•Acı Gerçeğin Fısıltıları•

1.9K 165 548

Multimedya... Benim zihnimde ki Ares.

Cem Adrian-Yakamoz🎶

•••
"Eğer kalbinin nerede olduğunu bilmek istiyorsan, düşüncelere daldığında aklının nereye gittiğine bak."
•••

Gürültüyle kapanan kapının tok sesi kulaklarıma dolarken, kalbimin acılı inlemelerine sağır oldum. Gidişinin somut kavramı beynimin ince derisini yüzerken, geride bana armağan ettiği vicdanımın fısıltıları kaldı.

Duvara yaslanmış bedenim sancılı bir şaşkınlık ve pişmanlıkla yere doğru çökerken, gözlerimi acıtan her damla çukurlarıma doldu. Dizlerimi kendime doğru çekip kollarımı etrafına sararken, paramparça ettiğim kalbin ağırlığı kasvet olup ruhumun üzerine sindi.

Parkenin üzerindeki düzenli ve tok sesli adımlar dizlerimin tam önüne çökerken, içime dolan umutla başımı kaldırdım.
Gözlerim beklediği bedenle tatmin olamayarak, esaslı bir hıçkırığa izin verdi boğazımdan.

"Yaa, noldu?"

Minel'in anlayışla harmanlanan meraklı sesi kulaklarımın içinden geçip beynime ulaşırken, ağırlaşan göz kapaklarım tekrar kapanıp, içindeki acılı yaşları yanaklarıma düşürdü.

"Kuzum gel bir yüzünü yıkayalım, kalk canım hadi."

Başımı iki yana sallarken ellerimi saçlarımın arasına sıkıştırdım. Beynimin kabullenemediği kelimeleri, dile dökmek bile canımı fazlasıyla yakarken, vicdanımın cılız fısıltıları, kalbimi kendi ayaklarımın altında ezdi.

"Ben, her şeyi mahvettim."

Dudaklarımdan dökülen kırık dökük harflerin duyulması güç, bir anlam ifade etmesi imkansızdı. Minel ince ellerini dizlerimin üzerine koyarken, aldığı sıkıntılı nefes içinde bulunduğum acınası durumu gözlerimin önüne serdi.

"Yalnız kalmak istiyorum."

"Ama..." Diye başlayan cümlesi, kararlı gözlerimin değdiği yüzünde kelimelerinin devamını yuttururken, dudaklarını birbirine bastırıp yavaşça ayağa kalktı. Adımları tekrar parkenin üzerinde tok sesler bırakırken, odamın kapısı kapandı.

Kalbimin duvarlarına yazılan isim yanımda hissettiğim varlığıyla soluğumu keserken, yokluğuyla kalbimin en ücra köşelerini dahi sızlatıyordu. Zihnimdeki adıyla bile dizleri önüne çöken ruhum, şimdi yaptığım hatayla kendini bir boşluğa savuruyordu.

Ben şimdi ne yapacaktım?

2 Gün sonra Ares'den...

Seçtiğim yolun daha başındayken kesileceğini anladığım nefesim, şimdilerde içimdeki suçluluk duygusunun etini dürtüyor, ciğerlerime dolduğunda nefes aldığımı hissettiğim kokunun yokluğunu düşünmek bile, yürüdüğüm yolun ortasına yıkılıp kalacağımı hissettiriyordu.

Öfkem, içimde lav olup çağlarken, güven o yangının üzerine atılan kumdu. Kendime hissettiğim öfkemi dindiren tek şey, Hazel'e duyduğum sonsuz güvenken, o duvarda açılan çatlakların içinden akan ateş, öfkenin küllerini tekrar tutuşturdu.

DAĞILMIŞ (Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!