4

1.5K 165 6

Kalemimi defterimin arasından çıkarıyorum. Güneş ışığının vurmasına az kaldı. Hızlı olmam lazım.

Kalemi sol koluma hızlıca batırıyorum. Çığlıklarım içimde yankılanıyor. Zorlansam da sol kolumu hızlıca yarıyorum. Kendimi öldürmediğim sürece hızlıca iyileşebiliyorum, bunu Korku bileğimi burktuğunda öğrendim. Kan yere akmaya başlayınca hızlıca elime sürüp cennetin işaretini çizmeye başlıyorum. Sonuçta kanın da bir sonu var.

Güneş ışığı olmadan kan bir hiç. Güneş ışığının gelmesini bekliyorum. Sanki asırlar geçiyor. Problem yok, tek isteğimin gerçekleşmesi bana yetecek. 

Kalemi kolumdan hızlıca çıkarıyorum, çığlıklar yine içimde. ''Dayan.'' diyorum kendi kendime. ''Şeytanlara yenilemezsin. Baban seni bu yüzden yaratmadı.'' İyileşmesini bekliyorum. Bu sefer asırlar yok. 

Güneş ışığı yerdeki kanla yapılmış işarete vurduğunda içim heyecan dolu. Gözlerim açılıyor, koşarken neredeyse düşecek oluyorum. Yere yığılıyorum, gün ışığı tamamiyle kanla birleştiğinde bağırıyorum. ''Accipe me ad caelum!''* Cevap gelmiyor. Bir daha bağırıyorum, bu sefer sesim daha yüksek çıkıyor. İçime dolan, Korku'nun alay dolu kahkahalarından kaçmak için. ''Accipe me ad caelum!''  Yere vurup bir daha bağırıyorum.

Bir daha!

Bir daha!

Bir daha!

Ses yok. Gün ışığı işaretten çekilirken kendimi kaybediyorum. ''No! Revertemur!''** Tırnaklarımı eskiden kanatlarımın olduğu yere batırıyorum. ''Revertemur!''

Yere yığılıyorum.

Aklımdan asırlardır sildiğim düşünce geri geliyor.

Evim beni istemiyor.

Cennet beni istemiyor.

*''Accipe me ad caelum!'':Latince. ''Beni cennete götür!'' demek.

**''No! Revertemur!'': Latince.''Hayır! Geri dön!'' demek.

UyanışBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!