Bölüm 1

3.8K 299 133

Bölüm 1

Dünya kafayı yemişti. İnsanlar kafayı yemişti. Hepimiz aceleyle bir şeyler yapıyorduk fakat aslında ne yaptığımızın bile farkında değildik.

Mutlu değildik. Bana tam anlamıyla mutlu tek bir insan gösterebilen birini görmemiştim.

Ben de değildim. Sahip olduklarımız bize yetmiyordu. Sanki Dünya bir kafesti ve biz içindeki mahkumlardık.

Önce telefonlarımızın esiri olduk. Akıllı telefonlar hayatımızı yönetmeye başladı. İnternetsiz yaşayamaz hale ne zaman gelmiştik?

Dünya nasıl bu denli değişmişti?

Ben 1993 yılında doğduğumda Dünya daha basitti. Annem öyle anlatmıştı en azından.

Babamla fazla vakit geçirememiştim.

Annem Cassandra, babam Bülent ile tanıştığında çok gençmiş. Babam bir Türk adından da anlaşılabileceği gibi.

Üniversiteyi Amerika'da okuyunca bir daha Türkiye'ye dönmemiş. Ailesi çok zenginmiş ama para dışında her şeylerini babamdan esirgemişler. Bu yüzden babam da doktor olunca Amerika'da kalmaya karar vermiş. Annemle tanışıp birkaç içinde evlenmişler.

Annem büyük bir aşk yaşadık diye bahseder o günlerden. Ancak bunları hep donuk gözlerle ve duygusuz bir ses tonuyla söylediği için asla olması gerektiği gibi hissedemedim.

Evlendikten hemen sonra ben doğmuşum. Melisa. Maalesef annemle babam boşandıklarında ben iki yaşındaydım bu yüzden baba sevgisine dair bir şey bildiğim yok.

Defalarca neden boşandıklarını sordum anneme. Aldattı dedi bir kere başka da bir şey söylemedi.

Annem kendisini rahatsız eden konulardan bahsetmeyi hiç sevmezdi. Uğursuzlukları bir böcek gibi üzerinden atmayı tercih ediyordu.

Babam geri dönmüş Türkiye'ye. Onu yıllardır görmedim. Arada telefonda konuşuyoruz hepsi bu.

Orada tekrar evlendi. Bir de oğlu oldu. Kardeşim Özgür. Babam bizi kaynaştırmak için çok uğraşmadı. Hiç Türkiye'ye gitmedim çünkü hiç davet etmedi.

Sanırım yeni karısından çekiniyordu. Zaten ben yedi yaşına gelene kadar telefonda bile konuşmuyorduk. Ondan sonra da yılda ancak birkaç defa.

Bunun böyle olması beni üzmüyor. Sadece anlatıyorum işte. Anlatmak. Belki de elimde kalan tek şey bu.

Annemin bir mesleği yoktu. Yakışıklı bir doktorun peşinden giden cahil bir kızdım işte diyordu hep.

Boşanınca ailesinin yanına taşınmıştık. Dedem iyi bir insandı ama beraber çok da anımız yoktu.

Kötü bir insan değildi. Sadece mesafeli bir insandı.

Annem dedemin tek evladı olunca o ölünce sahip olduğu 3 ev de bize kaldı.

Maddi sıkıntı çekmemiştik hiçbir zaman.

Üniversiteye gitmem konusunda annem tarafından psikolojik baskıya maruz kaldım ama gitmek istemiyordum. Üniversite ilgimi çekmiyordu.

Her şey ben 25 yaşındayken 2017 yılında başladı.

Annem o yıl öldü. Sarhoş bir sürücünün aldığı bir can daha.

İnsanlar bunu bu şekilde hatırlıyor. Sadece kaybedenler biliyor ne kaybettiğini.

Bununla baş etmem zor oldu. Hayatımda annemden başka güvendiğim kimse yoktu. Lise arkadaşlarım vardı elbette ama hepsi dağılmıştı. Kimileri üniversiteye gidip kendine yeni bir hayat seçmişti kimisi de çalışıyordu.

BoşlukHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin