1

1.1K 33 1
                                    

Bir yıl önce

Ve yess!!

Bitsin artık bilee çiilee diye diye bütün o okul saçmalığına şu an elimde tuttuğum şu kağıt parçasıyla tamamen veda ediyorum.Artık okula gitmeyecek olmak...Ah hala şoklardayım resmen bitti ya!

İlkokulu,lisesi, koskoca üniversitesini bile bitirdim.Artık alarm yok,bugün ne giysem derdi yok, on iki yıl giymek zorunda kaldığım formalar yok!!!!İşte hayat bu bee!

''O kadar sevinme şimdi de işe gitmen gerekecek'' Duyduğum cümleyle arkama döndüm.Muzip bir suratla bana bakan babamı görünce dediği şey küfretmeyi düşünsem de, ergence bulup es geçtim. Ayrıca ben bundan sonra diplomasıyla ve diğer bütün belgeleriyle psikoloğum.Böyle bir hataya düşemezdim değil mi?

''Merak etme baba erken emekli olmayı düşünüyorum ve inan o gün geldiğinde şimdikinden daha fazla sevineceğim.'' deyip ona sarıldım.Bir şey demeyip sırtımı sıvazladı.Hala mezunuyet kıyafetim üzerimdeydi.Hemen ondan ayrıldım.Yanaklarına sulu öpücükler kondururken ''Ben şimdi gidiyorum evde görüşürüz.''dedim.Yanından hızla ayrılıp Bensu'nun yanına gittim.

Ed, farklı bir ismi var ama çok hoş da aynı zamanda.İşte bunlar hep psikolog olmanın etkileri.

Neden böyle bir meslek seçtin derseniz, tek çocuk olmanın verdiği yalnızlık ve onun psikolojisi.Yani demek istediğim, evde,dışarda,okulda yalnız takılan,sevilen bir tiptim fakat her şeyimi anlatabileceğim birileri hiçbir zaman olmadı.Öyle olduklarına inandıklarımsa,sadece inanmıştım işte.Öyle değillermiş yani.Herneyse,bir kaç yıl kendi kendime düşününce madem benim inanabileceğim birileri yok ama benim gibi olanların inanabileceği birisi olması gerek diye düşündüm.Kaderimin bana seçtirdiği bir meslek ve yine kaderimin bana yaşatacakları...

Bensu'ya iyice yaklaşıp kulağının hemen dibinde yılan sesi çıkardım.Yerinde zıplayıp hızla arkasını döndü.''Sana kaç kere söyledim şunu yapma diye ama neyse ki senden kurtulmuş bulunmaktayım artık''diyerek elindeki diplomayı salladı.Şu kağıt bozuntusu ne kadar çok işe yarıyordu öylee

''İş bulamadığında bana gelirsen seni kabul etmeyeceğim''diye bir ukalalık sergilesem de içimde hiç öyle bir niyet yoktu.

Ağzından bir hah sesi çıktı.Serçe parmağını uzatıp ''Var mısın iddiasına?''dedi.İnsice gülümsüyordu ve altında iyi şeylerin yatmadığını hissedebiliyordum.''Ne için?''dedim.''İddiayı kabul ettin yani''dedi.

''Hey ben öyle bir şey demedim!''diye cırladım.Onun garip iddiaları yüzünden kaç çocuğa yavşamak zorunda kalmıştım.

Ah iğrençti.

''Her neyse zaten kabul edeceksin çünkü iddiayı ilk iş bulan kazanır'' dedi.O ukalalığımın Allah belasını versin tamam mı?

Öyle olmasa da yone ukala bir şekilde ''Sen bilirsin zaten ben kazanacağım için sorun yapmayacağım hatta kendi işyerimi bile açabilirim ve seni bir khve içmeye davet edebilirim sanırım.'' Of ne yapıyorum ben? ''Ee akşam ne yapıyoruz, bu okul sürüntüsünden kurtulmamızı kutlamayacak mıyız?'' diye Bensu'nun koluna hafifçe vurdum.

Gözünü alamadığı çocuktan kendini arındırıp bana baktı.''Saf mısın kızım tabi ki kutluyoruz ama şu çocuğ baksana'' Gösterdiği çocuğa baktım.

''Ee nolmuş gayet normal bir çocuk işte" dedim.

"Onu daha önce hiç görmedim" demesiyle tekrar çocuğa baktım ama yüzüne bakmıyordum.Genel bir bakıp tekrar Bensu'yu dürttüm. ''Bırak şimdi çocuk kesmeyi de kutlamayı nerede yapıyoruz onu söyle" diye soru sorarcasına baktım.

PİSİ PİSİ KOLOGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin