Final-Part 1-Karanlık

En başından başla

İşte bu beni mutlu etmişti.

Eve geldiğimizde, annem, babam, Gwen, Alexis, Zayn ve çocuklar sanki çok önemli bir hastalık atlatmışım gibi beni ziyarete gelmişlerdi.

Zayn ve annem onları kovmak isteyince karşı çıktılar. Bende kalmalarını istediğimi söyledim.

Akşama doğru, Yasir ve Trisha'da gelmiş, eksik olan üyeler tamamlanmıştı. Herkes buradaydı sanırım. Oh, ne güzel. Şu kalabalıktan kurtulunca, Anne'nin cenazesi ile ilgilenmem gerekiyordu. Gerçi gömülmüştü ama en azından bir anma töreni yapabilirdik.

Geniş salonumuzdan, kahkahalar, şakalar fışkırıyordu.

Babam ve Yasir, gençler olarak yanlız kalmamız gerektiğini söyleyince, annem ile Trisha'yı da alarak gittiler. Şimdi sadece gençler kalmıştık.

"Ne yapıyoruz ?" diye sordu Alexis.

"Şişe çevirmece oynayalım !" dedi Harry. Zayn ile aynı anda, iğrenir gibi sesle "Hayır !" diye bağırdık. Zayn'e dönüp, yarım ağız, şapşal bir şekilde gülümsedim. O ise karizmatik bir gülüş atmakla yetindi. Kapı çaldı.

"Tamam.." Ayağa kalktım, kapıya doğru giderken "..ben geleseye kadar düşünün" dedim gülerek. Kapıyı açtığımda, gülüyordum ama kapıdakini görmem ile gülümsemem birden soldu.

"Jon ?" dedim yutkunarak. Kapıyı eliyle ittirerek, içeri girdi.

"Şaşırmışa benziyorsun, sarılmak yok mu ?" dedi kollarını açarak. Şaşkınlığımı üzerimden atar atmaz, ona sarıldım.

"Beni bir mektupla öylece bırakıp gittiğinin hesabını soracağım" dedim gülerek.

"Annen gibi.." diye fısıldadı. Yutkundum. Kollarımı ondan ayırdım ve yere baktım

"Üzgünüm..Ben öyle demek.." Elimle susmasını işaret ettim. Ve fısıldadım "Biliyorum.." Elinden tutarak, onu salona doğru çekiştirdim.

"Bakın kim gelmiş ?" dedi Harry buğulu bir ses tonuyla. Zayn, girişte duran bizi baştan aşağı süzerken, gözleri ellerimizde durdu. Yaptığım salaklığı anlayarak hemen elimi çektim. Gülümsedim.

"Ta ta ta daaa, Jonathan Brooks" dedim sanki bir sahne şovundaymışız gibi.

Zayn'in yüzüne baktım. Tek bir mimiği dahi oynamamıştı. Ona baktığımı farkedince, soğukluğu bariz bir şekilde belli olan sesiyle konuştu

"Burası çok kalabalık olmadı mı ? Ben gidiyorum" diyerek ayağa kalktı.

"Arkandayım dostum" diyerek Harry takip etti onu.  Daha sonra da Louis ayaklanarak, onların peşlerinden gitti. Louis, salonun kapısına ulaştığında dış kapının çarpılma sesi doldurdu kulaklarımızı. Louis, hızla evden çıktı.

Geri kalan herkes bana bakıyordu. Tepkimi bekliyorlardı. Oysa ki ben ne tepki vereceğimi bile bilmiyordum.

Zayn'in bu gereksiz davranışı beni üzmüştü.

Niall ve Liam'da ayaklandığında, kendimi boşalan kanepelerden en yakın olanına attım.

"Arkasından gitmeli miyim ?" diye sordum gözlerim kapalıyken.

"Evet" diye cevapladı üçü de aynı anda.

"Sinirinin geçmesini beklesem mi ?"

Yine aynı anda "Evet" cevabını verdiler. Oflayarak ellerimi şakaklarıma getirdim ve biraz ovaladım.

"Siz de gidebilirsiniz" dedim kanepeye iyice uzanırken. Hiç bir hareketlilik sesi duymadığımda, yineledim.

"Yanlız kalmak istiyorum" bu sefer hepsi hareketlendi ve kısa süre sonra dış kapı yavaşca kapandı.

Mrs. Malik (Zayn Malik Fan Fiction)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!