"B-ben geldim. A-nne ihtiyacım var sana. Küçükken bana sarıldığında hissettiğim huzura ihtiyacım var. Veya bilmiyorum belki de beni dizlerine yatırıp saçlarımı okşamana ihtiyacım var... Özledim seni anne" dedim ve avuçlarım arasında ki toprağı sıktım. Beni büyüten anneme ihanet değildi bu. O her zaman annemdi ama benim öz anneme ihtiyacım vardı. Hayal meyal hatırladığım o yüzüne ihtiyacım vardı. Hıçkırıklarım birbirine karışırken mezarı okşadım ve

"Hani imkansız diye bir şey yok derler ya anne. Sadece biraz uğraştırır derler.  Ne kadar çok uğraşmam gerekiyor ellerine dokunabilmem için. Sana sarılabilmem için ne kadar uğraşmam gerekiyor.... İmkansız değil mi anne! Bu sefer gerçekten imkansız"

Elimin tersi ile gözyaşlarımı sildim ama yerini yenileri zaman kaybetmeden doldurdu tekrardan.  Mezarında ellerimi gezdirip

"Nasihat vermen gerekiyordu, geçecek demen gerekiyordu ama hissediyorum. Sesini duyup, gözlerine bakamasam da yanımda olduğunu hissediyorum. Varlığını hissetmek çok güzel. İyi ki varsın anne..."

👤👤👤👤👤👤👤👤👤👤👤👤👤👤

Uzun süre annemle konuşmak iyi gelse de gözyaşlarım dinmemişti. Ara sıra sakinleşip tekrar tekrar ağlamaya başlıyordum. Babamla da konuşmuştum. Her şeyi söylemiştim. Ama ikisine de söylemediğim bazı şeyler vardı.

Babamın mezarından kalkıp iki mezarın ortasına diz çöktüm. Bir elimi babamın mezarına diğer elimi annemin mezarına koyarken tebessüm ettim.

Bir elimi babam tutarken diğer elimi annemin tutmasını her zaman sevmiştim... Her zaman da seveceğim gibi...

Yüzümde ki tebessüm buruklaşırken bir anneme bir babama baktım. Daha sonra kafamı gökyüzüne çevirdim. Daha yeni fark etmiştim etrafın karardığını. Çok fazla konuşmuş olmalıydım. Yıllar vardı ama daha anlatmam gereken.

Kafamı önüme eğerken

"Biliyor musunuz ben aşık oldum. Ellerimi ısıtan, gözlerine baktığımda hayran kaldığım, sarıldığında 'işte tam da huzurun tanımı' dediğim, kokusu her burnuma dolduğunda rahatladığımı hissettiğim, varlığıyla bana dünyayı unutturan bir adama hemde. Onu çok seviyorum Anne. Sende hissettiğim güveni onda da buluyorum baba. Onun yanındayken kendimi buluyorum sadece.

Ve ben bu mükemmel adamdan hamileyim. Karnımda aşkımızın simgesini taşıyorum. Çok güzel bir duygu annelik. Daha doğmamasına rağmen sanki kokusu burnumun ucunda gibi. Nefes aldığımda ciğerlerime dolacak...

Ama baba, anne bu duygular bana çok zor geliyor. AŞK, ANNELİK bunlar çok zor. Hem mutlu ederken hem can yakıyorlar gibi. Özellikle AŞK çok can yakıyor. Düşünsenize bağımlısı olduğunuz bir şey elinizden alınıyor. Öyle hissediyorum anne. Aşkımı elimden aldılar sanki. Canım o kadar çok yanıyor ki bana karşı her soğuk hareketin de...

Gözlerimi kapattığımda da geçmiyor bu korkunç şey. Size seslensem de geçmiyor" dedim ve ağlamamak için kendimi kasarken yutkundum. Derin ve titrek bir nefes alırken esen rüzgar vücudumu titretti. Kollarımı kendime soğuktan korunmak için sararken sırtımı babamın mezarına yasladım. Bakışlarım annemin mezarındayken beni ısıtan tek şey gözlerimden usulca akmaya başlayan sıcak gözyaşlarım oldu. Bacaklarımı kendime çekerken fısıldadım

Özledim...

Diye. Derin bir nefes alıp verirken gözlerimi kapattım.

"Düşünmekten yoruldum, eksik duygulardan çok yoruldum özellikle bir tarafım tamamlanırken diğer tarafımın parçalanmasından... Tek bir yolda gitmek istiyorum, bir sağa bir sola  dönmek değil. Sonunda sen olan siz olan o yere tek bir yoldan ulaşmak istiyorum... Yolların uzadığını fark ettikçe daha çok ÖZLÜYORUM..."

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin