53 "Korku"

79.6K 3.8K 942

ASYA

Telefonun açılmasıyla yavaşça kapıyı kapattım.

"Alo?" Dedim.

"Alo, Asya?" Aylin'in sesindeki şaşkınlığı sezdiğimde güldüm.

"Nasılsın Aylin?" Diye sordum.

"Neden beni aradın ki? Yoksa yine bir şey mi yaptım?" Telaşlı sesini duymamla kaşlarımı çattım.

"Hiçbir şey yapmadın." Dedim. "Aylin yoksa bir sorun mu var?" Rahat bir nefes aldığını duydum.

"Sorun falan yok. Beni neden aradığını merak ettim, üstelik abimin aradığını görünce yine bir şey yaptım sandım." Burukça gülümsedim.

"Annen aradı az önce, senin iyi olmadığından bahsetti. Bende abini senin buraya gelmen için ikna ettim." Ses gelmedi. "Yani abin Türkiye'ye gelişlerini engellemişti ya-" Sözümü kesti.

"Anladım Asya." Dedi. "Gerek yoktu ama yine de teşekkür ederim." Diye mırıldandı.

"Ne demek gerek yoktu? Abin ne zaman müsait olursan ona göre biletini alacak. Bunun için aramıştım bende, haber vermek için." Birkaç saniye sessizlik oldu.

"Gelmek istemiyorum." Dedi ardından.

"Nasıl yani?" Dedim şaşkınlıkla.

"Şimdi oraya geleceğim ve yine bir şey yapacağım. Sonra abimle aranız bozulacak ve yine beni itip kakacak. İnan ki istemiyorum Asya, ben burada mutluyum!" İç çektim.

"Mutlu değilsin." Dedim. "Anneni yanına çağırmışsın. Sen buraya gelirsen herkes burada olacak ve sana iyi gelecek." Aylin güldü.

"Ben oraya gelirsem emin ol ki daha çok kafayı yerim. Zaten canım sıkkın beni bir de bunlarla uğraştırmayın. Ben evimde oturmayı tercih ederim ama dediğim gibi yine de teşekkür ederim." Ofladım.

"Aylin bak yemin ederim ki abin sana kızmayacak. Ben onunla konuştum ve bana söz verdi. Buraya geldiğinde asla sana dokunmayacak. Lütfen yapma böyle hem gelince bizde kalırsın?" Dedim sorarcasına.

"Gerçekten tuhafsın Asya..." Kaşlarımı çattım. "Sevmediğin bir insanı ısrarla davet ediyorsun!" Dedi.

"Ben seni seviyorum Aylin, lütfen saçmalama!" Dedim.

"Gelmek istemiyorum." Dedi net bir sesle. "Söylemek istediğin başka bir şey yoksa kapatıyorum?" Ofladım.

"Aylin!" Sesimi yükselttim. "Abinle barışmanız için elimden geleni yapıyorum, daha ne yapayım söylesene? Gel ve aranızdaki buzları erit işte!" Dememle alayla güldü.

"Abimle aramdaki buzları eriteyim öyle mi?" Dedi. "Asya kusura bakma ama benim abim kasıntı bir adamdan başka hiçbir şey değil. Anca bağırıp çağırmasını ve vurmasını bilir, başka da bir bok yaptığı yok! Böyle bir adam benim abim olmasa da olur, inan ki ona ihtiyacım yok! Bir arkadaşlarımın abisine bakıyorum bir de ona..." Sözlerine alayla devam etti. "Aradaki fark ne biliyor musun?" Burukça güldü. "Sevgi." İçim burkulurken gözlerimi kapattım.

"O seni seviyor." Dedim. "Tamam doğru çok bağırıyor çağırıyor ama özünde gerçekten çok seviyor. O senin abin, lütfen yapma böyle!" Yalvarırcasına konuşmamla Aylin yeniden güldü.

"Eminim o senin umursadığın kadar beni umursamıyordur. Anneme de söyleyeceğim o İtalya'ya gelecek. Ben bir daha asla Türkiye'ye gelmek istemiyorum!" Tam itiraz edecekken beni susturdu. "Kendine iyi bak Asya, kapatıyorum." Telefonun kapanmasıyla birlikte üzgünce odadan çıktım.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!