Bir süre sarıldık ardından ikimizde yatağa geçip uzandık, göğüsüne yattım.
'Yarın ne yaparız?'
'Matt'e sözüm var biliyorsun Jess, istersen sabah kahvaltıya direkt eve gidelim, sonra ben Matt'le çıkarım sende ne istersen yaparsın'
'Kahvaltıyı birlikte yapsak?'
'O da olur'
Başımdan öptü, gülümsedim. Derince nefes alıp ağızından verdi. Sanki verdiği nefesin içinde bir sürü dert ve sıkıntı varmış gibiydi.
'İyi misin?'
'Evet Jess, neden?'
'Öyle iç çekince..'
'Hayır, sorun yok'
'Emin misin'
'Jess tabii ki sorunlarım var, ama iyiyim, boşver şimdi sen bunları'
'Neden bana anlatmıyorsun Jamie'
'Bilmene gerek yok da o yüzden'
Ofladım, omzumu okşayıp başımdan öptü.
'Nasıl bir bokluğun içindeyim bir bilsen'
'Ne demek o?'
'Öyle işte, çok soru sorma'
'Böyle bi şey diyorsun sonra da sorma diyorsun'
'Peki tamam, senin bilmemen gereken bi kaç sorun var, hallolacak umarım, bunun dışında bi sorun yok Jess, lütfen tekrar sormanı istemiyorum'
'Sana bi şey mi yapacaklar'
'Kimse bana bi şey yapamaz sen korkma'
'Jamie öyle deme ya'
'Sorun yok Jess, tamam mı?'
'Lütfen eğer bi şey olursa-'
'Tamam, olmayacak'
Daha sıkı sarıldık, korkuyordum. Derince nefes aldım ve sımsıkı sarıldım.
'Seninle konuşacaklarım var'
'Ne hakkında Jamie?'
'Adına evlilik diyeceğimiz şey hakkında'
'Dinliyorum'
'Sonra konuşuruz'
'Gece uzun ve bence uyumak istediğimiz de yok'
'Ah peki, sen üzerine bi şeyler giy, birazdan geleceğim yanına'
'Nereye gidiyorsun?'
'Birileriyle bir şeyler konuşmam gerek, iş hakkında merak etme. Gidip telefonu alıp geleceğim tamam mı?'
Başımı salladım, koklayarak öptü ardından ikimiz de kalkıp giyindik, ben salona gidip battaniyenin altına girdim o da çok geçmeden işini halledip yanıma geldi. Yanıma oturdu bende ona biraz daha yaklaşıp tek bacağımı altıma aldım, beni göğüsüne yaslayıp öptü.
'Jess senden yalnızca birkaç şey isteyeceğim anlaştık mı?'
Başımı evet anlamında salladım ve gözlerinin içine derince baktım.
'Korkma' dedi gülerek, ardından beni kucağına çekti ve yan otutturdu, ona yaslandım.
'Benden vazgeçtin dimi, onu söyleyecektin?'
Yüzüne umutsuzca baktım, güldü ve sırıtarak yanağımdan sertçe öptü.
'Saçma saçma konuşma lütfen, seni bırakmam öyle kolay kolay'
Boynuna sarıldım, sırtımı sıvazladı ve boynumdan öptü.
'Evlendikten sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmeni istiyorum'
'Ne demek istiyorsun'
'Evlendikten sonra her dediğim şeye uymak zorundasın Jessica, ailenle yaşadığın için şu zamana kadar sana böyle bi şey demedim tabii ki ya da üzerinde ki otoriteyi daha fazla artırmak istemedim ama evlenince onlardan ayrılacağın için bunu yapıyorum.'
'Zaten uymuyor muyum dediklerine'
'Evet ama ondan bahsetmiyorum. Yani sana şu saatte evde ol dediğimde o satte eve döneceksin, yalnız dışarı çıkmayacaksın, ne dersem ikiletmeden yapacaksın, çok soru sormayacaksın, iş yüzünden senden gizlediğim bazı şeyler olabilir, anlatmamda ısrar etmeyeceksin, gibi...'
'Babamdan farkın kalmayacak yani Jamie öyle mi?'
'Aynen de öyle Jessica, hiç kötü bir şey de yaptığımı düşünmüyorum, hatta istersen yarından sonra evliymişiz gibi davranalım, sonra zaten ikimiz de kararımızı vermiş oluruz gerçekten evlenmek istiyor muyuz yoksa istemiyor muyuz'
'Jamie o ne demek ya? İstemiyor musun sen?'
'İstiyorum Jess, istemesem zaten teklif bile etmezdim'
'Beni köpeğin gibi kullanacaksın yani'
'Bazen çok zorlaştırıyorsun gerçekten'
'Dediğinden bu çıkıyor Jamie'
'Sen öyle çıkartıyorsun, ben öyle demiyorum'
'İyi tamam deneyelim'
'Kızma bana'
'Kızdırıyorsun'
'Özür dilerim, kendimi elimden geldiğince değiştirdim senin hayatına ayak uydurmak için, lütfen benden daha fazlasını isteme Jessica, kaldırabilecek ne bi vücudum ne de ruhurum var'
'Tamam'
'Seni seviyorum'
'Bende seni'
Sıkıca sarıldık, boynumdan öpüp beni kucakladı ve odaya çıkardı. Beni Özenle yatağa yatırdığında yanıma gelmesi için kollarımı açtım, gülümseyip yanıma yattı ve eğilip yanağımdan öptü.
'Hemen uyu yoksa seni becermekten kendimi alıkoyamam'
'Tamam, uyuyorum'
Güldüm, sırıttı ve arkamdan belime sıkıca sarıldı. Gözlerimi yumdum ve iyi geceler diledim, karşılık verdi.
'Jess'
'Evet'
'Sevişsek mi?'
'Kudurdun yine gece gece ya, uyu Jamie'
'Doyamadım sana, anca çıkıyor geçen zamanın acısı'
'Biliyorum, yarın yaparız sabret'
'Zaten yandın yarın, bekle sen'
'Neden öyle diyorsun ya'
'Canını acıtacağım'
'Öyle mi Jamie?'
'Alışsan iyi edersin'
'Göreceğiz, ama intikamımı da alırım'
'Hayır demem'
Ona hafifçe vurdum, arkamı dönüp ona sarıldığımda başımdan öptü ve sırtımı sıvazladı, çok geçmeden ikimiz de uyumuştuk...

***

'Jamie hadi çıkalım'
'Çıkalım, zaten geç kaldık'
Evden çıkıp anahtarı Matt'in bıraktığı gibi saksının altına bıraktık ve arabaya bindik. Biraz uykuyla birlikte gözlerimi kapattım. Elimi tutup öptü.
'Sen yanımda olmadığın zamanlar çok sıkılıyorum Jamie'
'Öyle deme, bi kaç saat Matt'le takılıp yanına döneceğim hemen'
'Biliyorum, yine de sıkıcı oluyor'
Güldü ve hiçbir şey demedi. Eve vardığımızda derince nefes aldım ve elimi uzattım, tuttu.
'Heyecanlıyım'
'Neden?'
'Babam kızmaz dimi, yani evleneceğimize'
'Hayır, sevinecektir bence'
Kapıyı çaldım, başımdan öptü. Annem kapıyı açtığında gülümsedim ve ona sarıldım.
'Hoşgeldiniz'
Jamie de ona sarıldı ve içeri geçip oturduk. Evin içinde herkese salona gelmeleri için bağırdım. Koltuklarından birine oturduğumda Jamie de yanıma oturdu ve başımdan öptü.
'Seni seviyorum Jess'
'Bende seni Jamie'
Güldük onu yanağından öptüğüm sırada herkes salona gelip oturdu.
'Umarım önemli bir şey için çağırmışsınızdır yoksa affetmem, tuvaletten apar topar çıkmak zorunda kaldım' dedi babası. Gülüştük, Jamie ye söylemesi için işaret yaptım.
'Evet şey, direkt söylemek gerekirse, biz evleniyoruz'
Parmağımdaki yüzüğü gösterdim. Herkes bir anda birbirine baktı ve donup kaldılar, kimse bunu  Jamie'den beklemiyordu tabii...
'Şaka mı?'
'Hayır anne değil'
Güldüm, bir anda hepsi birbirlerine sarıldı ardından bize sarıldılar. Güldüm ve sıkıca sarıldım hepsine, ben bile bu kadar tepki göstermemişken hepsi bizden kurtulmak istiyormuşcasına havalara uçtular.
'Ee ne zaman?'
'Bilmiyoruz, yakında'
'Tanrım şükürler olsun'
Güldük, herkes bir sevinçle işlerine devam etti, Matt ve Jamie dışarı çıkmak için hazırlandılar ardından bende annemlerle biraz gezintiye çıkmak için yukarı, üstümü değiştirmeye çıktım. Biraz makyaj yapıp üzerime adam akıllı kot pantolon ve bir tişört giydikten sonra hazırdım, tam o sırada Jamie içeri girdi.
'Nereye?'
'Bilmem ki, annemlerle biraz takılırız diye düşündüm'
'Kimden izin aldın?'
'Ailemle vakit geçirmek için senden izin almayacağım Jamie'
'Yok canım öyle mi? Bir şeyler konuştuk sanıyordum Jess'
'Konuştuk zaten Jamie, şimdi çekilirsen gideceğim'
'Anlatamadım galiba'
Gözlerimin içine sert olduğu kadar derince baktı, çok yakındık ve ikimizde sinirli gibiydik.
'Jamie böyle bir şeyi sana soracak değilim'
'Peki, o zaman bu odadan çıkmayacaksın ben gelene kadar'
'Anlamadım?'
'Madem izin almıyorsun, senin istediğin gibi yaparız'
'Jamie saçmalama'
'Ben söyleyeceğimi söyledim Jessica'
'Ya sen şaka mı yapıyorsun Jamie?'
'Şaka yapmıyorum, ya izin alırsın, ya da burada beklersin'
'Bencil oluyorsun'
'Sana nasıl olduğumu sormadım, beş saniyen var, dört.. üç..'
'İyi tamam, gidebilir miyim?'
'Düzgün sor'
'Annemlerle dışarı çıkabilir miyim Jamie?'
Oldukça sert ve sinirle söyledim. Kendinden nefret ettirmeye falan çalışıyordu sanırım.
'Çıkabilirsin, iki saat sonra seni alacağım'
'Neden iki saat?'
'Çok soru sorma'
Sarılmaya kalkıştı ama onu ittirip kapıya ilerledim. Sinirle durdurup kolumdan tuttu.
'Bu tavrın ne?'
'Sana mı soracağım Jamie nasıl davranacağımı'
'Onu demiyorum, sinirlenilecek bir şey yok'
'Senin için yok tabii'
'Git'
'Jamie bey gitmeme izin verdiğine göre gidebilirim, ne mutlu ya bana(!)'
'Git dedim!'
Hızla odadan çıktım ve aşağı inip annemleri buldum. Her güzel günü ve anı bozmaya bayılıyordu. Onlara dışarı çıkacağımı söyledim, ardından onlar da geleceklerini söyleyip hazırlandılar ve hep birlikte merkeze indik. Çarşıda boş boş dolandık, ardından bi kafeye oturup kahve içmeye karar verdik.
'Jess, adınıza çok mutluyum'
'Bende öyle anne, umarım her şey daha iyi olur'
'Olacaktır eminim'
Gülümsedim ama içten içe burkuluyordum tabii Jamie bana evlendikten sonra böyle davranacaktı, hatta davranmaya başlamıştı bile, beni istediği gibi kullanabilecekti ve bundan hoşnut olduğumu söyleyebileceğimi pek sanmıyorum. Yaklaşık bir saat kadar oturduktan sonra Jamie aradı.
'Nerdesin'
'Kahveci de, sen?'
'Yoldayım, almaya geliyorum seni, beş dakikaya kapıya çık'
Ardından kapattı. Bende kalkıp üstüme montumu giydim.
'Gidiyor muyuz?'
'Jamie geliyormuş şimdi, isterseniz siz biraz daha takılın, zaten daha erken'
'Tamam peki, görüşürüz dikkat edin'
Onları öptüm ardından kapıya çıktım, dediği gibi tam saatinde gelmişti, arabayla yaklaştı, Jamie'yi gözüme iliştirdim fakat yan koltukta bi kadın oturduğunu görünce şaşkınlık ve sinirle birlikte donup kaldım...

Geciktiği için kusura bakmayın, çok büyük bi sınava hazırlanıyorum ve zaman daralıyor biliyorsunuz hayliyle vakit bulmakda zorlaşıyor, üzgünüm... sizi seviyorum 💙

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!