I met my hell -2

9.6K 844 1.2K
                                    

Akşamın geç saatinde doktorlar,  hastalar uyurken buldukları tedavi yöntemleri ile yarış içindeydiler. Hangi tedavi daha mantıklı gelirse ilk ondan başlayacaklardı ve en çok fikirleri uygulanan doktor daha iyi maaş alacaktı. Chanyeol'de çekingen gözüksede hırslı bir insandı. Baekhyun onun deney maymunu olabilirdi.

Doktorlar fikirlerini anlattıktan sonra Chanyeol el kaldırdı. Uzmanlardan biri konuşmasına izin verdi. "Stajyerlik deneyimime göre şunu test ettim; homoseksüel bireylerin heteroseksüellere göre daha çok cinsel ilişkiye susamış haldeler. Ayrıca araştırmalara göre en iyi öğrenim -akılda kalıcılık- uyku anında olurmuş. O zaman bizde kadın vücudunun ne kadar güzel olduğunu, zevk verdiğini ve farklı bir vücutta bunu bulamayacağını anlatan ses kaydını uyku sıralarında hoparlörde dinletiriz. Bunu her akşam yaparız." doktorlar birbirlerinde baktılar, dudaklarını büküp mantıklı olduğunu düşünerek başlarını salladılar.

"Ayrıca bir manken veya manken kriterlerine sahip bir kadını soyup ona dokunmalarını söylersek bu da faydalı olacaktır." (Y/N: AHS izleyenlerin gözü yaşlı. Hatırlayan? 🙂)
Bu sefer doktorlar kendi aralarında fısıldaştılar. "Peki ya istemezlerse?"

Chanyeol omuz silkti. "Zorlarız. En fazla ceza odasına yollarız, her zamanki gibi." gülümsedi. Doktorlarda gülümsedi ve baş doktor Chanyeol'ün yumuşak turuncu saçlarını karıştırdı. "Aferin. Çok çabalıyorsun."

...

Sabah olmuştu. Chanyeol demir kapının kilidini açmadan önce turuncu kakülünü düzeltti. İçten olmasına dikkat ederek gülümsedi. Bu garip çocuğu intihara değil gerçek hayata sürüklemeliydi.

Çelik kapıyı açtığında Baekhyun'un çoktan uyandığını ama hareketsiz durduğu için boş boş tavanı izlediğini gördü. Chanyeol'e bakmaya tenezzül etmedi. "Eee, Günaydın?"

Baekhyun kafasının açısını Chanyeol'e çevirdi. "Gün mü aydı?"

Chanyeol ne dediğini anlamaz şekilde baktı. "Anlamadım?"

"Diyorum ki güneşten ne istediniz piç kuruları. Camım neden güneş geçirmez be?" anlaşılan sabah sabah agresifti.

Chanyeol dudaklarını sarkıtıp dargın bir şekilde konuştu. "Bana ne kızıyorsun? Ben mi yaptım camı?" yavaş hareketlerle kelepçeleri çözdü. Baekhyun oturur pozisyona geçti. Konuşmuyordu, sadece kısık gözlerle Chanyeol'ü izliyordu. Chanyeol fark edince gözlerini ona çevirdi. Sessizlik sürünce konuşmaya başladı. "Öhöm. Bu gün tedavilerimizin ilkini uygulayalım."

Baekhyun alaycı bir gülüş sergilemekle birlikte gözlerini devirdi. Fakat sessizdi. "Kahvaltıdan sonra sana vereceğim, hormonların için iyi gelecek." Baekhyun boş boş duvarları seyretti o konuşurken. Chanyeol iç çekti. Yatağın yanına oturdu ve elini onun omzuna koydu. Baekhyun kaşlarını kaldırdı. "Çekmen için saniye bile vermiyorum."

Chanyeol umursamadı. "Bak Baekhyun. Yaşın daha ondokuzmuş. Bu vaka zaten ergenlik yaşlarında veya ona yakın dönemlerde daha çok görüyor. Aklı erişkin bireylerde ise çok nadir. İnan ki sadece bir kayboluş sürecindesin. Eğer sana yardım etmemi esirgemezsen-"

Baekhyun aniden sinirlerini ortaya saçan bir insandı. Chanyeol'ü bileğinden tuttu ve yatağa yatırdı. "Seni şu yatağa kelepçeleyip kaçmamam için bir sebep söyle bana." Chanyeol koca gözleriyle ona baktı. Bu hareket çok ani gelmişti, nefesi hızlandı. "Tüm hastaneye bağırarak kaçtığını duyururum, hastane yönetimi fark ederse sana ağır cezalar yükleyebilir ve inan seni çok kolay yakalar. Hatta odanın içine özel bir nöbetçi bile koyabilirler."

Baekhyun çöpü fırlatırcasına Chanyeol'ün kolunu bıraktı. Chanyeol hızla kalkıp üstünü düzeltti. "Bu günkü tedavin kolay. Sadece belgesel izleyeceksiniz. Cinsellik ve kadın vücudu ile ilgili. Konferans salonunda."

World Of HOMOPHOBIA (BaekYeol)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin