Bölüm 10: Ölümün Soğuk Pençeleri

En başından başla

"Katılıyorum," dedi Keanexl. "Ormanı gezmeliyiz. Gece olduğuna göre, artık akıllarını kaybetmiş vahşi canlılara dönüştüler."

"Bu gün bitmeyecek mi?" dedi Masline, gerçekten yorulmuştu ve Brotah'ın en büyük ormanının üç parçasını da aramaları gerekiyordu. Mağaradan çıktıklarında, gökyüzünün bulutlarla kaplandığını gördüler. Yağmur yağacakmış gibiydi. Başlangıç Brekil Ormanı'nı ellerinden geldiği kadar gezdiler. Ancak ormanın sonunun gelmeyeceğini anladıkları zaman, Orta Brekil Ormanı'na ilerlediler. Köprüden, hızlı ve dikkatlice geçip, sesleri dinlemeye başladılar. Yarım saattir ormanda yürüyorlardı. Birden bir uluma sesi duyuldu.

"Duydunuz mu?" diye sordu Keanexl. Dodeik ve Masline kafalarını sallayarak onay verdiler. Keanexl eliyle, uluma sesinin geldiği tarafı işaret ettikten sonraya o noktaya ilerlemeye başladı. Dodeik ve Masline ise onu takip ediyordu. Birkaç dakika boyunca, sessizce ilerlediler. 

Kahverengi kürke sahip bir kurt adam, bir geyiğin arkasından koşuyordu. Sarı gözleri, gecenin karanlığında daha ihtişamlı gözüküyordu. Geyik, durmadan koşuyordu ancak ölümünün geldiğini biliyordu. Kurt adam aradaki mesafeyi hızla kapatmıştı. Geyiğe daha fazla yaklaşınca, arka ayaklarından destek alıp, havaya yükseldi sonrasında ise geyiğin üstüne düştü. Hayvan, canavardan kaçmaya çalışıyor fakat başaramıyordu. Kurt adam tüm ağırlığını geyiğin üzerine vermişti. Geyik birkaç kez daha çabaladıktan sonra başaramayacağını anladı ve vazgeçti. Kurt adam ise büyük ve keskin dişlerini, Geyiğin boynuna geçirdi. Zavallı hayvan, bir kaç kez kan kustu ve sonunda ölümün soğuk pençelerine kavuştu. 

Keanexl, arkasındakilere durmalarını işaret etti ve kurt adamı izlemeye başladı. Yaratık sivri dişlerini, durmadan geyiğin narin vücuduna geçiriyor ve bu soğuk gecede kendini doyuruyordu. Gece gerçekten soğuktu. Başlangıç Brekil Ormanı, bu kadar soğuk değildi. Bu ormanda gerçekten sıra dışı bir şeyler vardı. Keanexl, hançerlerinden birini çıkardı ve kurt adamın kafasına fırlattı. Hançer yaratığın kafasına saplandı ve canavar, geyiğin üzerine yığıldı. Keanexl hızla, kurt adamın yanına gitti ve hançerini geri aldı. Dodeik ve Masline de sessiz adımlarla yanına geldiler. 

"Sanırım bittiler." dedi Dodeik. "Gerçekten uzun bir gün oldu."

"Bu orman neden bu kadar soğuk?" diye sordu Keanexl, Masline'e.

"Bilmiyoruz." dedi Masline. "Doğup büyüdüğümüzden beri, Orta Brekil Ormanı daima diğer ormanlardan daha soğuktu. Bunun hakkında bir çok efsane var ancak hiçbiri tamamen gerçekleri anlatmıyor."

"Şuan tam olarak neredeyiz?" diye sordu Dodeik.

"Gökyüzü bulutlarla kaplı yön tarif etmemin pek bir yolu yok. İçgüdülerimize göre ilerlemeliyiz." dedi Masline.

"Kayıp mı olduk?" 

"Burası bizim ormanımız." dedi Masline. "Gerçekten büyük ancak hiçbir zaman kaybolmayız. Sadece biraz ilerlemeliyiz. O zaman yolu bulabiliriz."

Keanexl, gökyüzüne baktı. Gerçekten işlerine yarayabilecek hiçbir ipucu yoktu. Soğuğun yoğun olduğu tarafa doğru ilerlemeye başladı. Dodeik ve Masline de onu takip ediyordu. Soğuk git gide artıyordu. Ağaçların dalları buz tutmuştu. Daha fazla ilerlediklerinde, ağaçların dallarındaki buzulların, tüm ağaçları ve yeri kapladığını fark ettiler. Yürümek zor bir hale gelmişti. Ellerinden geldiğince dikkatli bir şekilde ilerlediler. On dakikalık bir yoldan sonra, buz yüksekliğinin arttığını fark ettiler. Gerçekten burada bir şeyler oluyordu. Her yer buz tutmuştu ve hava kış günleri kadar soğuktu. Fakat bu soğuk onları durduramadı. İlerlediler ve en sonunda, girişi buz tutmuş bir mağaraya ulaştılar. Mağaranın içi buzdan dolayı gözükmüyordu. Üstündeki buz ise bir insan vücudu kadar kalındı.

Yüce Ağaç: ArayışBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!