AŞKMAF/19

11.7K 594 75

İyi okumalar...

Ağzımdan şaşkınlık ve özlemle çıkan Doruk isminden sonra kısa süreli bir şok yaşadım. Kendime geldiğimde ise yine her şeyi unutarak ani bir hareketle yataktan kalkıp hızlıca Doruk'a yaklaştım ve sıkıca sarıldım.

Yüzümde onu görmenin mutluluğu varken ağzımdan üzüntülü bir kahkaha kaçtı. Mutlu oldum ama ağlıyordum. Mutluluktan sanırım. Ne yapsam bilemedim. Sıkı sıkıya ona sarılırken gerçek mi yoksa rüya mı diye geri çekilip baktım.

Pek emin olamayınca da sinirli de olduğum için ve test etmek için hızla bir tokat attım. Kafası yana doğru dönüp acıyla inlediğinde

"He gerçekmişsin" dedim sanki doğal bir şey söylermiş gibi ve gülümseyip tekrar sarıldım.

"Abla yanağımı hissetmiyorum doğal mı?" Dediğinde Rüzgar arkadan

"Ben yarım saat boyunca hissetmemiştim sanırım sen 1 gün falan çekersin. Efsane vurdu çünkü benim canım acıdı" dedi. Bende o sıra kıkırdadım ve geri çekilip.

"Test ettim gerçek misin diye" dedim masum masum. Doruk gülümseyip

"Sana ateş serbest ama doğru yatağa" dedi. Omuzlarım bebeği hatırlamam ile düşerken Doruk beni yavaşça kucağına aldı ve yatağa yatırdı.

"Mutlu olman lazım" dediğinde tebessüm ettim. Doruk yaşıyordu ölmemişti. Ve sapasağlamdı. Karşımda duruyordu. Benim düşünmem gereken tek şey bebekti şu an.

"Sen uçağa binmemiş miydin?" Dediğimde bir an duraksadı. Sonra Rüzgar'a baktı. Hafif kaşlarını çatarken Rüzgar kafasıyla ufak bir işaret yaptı ve Doruk gülümseyerek tekrar bana döndü.

"Evet binecektim ama sonradan vazgeçtim. Düğününde seni yalnız bırakmak istemedim" dedi. Yüzümde onun kurtulmuş olmasının sevinci ile daha da büyük bir tebessüm oluştu.

Bir an ona dikkatle bakarken gözünün kenarında olan beni dikkatimi çekti. Daha önce hiç görmemiştim onda ben. Ve fark edilmeyecek kadar küçük değildi ama fazla da büyük değildi.

"Senin benin mi vardı?" Dedim şaşkınlıkla. Doruk tam bir şey diyeceği sırada Rüzgar araya kaynayıp

"Ezgi güzelim bugün dinlen fazla yoruldun bebekte sende. Yarın düğün var zaten, eğer kendini iyi hissetmezsen erteleyelim" dediğinde kafamı sağa sola salladım. Ertelemek istemiyordum. Bir an önce her şey olup bitsin ve ben bebeğim ile ilgilenebileyim. Doruk

"Aynen abla sen dinlen, yarın büyük gün" dedi ve göz kırptı. Son günlerde fesat düşüncelerimden uzaklaştığım için iyi niyetle anlamaya karar verip güldüm. Dikkatimi çeken ufak bir ayrıntı ile biraz morelim bozulmuştu.

"Sen hasta mı oldun Doruk sesin biraz garip çıkıyor" dediğimde bu sefer sanki kötü bir özelliğini yakalamışım gibi panik yapıp geri çekildi. Rüzgar'a baktığında kaşlarımı çattım. Bu da neyin nesiydi şimdi? Yine bir şeyler dönüyordu.

"Ezgi güzelim, sesi normal sana öyle gelmiştir. Hadi dinlen biraz" dedi. Rüzgar beni yatırıp üzerimi örttü. Bir şeyler vardı yine. Doruk'a döndüm ve dikkatle onu izlemeye başladım. Sanki inceleme altına almışım gibi en ufak hareketini bile incelerken rahatsız olmuş gibi

"Neden öyle bakıyorsun?" Dedi çekinerek. Bunun üzerine tekrar Rüzgar araya girip

"Hadi siz dışarı çıkın Ezgi dinlensin" dedi. Doruk bunu bekliyormuş gibi hızla çıkarken peşinden Eser de çıktı. Rüzgar ile baş başa kalırken

"Bir şey olduğunu biliyorum" dedim ve bir şey demesine izin vermeden gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım. Bir şeyler dönüyordu yine. Doruk kendi değil gibiydi. Hareketleri ona benzemiyordu. Veya bana öyle geldi. Ah bilmiyorum. Her şey neden yolunda gibi gözüküp daha sonra berbat bir hal alıyordu! Bu döngüden sıkılmıştım.

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin