54 "Simit"

78.6K 3.9K 1.3K

SELMA

Korkuyla abime baktım ve gözlerimi kapattım.

"Senin ne işin var burada?" Dedi Savaş abim.

"Konuşmaya geldim." Menderes'in sesini duymamla gözlerimi açmadım.

"Ne konuşacaksın?" Yutkundum.

"Özel olarak konuşsak daha iyi olur kayınço!" Gözlerimi açtım ve Menderes'e kızgın bakışlar attım. "Bakma kız bana öyle, yemin ederim ısırırım!" Kahkaha attım.

"Ya Menderes..." Uluhan abimin beni cimciklemesiyle birlikte inledim.

"Ben seni şimdi bir ısıracağım göreceksin!" Dedi Uluhan abim.

"Çok konuşma!" Savaş abim Menderes'e baktı. "Ne söyleyeceksen söyle." Dedi ve başıyla dışarıyı gösterdi.

Menderes başını tamam anlamında salladı ve bana baktı.

"Biz bir dışarı çıkıp geleceğiz, korkma yavrum tamam mı?" Uluhan abime baktım.

"Abi sende onlarla git!" Dedim telaşla.

"Gerek yok, biz kendi meselemizi kendimiz hallederiz." Dedi Menderes ve abime baktı. "Haydi gidelim." Savaş abim ona ters ters baktı ve ardından bakışları bana döndü.

"Senin o kemiklerini kırmam lazım!" Diye homurdandı.

"Şş kayınço, bir daha öyle şeyler söyleme! Onun saçının tek bir teline zarar gelse ben dünyayı yakarım!" Kıkırdadım.

"Ya..." Eridiğimi hissettiğimde Menderes güldü.

"Ulan cilveleşmeyi kesin, yemin ederim kendimi zor tutuyorum!" Dedi babam.

"Baba ama baksana ne kadar tatlı..." Uluhan abim beni yine cimciklediğinde inledim.

"Ben şimdi göstereceğim sana tatlıyı!" Diye homurdanan babamla birlikte sustum.

Menderes yavaşça elimi tuttu.

"Bir şey olmayacak, sana söz veriyorum." Dedi ve geri çekildi.

Herkes Menderes'e ters ters baktığında umursamadan abimle birlikte dışarıya çıktı.

"Selma!" Diye gürleyen babamla birlikte hızla odama kaçtım ve kapıyı kilitledim.

Birkaç dakika sonra odamın kapısı çaldı.

"Selma?" Annemin sesini duymamla iç çektim.

"Ne var anne?" Dedim.

Kaç dakikadır kendimi yiyip bitiriyordum, hâlâ konuşmaları bitmemişti!

"Aç şu kapıyı!" Ofladım ve ayağa kalkıp kapıyı açtım.

Annem içeriye girdi ve kapıyı kapattı.

"Babanın yanında adamla cilveleşiyorsun, birazcık kendine gel!" Dedi.

"Anne ama onu seviyorum." Dediğimde alayla güldü.

"Seviyor olabilirsin ama böyle abin ve babanın yanında cilveleşmen seni basit düşürüyor. Hiç sana yakışıyor mu?" Ofladım.

"Anne yemin ederim istemsizce oluyor. Kalbimi nasıl fethedeceğini çok iyi biliyor!" Annem göz devirdi.

"Birazcık hareketlerine dikkat et, yanında abilerin ve babanın olduğunu unutma. Anladın mı beni, bir daha böyle çirkin bir olay yaşamak istemiyorum." Omuzlarım düşerken başımı tamam anlamında salladım.

"Nasıl istersen anneciğim." Diye mırıldandım. "Hâlâ ses yok mu?" Diye sordum.

"Aşağıda konuşuyorlar işte." Korkuyla anneme baktım.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!