24. Bölüm.

10.1K 558 391
                                                  

-

ILGIN

-

Omuzlarıma dokunan elleri hafif bir baskı yaparak ona dönmemi bekledi. Bedenim bu isteğe karşı koyamayıp harekete geçerken şah damarım derimi yırtarcasına zonklamaya başlamıştı.

"Bana zaman ver demiştin. Bunun içindi değil mi?" diye sordu. Nefesimi camdan bir ip gibi verdim. Sanki her an kırılacak, soluk boruma dolanacaktı.

"Evet..."

"Nasıl fark ettin?"

"Yetimhane." deyip sustum. Sesim o an kalbime batmışcasına canımı acıtmıştı. "Şimdi çocuk evi denilen yurt gibi bir yerde kalıyor."

"Ailesi kızar diye kurduğunuz cümleler yalandı öyle mi?"

"Ayza bilmenizi istemedi. Bu konuda ona hak veriyorum." Elini ensesine atıp gergin suratıyla önümde gidip geldi. Yaşadığı şaşkınlık, bir duygunun yaşanabilecek en üst seviyesini bile ardında bırakırken Ayza ile ilgili öğrendiğim her yeni bilgide yüzüme gömmek zorunda olduğum hisler Baha'nın hatlarına ceset gibi yığılıyordu.

"Baha."

"Kantinde üzerine kahve döküldükten sonra revire götürdüm onu. Bars bir kıza bu şekilde davranacak biri değil, bunu sende biliyorsun. Sıraç karnına pansuman yaparken belki de yarım saat boyunca dalgın bir ifadeyle önünü izledi. Sonra ne dedi biliyor musun?"

Kulaklarım az sonra söyleyecek olduğu cümlelerine yönelik zihnimin içine dikenli bir satır çekti.

"Kızın gözleri griydi..."

"Ben-"

"Ilgın Bars yıllardır bu kızı arıyor!"

"Baha-"

"Ya, ya böyle bir şey olabilir mi? Şaka mı bu! Siz ailesinin olduğunu söylediniz bize. Yurtta kalıyor. Yurtta?"

Öfkeden sırıtmaya başladığında arada ki hava boşluğunu bedenimle kapatarak elimi Baha'nın göğsüne yasladım. Hızla kalkan göğsünü sakinleştirebilecek tek şey şuanda buydu.

"Sakin ol. Lütfen..."

"Kızın okul dosyasında adından, soyadından başka bilgi yok. Aradığımız kişi dibimizdeyken nasıl oluyorda Almanya'ya evlatlık veriliyor?"

"Onun bu durumdan haberi olduğunu sanmıyorum."

İçinde öfkenin kıvılcımlaştırdığı gözlerini saniyelik yumdu. Konuştuğu zaman kendini kontrol etmeye çalıştığını anlamıştım.

"Urağan kızın alerjisinin olduğunu öğrendiğinde görmeliydin. Kafası karışmış, her an bir yerleri tekmeleyecek gibi duruyordu. Bars bu yüzden dengesiz davranıyor. Önce Almanya'ya evlatlık verildiğini söylediler, sonrasında verilen bilginin yalnızca kayıtlarda olduğu ortaya çıktı."

"Farkedecek." dedim geriye çekilirken. Omurgamdan soğuk bir ürperti kuyruk sokumuma kadar titredi.

"Ve farkettiği zaman onu kimse durduramayacak. Ayza'nın gözleri, çizim yeteneği, alerjisi... Tıpkı Bars'ın bize anlattığı gibi. Belki de şüphelenmeye başlamıştır ha? Belki bu ihtimalı kafasında imkansızlaştırdığı için ona böyle davranıyordur?"

"Biz hala ne duruyoruz, Bars'a söylememiz gerekiyor." deyip telefonunu cebinden çıkardığında elinden kaparak geriye çektim. Başını saliseyle kaldırıp bana sorarcasına baktı.

Kalbim kaburgalarıma çarpıyordu.

"Hayır!"

Başımı sallayarak kararlılığımı belirttim. "Onu lavaboda bulduğumda 'ben Suskun değilim' diye isyan etti. Hıçkırarak ağladı, anlıyor musun? Okulunda yıllarca aşağılandığı yetmiyormuş gibi Urağan ona yapmadığını bırakmadı. Neler çektirdiğinizin farkında bile değilsiniz dimi? Olmaz Hayır!"

SUSKUN 1. (Tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin