For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Arabaya doğru ilerledim ve hızlıca kapıyı açıp bidim, kapıyı çarpışımdan Jamie'nin sinirmi anlaması zor değildi. Ayrıca hanfendi her kimse ön tarafta oturuyordu ve ben arka koltuğa oturmak zorunda kaldığım için oldukça tepkiliydim.
'Nasılsın Jess'
'İyiyim, yani az önceye kadar iyiydim. Bizi tanıştırmayacak mısın?'
'Bu Taylor, Taylor seni Jess'le tanıştırayım, kız arkadaşım'
Taylor arkaya dönüp elini uzattı, karşılık verip sahte bi gülümseme yerleştirdim suratıma. Jamie arabayı eve doğru sürerken bir taraftan konuşuyordu.
'Jess Taylor eski okul arkadaşım, bugün tesadüfen karşılaştık, evi bizimkine yakınmış, bende neden bizle gelmesin diye düşündüm'
'Evet ya ne iyi düşünmüşsün, tabii gelsin, ne olacak bırakırız yani, hatta çok mutu oldum seninle tanıştığıma'
Taylor gülümsedi ve teşekkür etti. Kaltak. Çok geçmeden evin yakınlarına vardık ve onu evinin önünde bıraktık. İnerken bana el salladı ve Jamieyle sarıldılar.
'Öne gel Jess'
'Hayatta gelmem'
'Gel dedim, yorma beni hadi'
Öne geçtim ama sessiz kalmayı tercih ettim, yola koyulduk.
'Ee ne yaptınız bakalım'
'Hiçbi şey.'
'Nasıl hiçbi şey Jess'
'Bi şey yapmadık Jamie, yapsakta anlatmazdım zaten, hiçbi şey olmamış gibi davranman beni sinir ediyor'
'Neye kızdın yine, Taylor'a mı?'
'Alma şu kadının adını ağzına'
Derince nefes aldı ve park etti. İkimiz de eve doğru ilerledik, aramızda mesafe vardı, benden en az beş metre önden yürüyordu. İçeri girdiğimizde evde kimse kalmamıştı, hepsi gitmişlerdi ve biz yine yalnız kalmıştık. Yukarı çıkıp üzerime rahat bi şeyler giydim ve tekrar aşağı inip koltuklardan birine uzandım. Hava soğuktu, evde soğuktu, bi battaniye alıp oturdum ve dizlerimi kendime çekerek kıvrıldım, o sırada Jamie elinde kahveyle geldi ve bana uzatıp yanıma oturdu. Sıcak kahve bardağını kavradığımda ellerimin hissettiği ısı tüm vücuduma yayıldı sanki. Yan oturup tek bacağını altına aldı ve tamamen bana döndü.
'Kızgın mısın Jess?'
Sustum, madem o susuyordu, bende öyle yapacaktım.
'Gerçekten Taylor kötü bi kız değil, öyle sandığın gibi biri de değil Jessica, yolda karşılaştık ve uzun yıllardır görüşmeyince oturduk sohbet ettik biraz, sonra evinin bizim buralarda olduğunu söyledi bende bırakmayı teklif ettim'
'Anlat Jamie anlat, sinir krizi geçirt bana tamam mı?'
'Sinirlenilecek bi şey yok bebeğim yemin ederim hiçbi şey olmadı'
'Jamie kıskanıyorum anlamıyor musun ya? Kıskanıyorum. İstediği kadar arkadaşın olsun umrumda değil. Anne'in bile sana sarılmasını kıskanıyorum ben gelmiş bir de bana ne yaptığınızı anlatıyorsun.'
'Yapma Jess'
'Neyi Jamie, ne yapıyorum yine? Ben böyleyim tamam mı, beni böyle sev seviyorsan, beni ben olduğum için sev, eğer evleneceksekte bunları bilerek evlen benimle, istemiyorum ben ne o kızı ne bir başkasını senin yanına, senin yanın bana ait tamam mı, senin bedenine benden başkası dokunsun istemiyorum, kıskançlıktan ölürüm ben Jamie katilim olma benim. İstemiyorum dayanamıyorum ya, hiçbi kızın yanına yaklaşmasını istemiyorum Jamie, ne yapayım, ben buyum ve engel olamıyorum kendime'
Kahveyi sinirle yudumladım, elimden bardağı aldı ve kenara koydu ardından bana sarıldı. Onu ittirdim.
'Tamam sinirlenme'
'Yalnız kalmak istiyorum bırak beni'
'Gitmiyorum hiçbi yere, sakin olur musun'
'Olamam'
'Tamam o zaman sinirini benden çıkar'
Ona sertçe bi kaç defa vurdum, göğüsünü var gücümle yumrukladım, tepki vermiyordu ve beni izliyordu yalnızca, durdum ve ittirdim, derince nefes aldım.
'Geçti mi sinirin'
'Geçmedi Jamie geçmedi!'
Bana zorla sarıldı, ben ona sarılmadım ve tekrar ittirdim.
'Jess, sakin olur musun, lütfen'
'Olamam'
Ağlamaya başladım ve ondan kurtulmaya çalıştım, tabii çok güçsüzdüm.
'Tamam, tamam ağlama özür dilerim'
Daha fazla ağlamaya başlayınca beni sertçe göğüsüne bastırdı, hareket edemedim.
'Jess tamam, özür dilerim, olmayacak bi daha'
Ağlamayı sürdürdüm, başımı okşadı, öptü.
'Özür dilerim..'
Hıçkırmaya başlayınca daha sert kendine bastırdı beni ve kokladı.
'Ağlama mis kokulum n'olur, özür dilerim'
Başımı okşamaya devam etti ve öptü. Beni kendinden ayırıp suratımı ellerinin arasına aldı ve anlımdam öptü.
'Sana yemin ediyorum bu kadar üzüleceğini bilsem ne o kızla konuşurdum ne selam verirdim, hiçbi şey senin gözuaşlarından bile önemli değil'
Ellerini yanağıma koyup baş parmaklarıyla göz yaşlarımı sildi.
'Susma'
Sustum. Gözlerim tekrar doldu, ağlamak rahatlatıyordu, sinirimi ancak böyle atabiliyordum.
'Sakın ağlama'
Yanağımı okşadı ve yüzümü sildi.
'Bi daha konuşmam istemiyorsan Jess'
'Söz mü?'
'Söz'
'Sözünde duracağına güvenebilir miyim?'
'Evet'
'Başka kızlarla da konuşamazsın, neyin olursa olsun'
'Tamam, söz, yeter ki üzülme'
Ona sarıldım, o da bana sıkıca sarıldı, bi süre öyle kaldık. Sırtımı sıvazladı ve başımdan öptü.
'Bir daha içinde biriktirme söylemek istediklerini bu kadar'
'Anlamanı bekliyorum Jamie, ama anlamıyorsun'
'Çünkü kötü bi şey yaptığımı düşünmüyordum'
'Zaten yapmıyorsun Jamie, sadece ben sevmiyorum ve istemiyorum da'
'Tamam, bi daha yaklaşmayacağım hiçbi kıza'
'Umarım yaklaşmazsın'
'Niye güvenmiyorsun bana'
'Güveniyorum, ama erkekleri yöneten beyin yerine altlarında sallanan organ olduğu için ne olur ne olmaz diye söylüyorum'
'Yok ya öyle miymiş?'
Güldü ve bana daha sıkı sarıldı, ondan kurtulup kahvemi yudumladım.
'Beni o yönetmiyor Jess merak etme'
'Sen öyle sanıyorsun'
'Hayır öyle sanmıyorum'
'Şu an karşında soyunsam ne kadar dayanabilirsin merak ediyorum'
'Dayanamam yapma, ama sen olduğun için, başka bi kız için bu geçerli değil'
'Tamam öyle diyorsan'
Beni kendine çekti ve sarıldı, bende kahvemi bitirdim ve tekrar kenara koydum, başımdan öptü.
'Yarın dönüyorum'
'Ne dedin?'
'Dönmem gerekiyor'
'Jamie hayır'
'Üzgünüm bebeğim, şu iş bi bitsin de, az kaldı, çok az'
'Bende geleyim'
'Olmaz öyle'
'Lütfen'
'Jessica hayır dedim, zaten döneceğim üç ay sonra, biliyorum kısa bi zaman değil ama başka çaremiz yok bebeğim'
Ofladım ve ona sarıldım, o da beni sıkıca sarmaladı ve başımdan öptü.
'Jamie'
'Efendim'
'Bana evlendikten sonra hep böyle sert mi davranacaksın'
'Hayır, nerden çıkardın'
'Öyle gibisin'
'Dediklerimden çıkarsan sert olurum Jessica'
'Tamam, ama kötü davranma çok üzülüyorum'
'Tamam davranmam, zaten davranmıyorum ki, sen nereden çıkardın ki şimdi bunları, boşver bi o zaman gelsin'
'Sen çıkardın ben çıkarmadım'
'Tamam Jess yeter'
Boynundan öptüm, o da yanağımdan öptü.
'Acıktın mı?'
'Biraz'
'Ne yemek istersin'
'Seni'
'Jess kaşınma, ne yemek istersin'
Güldü ve ayağa kalkıp beni mutfağa sürükledi.
'Bilmiyorum, güzel bi şeyler'
'Ne gibi'
'Çikolatalı bi şeyler'
Güldü ve beni sandalyeye oturtup başımda dikildi.
'O yemek olmuyor Jess'
'Tamam çikolata istiyorum, bi de muz, çikolatalı muz'
'Tamam ama doymazsın'
'Olsun çok aç değilim'
Dolaptan muz ve çikolata sosu aldı ardından muzu soydu ve üzerine biraz çikolata sıkıp ısırmam için ağzıma uzattı. Yedim, ardından tekrar aynısını yaptı ve muz bitene kadar devam etti.
'Seni de yorduk Jamie bey ama'
Güldü 'çok konuşma hadi'
Sonunu da yedim ve teşekkür ettim, anlımdan öptü. Ardından muzun kabuğunu çöpe attı ve ellerini yıkayıp kuruladı. Bacaklarımı iki yana açtım ve kollarımı da açtım, geldi ve o başıma sarılırken bende ona belinden sımsıkı sarıldım. Eğilip dudağımdan öptü ardından Kenarda duran çikolata sosuna uzandı ve işaret parmağına biraz döktü.
'Ağzını aç'
Gülümsedim ve ağzımı açtım parmağını ağzıma itti.
'Em'
Emretti. Parmağını yavaş yavaş emmeye başladım, tek elini enseme koydu ve beni sabit tuttu ardından parmağını ağzıma itip çıkardı. Sonra parmağına biraz daha çikolata sürdü ve tekrar aynısını yaptı. Penisini yalıyormuşcasına onu yaladım. Ardından parmağını yeniden ağzımdan çıkardı. Sandalyeden indim ve onu otutturdum, sonra tişörtümü çıkarıp fırlattım. Gülümsedi, bacaklarının arasına yerleşip ona bedenimi sürttüm. Yutgundu, dudağından öperek onun da tişörtünü çıkardım. Elleri bir anlığına südyenime gitti ama onu engelleyerek kollarını arkasında birleştirdim.
'Ellerini arkana sabitlersen ve hiç bozmazsan, güzel şeyler olur'
Dudağımı ısırdım sırıttı ve dudağımdan öptü.
'Peki ya yapmazsam?'
'O zaman seni dorukta bırakırım, uslu bi çocuk olmalısın'
Güldü ve başını salladı. Boynundan öperek yavaşca aşağıya doğru inmeye başlamıştım ki tam o sırada kapı çaldı. İkimizde derin bi nefes aldık, tişörtümü üzerime geçirirken o da oflayarak tişörtünü giydi ve kapıya yönelip ve açtı.
'Merhaba Jessica burada mı acaba'
'Merhaba da, siz kimsiniz?'
'Ben abisiyim'
(...)

Sizleri çok seviyorum, gecikmeler için kusura bakmayın, tekrar görüşene dek kendinize çoook iyi bakın ❤️

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!