Küçük Sırlar

157 6 0

Bu bölümde değişik karakterlerin point-of-view'undan (görüşünden) parçalar meydana getiriyor. :D Uzun zamandır yazamıyordum çünkü başımda TEOG gibi bir bela vardı. :( Umarım bu bölümü seversinizz <3 Playliste başlamıştım, bu şarkıyı şiddetle öneririm. :D Pretty Little Liars'ın jenerik müziği olarak biliyorsunuz bu şarkıyı. Çok sevdiğim bir şarkı ve harika bir grup. :) Bu arada karakterlerin fotolarına bakmayı unutmayın!! :))

Bölüm şarkısı: Secret - Pierces.

 Herkesin sırları vardır. Bazıları yeni keşfedilmiş, bazılarıysa hayat boyu kalbimize gömülmüş. Kimi sırlar zararsızdır ama genellikle zararlıdırlar ve ikiye ayrılırlar: sırrı olanın çevresindeki bir başkasına zarar verenler ve sırrı olanın kendisine zarar verenler.

Sakladıklarımız, her şekilde tehlikelidir. Belki de herkesin kirli bir yanı, gizlediği bir tutkuları, yapmayı çok istediği kirli arzuları vardır. Hayat insanı tamamen temizken kirletmez. Sadece pisliğine biraz daha pislik katar.

Hıristiyanlıkta, herkesin kirli doğduğuna inanılır, bu yüzden her çocuk doğduğu zaman özel bir suyla yıkanır. Buna vaftiz denir. Kimi yunan mitolojisi kayıtlarına göre benzer şeylere rastlanmaktadır. Yani herkesin kirlenmiş yanı vardır ve er geç bu açığa çıkar ve bu evrensel bir gerçekliktir.

Yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen 

Sever gibi yapma artık 

Daha henüz vakit varken 

Bir kaç yaralı ruh 

Bir kaç bira şişesi 

Elimizde bunlar var 

Mutlu olmaya yetmez ki aşk 

Yalanlarımız güzel, inanması zevkli 

Bir şey sevmeye değerse 

Ölmeye de değer mi? 

Bir kaç uyku hapı 

Bir kaç kıskançlık krizi 

Elimizde bunlar var 

Mutlu olmaya yetmez ki 

Bazı yalanlar güzel, bazı gerçekler acıymış 

Bazı ölümler uzun, bütün hayatlar kısaymış 

Çalışmış, kaybetmiş, koşmuş, yorulmuştuk 

Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk 

Bir kaç kalp ağrısı, bir kaç imdat çağrısı 

Elimizde bunlar var, mutlu olmaya yetmez ki

(TEOMAN – BAZI YALANLAR)

#BARIŞ UFUK#

Oksijen tüplerinin ve serum borularının bezediği bembeyaz örtü giydirilmiş masumumun o incecik ve solgun koluna gözyaşı damlalarımın biri damladığında kapı açıldı.

“Ailesine haber verdik. Uyandı mı?” dedi doktor.

Burnumu çekerek gözyaşlarımı tişörtümle sildim. Sonra Mira’nın yatağından kalkıp doğruldum ve ellerimi cebime soktum.

“Hayır, maalesef.”

“Tamam. Ben bir 106 no’lu hastaya bakmalıyım. Birazdan dönerim.”

“Tamam doktor.”

Koltukta duran yastığın arkasına gizlediğim torbadan biraz çektim. Tüm bedenime yayılan ve genzimi yakan pis acıyla irkildim. Poşeti cebime tıkıştırarak çantamı aldım ve kapıya yöneldim. Kapı bir anda yüzüme açıldı. İçeriye Mira’nın annesi ve babası girdi, doktorla beraber.

Kar BeyazBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!