken konuştu "Brooke ? 1-2 saat önce getirilen çiftten mi ?" Kafa salladım.

"Durumlarını kendi gözlerimle görmedim ama iyiye gidiyor diye duydum. Bildiğim bu kadar."

"Teşekkürler." dedim ve doktorun geçmesine izin verdim.

Yaklaşık beş dakika sonra ise, bir doktor daha gelerek bize iyi haberler verdi.

Zayn ve Brooke riski atlatmışlar ve birkaç saat sonra normal odaya bile geçebilirlermiş.

Mutluluk göz yaşlarım yanaklarıma süzülürken derin bir nefes aldım. Sevinçle etrafa ve etrafta ki sevinen insanlara bakarken bir karaltı farketmiştim. Duvarın kenarından, kendini az göstererek bizi izliyordu. Bakışları yavaşca bana doğru kayarken hızla önüme döndüm. Gözyaşlarımı elimle temizledim ve yanımda sevinçle sırıtan Alexis'e tuvalete gideceğimi söyleyerek Jon'un olduğu köşeye doğru yürümeye başladım. Daha henüz bir adım atmıştım ki, kolum bir el tarafından tutuldu. Dönüp kimin tuttuğuna baktığımda, Alexis'i ve hadi anlat kelimeleri haykıran gözlerini gördüm.

Mrs. Malik (Zayn Malik Fan Fiction)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!