Galiba bi çocuğa çarptim...

1.6K 62 3

Merhaba bu bolum kisa oldu ama guzel oldu.... <3<3<3<3

Bolum5

Bu çocuk Yiğit'ti. Ne yani Mert Yiğit'i taniyo muydu? Taniyosa Yiğit benden Mert'e hiç bahsetmedi.

Dişari baktiğimda Mert'in arabasinin yaklaştiğini gördüm. Arabadan indi. Sinirli bi şekilde yanimiza geliyodu.

-Bulamadim. Onu bulamadim. Gidebileceği her yere baktim. Zaten iki üç mekanda takiliyo. Ama bulamadim.

-Evi? Evini biliyo musun?

-Evet. Şehir dişinda adresi polislere verdim onlar ilgilenicek.

Miray hala konuşmuyodu. Neden bu kadar üzülmüştü ki alt tarafi bi çanta? Parasina üzülmüş olamazdi herhalde...

-Miray yeter bi çanta için kendini bu kadar yipratma.

-Çanta annemin çantasiydi. Tabi içinde bide Mustafa'nin verdiği kolye vardi.

-Üzülme kanka alicaz çantani o hirsizdan.

Miray'in üzüntüsünün nedenini şimdi anladim. Annesinin çantasiydi. Miray'in annesi geçen sene vefat etmişti. Miray'in lanet olasi kardeşleri sirf miras için annelerinin ölümüne izin vermiş bir de miras yüzünden aile içinde üçüncü dünya savaşi çikmişti. Miray'ada bu çanta kalmişti. Ama şimdi gitmişti.

##

Yaklaşik bir saat sonra hirsizin yakalandiği haberi geldi. Miray havalara uçmuştu.

Çantayi almaya gittiğimizde komiser bize;

-Çantanizi çalan bu adamdan şikayetçi misiniz?

-O nasil soru komiser bey? Tabi kide şikayetçiyim. Hapislerde çürür inşallah.

Daha önce Miray'in beddua ettiğini görmemiştim. Tabi konu anneden kalan çanta olursa adam bile öldürülür.

##

Miray'i eve biraktik. Ve buzde eve doğru yol aldik.

-Mert sana bi şey dicem.

-Söyle bitanem.

-Bana boklu demesen olur mu?

-Hayir.

-Ya ama Mert demiceksin işte. Özellikle arkadaşlarimin yaninda.

-Düşünmem lazim.

Koluna bi tane vurdum.

-Bu hareketinden dolayi fikrim asla değişmicek BOKLU.

-Ya ama Mert deme işte!

-Tamam bitanem demem. Seni seviyorum.

-Bende seni seviyorum.

-Ee peki nereye gidiyoruz Mert?

- Süpriz

-Off.

Mert süprizlerini seviyordum ama yeter artık ya her hareketimiz süpriz nefes almanız bile.

Dışarıdaki tabelaya baktığımda İstanbul'dan çıkmıştık. Nereye gidiyoduk ki? Uykum vardi. Gözlerim kapanmaya başladı.

##

Gözlerimi açtığımda Çanakkale il sınırının içindeydik.

- Hele şükür uyandınız Selin Hanım. Tek başıma yolculuk yaptım valla. Ben de beraber güle oynaya gideriz diye düşünmüştüm ama sen uyudun.

-Uyandirsaydin.

-Kiyamadim.

-Seni seviyorum.

-Bende seni seviyorum.

Camdan bakmaya devam ettim. Bi anda araba durdu. Mert'e baktim.

-İn arabadan.

-Ne? Niye ki? Bi şey mi oldu arabaya?

-Selin arabadan iner misin aşkim.

-Pe...peki tamam.

-Şimdi şoför koltuğuna geç.

-Niye? Napicam ki?

-Soru sormada geç. Hadi çabuk.

Arabaya bindim. Sanirim bana kullandiricakti. Of ya ben kullanmak istemiyorum ki.

-E hadi ne bekliyosun gidelim.

-Hiçbir şey beklemiyorum. Sadece şaşırdım bi anda bana buraya geçmemi söyledin!

-Hadi bitanem buraya kadar ben sürdüm sen UYUDUN. Şimdi sen sür ben de dinleniyim.

Kontaği çevirdim. Ayağim devriyajdayken vitesi bire aldim. Ve yavaş yavaş gaza yüklendim. Ve işte gidiyoruz.

Mert'in ağzindan;

Selin'in arabayi süremiyeceğini düşünüyordum ama başarmıştı.

-Araba kullanabildiğini bilmiyodum.

-O zaman niye bana sür dedin?

-Öğreticektim ama sen biliyomuşsum baksana. Neyse bende uyuyim bari.

-Ya Mert uyuma ya daha benim ehliyetim bile yok ya birine çarparsam uyumaa!

Uyuyomuş gibi yaptim. Bence oldukça güzel bi şekilde gidiyodu.

##

-Mert uyan! Mert uyan! Lütfen uyan! sesleriyle gözümü açtim. Uyumuşum. Selin'e baktiğimda ağliyodu.

-Selin noldu? Niye ağliyosun?

-Mert ben galiba bi çocuğa çarptim.

-Ne bi çocuğa mi?

-E...evet.

-Ben şimdi bakicam.

Arabadan indim. Arabanin önünde yatan.....

Umarim beğenmişsinizdir. Bir daha ki bolumu uzun tutmaya calisicam. Lutfen voteleyinnn :)))

Benimsin SevgilimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!